by Estebin » Thu May 29, 2003 6:16 pm
Lonca başkanını indirmek o kadar olmayacak. şu an kıçını soktuğu deliği yeterince güvenilir yapabilmek için harcadığı çaba intikamıma yaklaşmak için şu ana kadar yaptığım tüm diğer işlerden daha fazla zorlayabilir beni. şimdilik hala Lonca Başkanı olan Kadoris elbet inecek, bunu sağlamak için o kadar uğraşım boşa gitmeyecek. Yalnızca kullanacağım yöntem önemli olacak. Yalnızca bir aptal ya da çok çok fazla destek gören birisi lonca başkanının yanına gidip onu bıçaklayabileceğini düşünürdü. Öoğu zaman ise birincisi geçerli olurdu ve diğerlerinin yanına bir ceset daha katılırdı. Tabi Kadoris ölmeden önce işkence edecek kadar keyifli bir gününde değilse. ikinci seçenek ise şu anlık kimse için geçerli değildi, ben bile bunun sadece kendi ölümüme davetiye çıkarmak olacağını biliyordum. Canlı kurtulsam bile yaşadığım hayattan tamamen vazgeçip uzaklara kaçmam gerekirdi. Yemeğine zehir katmayı bir ara düşündüm, vazgeçmem uzun sürmedi; yemeklerini her zaman önce getirene tattırırdı. Ayrıca pek çok zehir konusundaki tecrübesinden dolayı yemekteki ufak bir tat farkını bile ayırt edebileceği ayrıca bir konu olurdu. Muhtemelen zamanında gerekli panzehiri bulabilirdi.
Düşünürken hatıralarım beni küçüklüğüme götürdü. Örümcekleri hep etkileyici bulurdum. Ağlarını avlarının düşmesine en uygun olacak şekilde örer sonra sabırla avlarının ağa düşmesini beklerlerdi. Kendilerinden 10-20 kat daha büyük böcekler ağlarına takılırlardı ve bu ağa takılma sahnesi örümceğin kazandığının dramatik bir görüntüsü olurdu. Asla ağa düşen birisi kurtulamazdı. Hep bu ağa takılma sahnesinde örümceğin zafer çığlığı attığını hayal ederdim. Başta sadece bir ayak ya da kanat takılırdı. Sonra örümcek kendisine yaklaştıkça panikler ve ağdan kurtulmak için çılgınca çabalardı. Sadece ağa daha fazla sarılmak için... Böylece diğer bacakları ve gövdesi de ağa yapışırdı, hatta bazen bu çırpınma sırasında ilk kaptırdığı bacağı da kopardı. Bu sırada örümcek böceğin üstünde gezinip yavaşça sağlam bir ağ ile çevresini sarar, bir yandan da böceğin hareketlerini yavaşlatacak salgılar salardı böceğin vücuduna. Bu avlanmayı ben saatler boyunca seyrederken böceğin çırpınarak verdiği tepkilerin gitgide daha geciktiğini farkederdim. Artık gücü azalırdı. En sonunda hiç tepki vermez olurdu. Örümcek baştan beridir kazandığını bildiği için burada da zafer çığlığı atmaz sakince ağı örmesine devam ederdi. Biliyordu ki tepki vermese de daha ölmemişti ve ağdan kurtulabilirse yeniden güç kazanabilirdi.
Ben de planlarımı titizlikle yapmış, aynen bir örümceğin avını yakalaması gibi uygun zamanın ve şartların oluşmasını bekliyordum. Ağıma Kadoris düştüğünde çırpınıp kendini kurtarmaya çalışacak ve çalıştıkça da benim planımın önceden düşünülmüş detayları ile kendisini daha da fazla ağa sarılmış bulacaktı. Zafer çığılığını ben atacaktım ve lonca benim olacaktı. Tek gereken şey biraz sabırdı, bu sırada planımın detaylarını uygulamaya koymaya devam edecektim. İstihbaratımı güçlü tutuyordum, biliyordum ki ağıma düşmesi için en uygun şekli bulmanın yolu avım üzerinde bir gözümün olmasıydı.
