by Eldarin_ » Mon Mar 13, 2006 7:23 am
Murdak içeriye girerken içindeki huzursuzluğu üzerinden atamamıştı. Neden bilmiyordu. Bunun adı korku olmalıydı. Korkutucu olan şeylerden çok, korkuyor olmak onu endişelendiriridi genelde. İşte bu histe tıpkı ikincisi gibiydi. Korkuyor olmak.
İçeride loş bir ışık yanmaktaydı. Kapıdan girişte sağa sola açılan bir koridor vardı ve burası bi nevi kiler görevi görmekteydi. Hemen ileride bir başka kapı vardı ki Murdak ta bu kapıya yönlendirilmişti.
Murdak sağlı sollu dizilmiş kandilleri izlerken o kapıdan da içeri girdi, bu esnada dış kapı kapatılmış, sürgüsü vurulmuş ve kilidi sertçe çevrilmişti. Murdak bu yeni odaya girdiğinde ise bir an dudaklarını büzmeden edemedi. Sağına soluna dikkatle baktı.
Burası neresiydi böyle?
Odanın kenarlarına olduğu gibi kilerler döşenmiş, köşebaşlarına biere geniş koltuk konmuştu. Koltuklardan birinin üzerinde birisi yatıyordu. Hemen altındaki zeminde birkaç damla kan yere damlamıştı.
Murdak bir anda gözlerini kıstı. Bu olamazdı! Koltuğa yatırılmışhuzursuz bir şekilde uykulu -ya da baygın görünen kişi bir bayandı. Hemde Night! Ona buradan gitmesini söyledikten sonra Night'ın güvenli bir şekilde bu handan ve kasabadan ayrılacağını sanıyordu oysa ki!
Murdak odanın ortasına doğru yaklaştığında geriden gelen ve kapıyı sürgüleyerek kilitleyen adamda odaya girmişti. Kollarını göğsünün üzerinde kavuştururken deri kayışlarla bezeli bilekleri öne doğru çıkmıştı, oldukça atletik bir görünümü vardı.
Aynı şekilde Night'ın uzağındaki koltuğa serilmiş vaziyette duran bir başkası da iki yana açılmış ellerini birleştirdi, ağzı yarı açıktı ve sivri burnu öne doğru çıkmıştı. Yüzünde yarı memnun yarı karanlık bir ifade vardı. Murdak'ı gördükten sonra hafiften toparlanmış ve koltuk üzerinde dik bir pozisyon almıştı.
Murdak daha hiçbirşey söylemeden arkasındaki adam konuşmaya başlamıştı.
"İşte sizi tanıyan kimse. İsmi Night olmalı."
Murdak koltuğun üzerinde nahoş yatmakta olan terlemiş kıza baktı. Kız tekrar hafifçe sayıklamaya başladı. Ses derin iniltiler halinde geliyordu.
"M...m...m...muuur...dakkk...k...k..."
Murdak'ın gerisindeki adam sesi tekrar duymanın verdiği aşinalık ile kaşlarını hafifçe kaldırıp indirdi. Murdak'ın bu sesi duyarken verdiği tepkiyi dik bakışlarla izlemekteydi.
Bu olurken hemen ilreideki diğer adam önce Murdak'ın gerisindeki adama, sonra da Murdak'a ince bir bakış attı. Elini çenesinin kenarına götürüp sileleyerek oradan birşeyi silermiş gibi yaptı.
"Evet adı Night, Rasnikov..." dedi Murdak'a bakarken.
"Kanı bana bu ismi söyledi."
Odayı aydınlatan mumlar meşum bir şekilde birkaç saniyeliğine titreyedurdu, gölgeler deli gibi oynaştı...
Murdak içeriye girerken içindeki huzursuzluğu üzerinden atamamıştı. Neden bilmiyordu. Bunun adı korku olmalıydı. Korkutucu olan şeylerden çok, korkuyor olmak onu endişelendiriridi genelde. İşte bu histe tıpkı ikincisi gibiydi. Korkuyor olmak.
İçeride loş bir ışık yanmaktaydı. Kapıdan girişte sağa sola açılan bir koridor vardı ve burası bi nevi kiler görevi görmekteydi. Hemen ileride bir başka kapı vardı ki Murdak ta bu kapıya yönlendirilmişti.
Murdak sağlı sollu dizilmiş kandilleri izlerken o kapıdan da içeri girdi, bu esnada dış kapı kapatılmış, sürgüsü vurulmuş ve kilidi sertçe çevrilmişti. Murdak bu yeni odaya girdiğinde ise bir an dudaklarını büzmeden edemedi. Sağına soluna dikkatle baktı.
Burası neresiydi böyle?
Odanın kenarlarına olduğu gibi kilerler döşenmiş, köşebaşlarına biere geniş koltuk konmuştu. Koltuklardan birinin üzerinde birisi yatıyordu. Hemen altındaki zeminde birkaç damla kan yere damlamıştı.
Murdak bir anda gözlerini kıstı. Bu olamazdı! Koltuğa yatırılmışhuzursuz bir şekilde uykulu -ya da baygın görünen kişi bir bayandı. Hemde Night! Ona buradan gitmesini söyledikten sonra Night'ın güvenli bir şekilde bu handan ve kasabadan ayrılacağını sanıyordu oysa ki!
Murdak odanın ortasına doğru yaklaştığında geriden gelen ve kapıyı sürgüleyerek kilitleyen adamda odaya girmişti. Kollarını göğsünün üzerinde kavuştururken deri kayışlarla bezeli bilekleri öne doğru çıkmıştı, oldukça atletik bir görünümü vardı.
Aynı şekilde Night'ın uzağındaki koltuğa serilmiş vaziyette duran bir başkası da iki yana açılmış ellerini birleştirdi, ağzı yarı açıktı ve sivri burnu öne doğru çıkmıştı. Yüzünde yarı memnun yarı karanlık bir ifade vardı. Murdak'ı gördükten sonra hafiften toparlanmış ve koltuk üzerinde dik bir pozisyon almıştı.
Murdak daha hiçbirşey söylemeden arkasındaki adam konuşmaya başlamıştı.
"İşte sizi tanıyan kimse. İsmi Night olmalı."
Murdak koltuğun üzerinde nahoş yatmakta olan terlemiş kıza baktı. Kız tekrar hafifçe sayıklamaya başladı. Ses derin iniltiler halinde geliyordu.
"M...m...m...muuur...dakkk...k...k..."
Murdak'ın gerisindeki adam sesi tekrar duymanın verdiği aşinalık ile kaşlarını hafifçe kaldırıp indirdi. Murdak'ın bu sesi duyarken verdiği tepkiyi dik bakışlarla izlemekteydi.
Bu olurken hemen ilreideki diğer adam önce Murdak'ın gerisindeki adama, sonra da Murdak'a ince bir bakış attı. Elini çenesinin kenarına götürüp sileleyerek oradan birşeyi silermiş gibi yaptı.
"Evet adı Night, Rasnikov..." dedi Murdak'a bakarken.
"Kanı bana bu ismi söyledi."
Odayı aydınlatan mumlar meşum bir şekilde birkaç saniyeliğine titreyedurdu, gölgeler deli gibi oynaştı...