by trulias » Fri Nov 10, 2006 7:19 am
aslında teknik olarak bakarsanız batıda cin diye bir kavram yoktu. son zamanlarda devşirildi desem yeridir. o yüzden hayalet in 20 çeşit karşılığı var ve hepsi ingilizcede farklı anlam ifade ediyor. onlar kendi hikayelerini kendi hayal güçleri doğrultusunda oluşturmuşlar.
biz ne yapabiliriz , paladin , haçlı falan filan hepsini keseriz, yerine anka kuşu sipahi silahtar tekgözlü dev peri koyarız ve mevcut sistemleirnde zar ve mekanik gibi en karışık kısımların en iyi yanlarını alır keser birleştiririz.
bu arada ben kültürün ve bağların yakınlığına açıkcası çok inanmıyorum. bakın dikkat edin bütün japon samuray kültürü son yıllarda frp ye olduğu gibi konuldu nerdeyse ayrı bir dünya olarak. wizard of the coast magic de sadece samurayları temel alan 3 set lik bir blok yayınladı. bunlar rastlantı şeyler değil.
japonların çalışmalarıyla dünyaya enpoze ettiği başarılar.
belkide şuda bir gerçektir, bu olayları kafamızda fazla büyütüyoruzdur üniversite bitene kadar bu işlerle kalan çocuk yanımızı tatminm edip sonrada alttan alta beynimize yerleşen ve bizi başkalaştıran bu kavramları başka bir değişle frp yi bir yana bırakmalıyız.
açıkcası dikkat ederseniz tüm frp sistemleri ve firmaları belli bir derin fikrin veya felsefenin temsilcisi gibi. kabul edilen temel fikirler , felsefeler bilgisayardaki çekirdek kodlara benzer. onlar değiştimi insan temellerinden değişir. bu nedenle başkalarının hayal dünyalarını alt beynimize kazıyıp karşımıza bir şeytan çıksa normal karşılayacak bir zihinden kurtulup kendi hayallerimizi dünyalarımızı üretmemiz gerekiyor bence.
ben tüm dünyada ki bu frp veya hayal gücüne dair yayınların sadece biraz uçmuş bir iki hayalperestin ürünü olarak masumca ortay çıktığını düşünmüyorum. belki bizim için çok anlam ifade etmiyor ama bir alman çocuğu için bir paladini canlandırmak onu hristiyanlığın temellerine götüren bir yol oluyor adeta.
bence zaman kaybetmeden kendi roman sistem ve kaynaklarımızı hazırlasak büyük bir hizmet yapmış oluruz.
aslında teknik olarak bakarsanız batıda cin diye bir kavram yoktu. son zamanlarda devşirildi desem yeridir. o yüzden hayalet in 20 çeşit karşılığı var ve hepsi ingilizcede farklı anlam ifade ediyor. onlar kendi hikayelerini kendi hayal güçleri doğrultusunda oluşturmuşlar.
biz ne yapabiliriz , paladin , haçlı falan filan hepsini keseriz, yerine anka kuşu sipahi silahtar tekgözlü dev peri koyarız ve mevcut sistemleirnde zar ve mekanik gibi en karışık kısımların en iyi yanlarını alır keser birleştiririz.
bu arada ben kültürün ve bağların yakınlığına açıkcası çok inanmıyorum. bakın dikkat edin bütün japon samuray kültürü son yıllarda frp ye olduğu gibi konuldu nerdeyse ayrı bir dünya olarak. wizard of the coast magic de sadece samurayları temel alan 3 set lik bir blok yayınladı. bunlar rastlantı şeyler değil.
japonların çalışmalarıyla dünyaya enpoze ettiği başarılar.
belkide şuda bir gerçektir, bu olayları kafamızda fazla büyütüyoruzdur üniversite bitene kadar bu işlerle kalan çocuk yanımızı tatminm edip sonrada alttan alta beynimize yerleşen ve bizi başkalaştıran bu kavramları başka bir değişle frp yi bir yana bırakmalıyız.
açıkcası dikkat ederseniz tüm frp sistemleri ve firmaları belli bir derin fikrin veya felsefenin temsilcisi gibi. kabul edilen temel fikirler , felsefeler bilgisayardaki çekirdek kodlara benzer. onlar değiştimi insan temellerinden değişir. bu nedenle başkalarının hayal dünyalarını alt beynimize kazıyıp karşımıza bir şeytan çıksa normal karşılayacak bir zihinden kurtulup kendi hayallerimizi dünyalarımızı üretmemiz gerekiyor bence.
ben tüm dünyada ki bu frp veya hayal gücüne dair yayınların sadece biraz uçmuş bir iki hayalperestin ürünü olarak masumca ortay çıktığını düşünmüyorum. belki bizim için çok anlam ifade etmiyor ama bir alman çocuğu için bir paladini canlandırmak onu hristiyanlığın temellerine götüren bir yol oluyor adeta.
bence zaman kaybetmeden kendi roman sistem ve kaynaklarımızı hazırlasak büyük bir hizmet yapmış oluruz.