Vakit yakındı, bunu hissedebiliyordum...
Lonca başkanını indirmek o kadar olmayacak. şu an kıçını soktuğu deliği yeterince güvenilir yapabilmek için harcadığı çaba intikamıma yaklaşmak için şu ana kadar yaptığım tüm diğer işlerden daha fazla zorlayabilir beni. şimdilik hala Lonca Başkanı olan Kadoris elbet inecek, bunu sağlamak için o kadar uğraşım boşa gitmeyecek. Yalnızca kullanacağım yöntem önemli olacak. Yalnızca bir aptal ya da çok çok fazla destek gören birisi lonca başkanının yanına gidip onu bıçaklayabileceğini düşünürdü. Öoğu zaman ise birincisi geçerli olurdu ve diğerlerinin yanına bir ceset daha katılırdı. Tabi Kadoris ölmeden önce işkence edecek kadar keyifli bir gününde değilse. ikinci seçenek ise şu anlık kimse için geçerli değildi, ben bile bunun sadece kendi ölümüme davetiye çıkarmak olacağını biliyordum. Canlı kurtulsam bile yaşadığım hayattan tamamen vazgeçip uzaklara kaçmam gerekirdi. Yemeğine zehir katmayı bir ara düşündüm, vazgeçmem uzun sürmedi; yemeklerini her zaman önce getirene tattırırdı. Ayrıca pek çok zehir konusundaki tecrübesinden dolayı yemekteki ufak bir tat farkını bile ayırt edebileceği ayrıca bir konu olurdu. Muhtemelen zamanında gerekli panzehiri bulabilirdi.
Düşünürken hatıralarım beni küçüklüğüme götürdü. Örümcekleri hep etkileyici bulurdum. Ağlarını avlarının düşmesine en uygun olacak şekilde örer sonra sabırla avlarının ağa düşmesini beklerlerdi. Kendilerinden 10-20 kat daha büyük böcekler ağlarına takılırlardı ve bu ağa takılma sahnesi örümceğin kazandığının dramatik bir görüntüsü olurdu. Asla ağa düşen birisi kurtulamazdı. Hep bu ağa takılma sahnesinde örümceğin zafer çığlığı attığını hayal ederdim. Başta sadece bir ayak ya da kanat takılırdı. Sonra örümcek kendisine yaklaştıkça panikler ve ağdan kurtulmak için çılgınca çabalardı. Sadece ağa daha fazla sarılmak için... Böylece diğer bacakları ve gövdesi de ağa yapışırdı, hatta bazen bu çırpınma sırasında ilk kaptırdığı bacağı da kopardı. Bu sırada örümcek böceğin üstünde gezinip yavaşça sağlam bir ağ ile çevresini sarar, bir yandan da böceğin hareketlerini yavaşlatacak salgılar salardı böceğin vücuduna. Bu avlanmayı ben saatler boyunca seyrederken böceğin çırpınarak verdiği tepkilerin gitgide daha geciktiğini farkederdim. Artık gücü azalırdı. En sonunda hiç tepki vermez olurdu. Örümcek baştan beridir kazandığını bildiği için burada da zafer çığlığı atmaz sakince ağı örmesine devam ederdi. Biliyordu ki tepki vermese de daha ölmemişti ve ağdan kurtulabilirse yeniden güç kazanabilirdi.
Ben de planlarımı titizlikle yapmış, aynen bir örümceğin avını yakalaması gibi uygun zamanın ve şartların oluşmasını bekliyordum. Ağıma Kadoris düştüğünde çırpınıp kendini kurtarmaya çalışacak ve çalıştıkça da benim planımın önceden düşünülmüş detayları ile kendisini daha da fazla ağa sarılmış bulacaktı. Zafer çığılığını ben atacaktım ve lonca benim olacaktı. Tek gereken şey biraz sabırdı, bu sırada planımın detaylarını uygulamaya koymaya devam edecektim. İstihbaratımı güçlü tutuyordum, biliyordum ki ağıma düşmesi için en uygun şekli bulmanın yolu avım üzerinde bir gözümün olmasıydı.
Vakit yakındı, bunu hissedebiliyordum...