by Mark » Tue Apr 17, 2007 11:12 pm
Karanlığın içinde, altı gölge rahibenin gizleyici büyüleriyle, koyu bir sis içinde, kaleye doğru yaklaşmışlardı. Sis Kalanin yanında, o kadar küçük ve doğal gözüküyordu ki, ağaçların kıpırdanışı ve esen hafif rüzgardan ormanın derinliklerinden sakınarak gelişi, uykunun ağırlığı üzerinde olan, muhafızların dikkatinde değildi.
Rahibe'nin, sakındığı adam parmağını birkaç kez oynattı.
Wiira, onayladı.
Savaşçılar, Karanlıkaltında öğrendikleri gibi mesafe bırakarak, ilerlemeye devam ettiler.
Kaledeki, büyük labaratuvarın içinde, kitabın sayfalarına gömülmüş olan cüppeli çırak, Son iki gündür Ustasının verdiği, sayfayı, anlamak için şafağa kadar durmaya alışmış gibiydi. Eğilmiş kitaptaki, son cümleyi inceliyordu.
"Teoriyi kavradım, Ya peki bu sonu nasıl birleştiricem. Bu noktayı bilerek, yazmamış olmalı."
Hasan, genç bir çıraktı, vazgeçip her gün yaptığı gibi ezberindeki tüm büyülü oyunları kullanmak için, sabırsızca kitabı bıraktı, ve laboratuvardan çıktı. Farketmemişti, ama odada onu izleyen drow arkasına dönse, hayatının sonunu görmesini sağlayacaktı.
Sessiz kalan laboratuvarda, görünür hale gelen drowlar, holde ilerlemeye başladılar. Dağılmış gruptan, kendisiyle gelenin, şüphelendiği kişi olduğunu gören, Wiira, hiç şaşırmadı. Zaman yaklaşıyordu. Wiira, önünde yürüyen erkeğe baktı, o anda düşündüğü tek şey şuydu: (Birazdan öleceksin,Zamanı geldiğinde.)
Holün ardından, boğuk bir insan sesi geldi. Demek ki, ilk temas sağlamıştı.
Karanlığın içinde, altı gölge rahibenin gizleyici büyüleriyle, koyu bir sis içinde, kaleye doğru yaklaşmışlardı. Sis Kalanin yanında, o kadar küçük ve doğal gözüküyordu ki, ağaçların kıpırdanışı ve esen hafif rüzgardan ormanın derinliklerinden sakınarak gelişi, uykunun ağırlığı üzerinde olan, muhafızların dikkatinde değildi.
Rahibe'nin, sakındığı adam parmağını birkaç kez oynattı.
Wiira, onayladı.
Savaşçılar, Karanlıkaltında öğrendikleri gibi mesafe bırakarak, ilerlemeye devam ettiler.
Kaledeki, büyük labaratuvarın içinde, kitabın sayfalarına gömülmüş olan cüppeli çırak, Son iki gündür Ustasının verdiği, sayfayı, anlamak için şafağa kadar durmaya alışmış gibiydi. Eğilmiş kitaptaki, son cümleyi inceliyordu.
"Teoriyi kavradım, Ya peki bu sonu nasıl birleştiricem. Bu noktayı bilerek, yazmamış olmalı."
Hasan, genç bir çıraktı, vazgeçip her gün yaptığı gibi ezberindeki tüm büyülü oyunları kullanmak için, sabırsızca kitabı bıraktı, ve laboratuvardan çıktı. Farketmemişti, ama odada onu izleyen drow arkasına dönse, hayatının sonunu görmesini sağlayacaktı.
Sessiz kalan laboratuvarda, görünür hale gelen drowlar, holde ilerlemeye başladılar. Dağılmış gruptan, kendisiyle gelenin, şüphelendiği kişi olduğunu gören, Wiira, hiç şaşırmadı. Zaman yaklaşıyordu. Wiira, önünde yürüyen erkeğe baktı, o anda düşündüğü tek şey şuydu: (Birazdan öleceksin,Zamanı geldiğinde.)
Holün ardından, boğuk bir insan sesi geldi. Demek ki, ilk temas sağlamıştı.