Açıklamamdan önce sana büyük bir hoşgeldin demek istiyorum Emre kardeşim

.
Soru ise hakkaten sağlam soru. Changeling üzerine fazla gidemedim fakat sana elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışayım.
-şimdi gerçeklik nasıl işliyor demişsin.
+Changeling oynarken gerçeklik(banality) ile sanrıları(dreaming) birarada düşünmek lazımdır.
Evet sen bir perisin fakat insan vücudun gerçeklik düzlemi üzerinde bulunuyor ve bu bedende rahatça yaşayabilmen için banality ye bağlı kalmalısın. Peri ruhuna bağlılığını yitirmemen içinde glamour a bağlı kalmalısın. Yani iki ucu boklu... Neyse

...
Gerçekliği ise bu dünyadaki herşey olarak düşün. Sahip olduğun beden, soluduğun hava, önünde akan su, yerçekimi, elektrik enerjisi, silahtan çıkan kurşun, arabalar, bilgisayar klavyesi... Herşey ama bu dünyaya ait herşey gerçekliğin bir parçasıdır.
Sanrılar ise senin bu dünyayı görüşünü biçimlendirir. Sen bir perisin ve dreaminge bağlı olduğun sürece bu dünyada glamour dan nasibini almış bölgeler veya nesneler ile karşılaşabilirsin(yıkık bir ortaçağ şatosu, tamponlarını etekmişçesine kapılarıyla kaldırmış tekerlek uçlarıyla sessiz olmaya çalışırmışçasına peşinden gezen araba vs). Fakat özellikle belirteyim glamour alanlarını fazla abartmayın, glamour alanları dışında belirttiğim parantez içindeki araba örneği ve Emre, senin verdiğin yoldan geçen arabalar ve tabancadan atılan kurşun vs bunlar sadece oyunu süslemek amacı taşımaktadır, sanrılar öyle her tarafta görülebilecek şeyler değildir.
İşte banality ve dreaming bu noktada kendilerini belli ediyor. Glamour banality ayarını tutturamadığın noktada onun tutsağı haline gelirsin. Glamour un yeterince yüksekse dreaminge ait bir şatoyu görebilirsin. Fakat dreaming, banality izin verdiği sürece vardır, işte bu çok ince bir ayrıntı. Banality ise senin dünyayı görüşünü temsil eder. Sen bir olayı dreaming ile yorumlarsan bunun sonucunda bir sanrı gerçekleşir ve banalitynin bir tutsağı olan insanlar bunu sadece bir 'mucize' olarak adlandırır(mage:the ascension daki paradox mevzuunu hatırla!). Ama olay senin için buram buram banallık tüten bir olaysa o zaman zaten dreaminge hiç bulaşılmaz, gerçekte neyse o olur. Basit bir örnek;
Troll su içinde kalıyor. İnsan kozasından daha uzun olan troll kafası suyun üstünde olduğu halde insanın kafası suyun altında kaldığı için troll nefes alıyor fakat insan nefes alamıyor. İnsan suyun üstünde kalmak için ayaklarını çırparken, troll ayaklarının üstüne basıyor belki de. Yada chimerical su, dünyevi sudan daha yüksek olabilir. O zaman peride insanda suyun üstünde kalmak için aynı çabayı sarfederler.
Kafa karıştırmış olabilirim, ama gerçeklik sanrı ilşkisini başka türlü anlatabilmem sözkonusu değil. Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Son olarak şu iki noktayı vurguluyorum;
-Dreaming, banality izin verdiği sürece vardır
-Sen bir kimseyi, bir nesneyi veya bir olayı gerçeklik yahut sanrı, nasıl görüyorsan o onunla yorumlanır(tabanca kurşunundan kaçmak mesela. Tabanca kurşunundan kaçamamki lan! diyorsan zaten kaçamasın. Abi kenara sıçrıyorum dersen +1 temporary glamour alırsın zarını atarsın, zıplarsın ya da zıplamazsın. Bu tamamen senaryonun gidişatına bağlıdır.). Tabi bunu avantaj sayıp devamlı glamourdan faydalanmak aptallık olur. Ã?ünkü %50 peri %50 insansın ve aslında bir melezsin. Bir peri olduğun kadar bir insansın ve fazla mucize insan bedenine iyi gelmediği gibi fazla gerçekliktre peri ruhuna gelmiyor.
Eksik birçok nokta var ama sorular yöneltildikçe bu açıkları da birer birer kapatabiliriz.
Herkese iyi eğlenceler

.
Açıklamamdan önce sana büyük bir hoşgeldin demek istiyorum Emre kardeşim :) .
Soru ise hakkaten sağlam soru. Changeling üzerine fazla gidemedim fakat sana elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışayım.
-şimdi gerçeklik nasıl işliyor demişsin.
+Changeling oynarken gerçeklik(banality) ile sanrıları(dreaming) birarada düşünmek lazımdır.
Evet sen bir perisin fakat insan vücudun gerçeklik düzlemi üzerinde bulunuyor ve bu bedende rahatça yaşayabilmen için banality ye bağlı kalmalısın. Peri ruhuna bağlılığını yitirmemen içinde glamour a bağlı kalmalısın. Yani iki ucu boklu... Neyse :) ...
Gerçekliği ise bu dünyadaki herşey olarak düşün. Sahip olduğun beden, soluduğun hava, önünde akan su, yerçekimi, elektrik enerjisi, silahtan çıkan kurşun, arabalar, bilgisayar klavyesi... Herşey ama bu dünyaya ait herşey gerçekliğin bir parçasıdır.
Sanrılar ise senin bu dünyayı görüşünü biçimlendirir. Sen bir perisin ve dreaminge bağlı olduğun sürece bu dünyada glamour dan nasibini almış bölgeler veya nesneler ile karşılaşabilirsin(yıkık bir ortaçağ şatosu, tamponlarını etekmişçesine kapılarıyla kaldırmış tekerlek uçlarıyla sessiz olmaya çalışırmışçasına peşinden gezen araba vs). Fakat özellikle belirteyim glamour alanlarını fazla abartmayın, glamour alanları dışında belirttiğim parantez içindeki araba örneği ve Emre, senin verdiğin yoldan geçen arabalar ve tabancadan atılan kurşun vs bunlar sadece oyunu süslemek amacı taşımaktadır, sanrılar öyle her tarafta görülebilecek şeyler değildir.
İşte banality ve dreaming bu noktada kendilerini belli ediyor. Glamour banality ayarını tutturamadığın noktada onun tutsağı haline gelirsin. Glamour un yeterince yüksekse dreaminge ait bir şatoyu görebilirsin. Fakat dreaming, banality izin verdiği sürece vardır, işte bu çok ince bir ayrıntı. Banality ise senin dünyayı görüşünü temsil eder. Sen bir olayı dreaming ile yorumlarsan bunun sonucunda bir sanrı gerçekleşir ve banalitynin bir tutsağı olan insanlar bunu sadece bir 'mucize' olarak adlandırır(mage:the ascension daki paradox mevzuunu hatırla!). Ama olay senin için buram buram banallık tüten bir olaysa o zaman zaten dreaminge hiç bulaşılmaz, gerçekte neyse o olur. Basit bir örnek;
Troll su içinde kalıyor. İnsan kozasından daha uzun olan troll kafası suyun üstünde olduğu halde insanın kafası suyun altında kaldığı için troll nefes alıyor fakat insan nefes alamıyor. İnsan suyun üstünde kalmak için ayaklarını çırparken, troll ayaklarının üstüne basıyor belki de. Yada chimerical su, dünyevi sudan daha yüksek olabilir. O zaman peride insanda suyun üstünde kalmak için aynı çabayı sarfederler.
Kafa karıştırmış olabilirim, ama gerçeklik sanrı ilşkisini başka türlü anlatabilmem sözkonusu değil. Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Son olarak şu iki noktayı vurguluyorum;
-Dreaming, banality izin verdiği sürece vardır
-Sen bir kimseyi, bir nesneyi veya bir olayı gerçeklik yahut sanrı, nasıl görüyorsan o onunla yorumlanır(tabanca kurşunundan kaçmak mesela. Tabanca kurşunundan kaçamamki lan! diyorsan zaten kaçamasın. Abi kenara sıçrıyorum dersen +1 temporary glamour alırsın zarını atarsın, zıplarsın ya da zıplamazsın. Bu tamamen senaryonun gidişatına bağlıdır.). Tabi bunu avantaj sayıp devamlı glamourdan faydalanmak aptallık olur. Ã?ünkü %50 peri %50 insansın ve aslında bir melezsin. Bir peri olduğun kadar bir insansın ve fazla mucize insan bedenine iyi gelmediği gibi fazla gerçekliktre peri ruhuna gelmiyor.
Eksik birçok nokta var ama sorular yöneltildikçe bu açıkları da birer birer kapatabiliriz.
Herkese iyi eğlenceler :) .