Rüya... Michael'in Zaferi... Muhteşem Konstantin...
Kaz tüyünün kana bulanarak parşömenleri doldurduğu ve tarihe geçirdiği öykülerden biridir Konstantinopolis. Bir Rüya(i)'ydı Michael'in tabiriyle.
Anasının rahmini pençeleriyle yırtıp geçmiş Moğol Cengiz gibi bir doğuşu, bendini parçalayarak dalgalar halinde yükselen sular gibi bir yükselişi ve eski zamanlardan unutulmuş bir melodiyi hatırlatırcasına ağır ağır üflenen bir Ud'un çıkardığı ezgi gibi bir sonu olan şehir burası.
Burası Konstantinopolis. Caine'in çocuklarının kazandığı ve ardından kaybettiği diğer herşey gibi, tarih kitaplarının kanla yazılmış sayfalarına işlenmiş bir şehir.
Dinleyelim Altın şehrin öyküsünü.
Doğuşunu, yükselişini ve çöküşünü.
Antonius, Dracon ve Michael'in Rüyasını dinlerken,
Hatırımıza gelsin hüznün ezgileri...
----------o----------o----------o----------o----------
Roma, Hz. İsa'nın bırakmış olduğu dine, hristiyanlığa sırt çevirirken imparatorluk, gizli sahipleri Lasombra Ectoris, Cappadocian Byzar ve Toreador Michael tarafından yönetilmekteydi.
Roma'nın bu üç gizli efendisinin arasından kuşkusuz en güçlüsü Toreador Michael'di ve onun muhteşem bir hayali vardı;
Tanrının bize öbür dünyada vaadettiği cenneti bu dünyada kurmak.
Bu gerçekten bir rüyaydı. Ölümlüler içinde, lanetlenmişler içinde. Ama her ne olursa olsun, bu rüya yaşanmalıydı. Bu rüya gerçekleştirilmeliydi!
Ve aynı şekilde Michael bu rüyayı kendisine aşık olan Tzimisce Dracon ve Ventrue Antonius ile paylaşıyordu.
Ã?yle ki bir süre sonra bu rüyanın gerçekleşebileceğine inanmaya başladılar ve ortaklaşa çalışmaya başladılar. Bu rüyanın gerçekleşebilmesi için ellerinde güç ve olanaklar vardı ve bunlar içersinde en göze batanı elbetteki Roma'ydı. Üçlü burayı uygarlıkların ve kültürün beşiği haline getirmek istiyorlardı. Ölümlüler ile lanetlilerin beraber yaşayabilecekleri ve beraber güçlenebilecekleri bir yer istiyorlardı.
Vampir toplumu içersinde bu fikri asla kabul etmeyecek olanlarda vardı elbette, onları ise ölümlü gözler ardında yenik düşürmek gerekliydi.
Ve Muhteşem Konstantin Roma tahtını ele geçirmek için harekete geçtiğinde bu üçlü imparatorluk halefine adeta ilham verdiler. Ve böylece Roma üzerine oynanacak büyük savaş başladı.
Konstantin ve askerleri Maxentus(ii)'a karşı Roma önlerinde amansız bir mücadeleye girmişken tüm orduların gözleri önünde daha önce hiç görülmemiş birşey oluverdi. Altında savaştıkları güneş bulutları dört bir yana yararak Konstantin'in tepesinde bir haç oluşturdu ve ilahi sesler Konstantin'e bu savaşı ve Roma tahtını kazanacağını müjdeledi(iii).
Ve bu muhteşem olayın yarattığı etki de kendisi gibi inanılmaz oldu. Konstantin kendisine ilham veren bu ilahi güç ile bir kez daha düşmanlarına hücum etti.
Maxentus ve askerleri Konstantin'in ayakları altında ezilirken o, Roma tahtının yeni sahibi olduğunu ilan ederek 'Muhteşem' lakabını alarak imparatorluğun yeni efendisi oldu.
Ve rüya gerçekleşiyordu işte. Artık Muhteşem Konstantin'in önünde kimse duramazdı!
şimdi bir dizi harekat daha başlayacaktı.
Yükseliş için,
şeref için,
Rüya için.
i--->Rüya: Michael, Konstantinopolis'in kendisi için taşıdığı anlamların bütününe 'Rüya' diyordu. Sonradan Konstantinopolis için kullanılan idol kelimelerden biri haline gelmiştir 'Rüya' sözcüğü.
ii--->Maxentus: Roma tahtı üzerinde hak iddia eden fakat aslında Roma üzerinde resmi hiçbir hakkı bulunmayan birisidir kendisi. Muhtemelen Roma'nın gizli sahiplerinin üyesi olduğu Inconnu'nun, eski üyesi Michael'in güçlenmesini önlemek için öne sürdüğü piyonlardan biridir.
iii--->Lanetliler arasında bu olay Michael'in bir oyunu olarak gösterilmektedir. Yine de Michael'e her soruluşunda o bu tezi reddetmiştir.
[b]Rüya... Michael'in Zaferi... Muhteşem Konstantin... [/b]
Kaz tüyünün kana bulanarak parşömenleri doldurduğu ve tarihe geçirdiği öykülerden biridir Konstantinopolis. Bir Rüya(i)'ydı Michael'in tabiriyle.
Anasının rahmini pençeleriyle yırtıp geçmiş Moğol Cengiz gibi bir doğuşu, bendini parçalayarak dalgalar halinde yükselen sular gibi bir yükselişi ve eski zamanlardan unutulmuş bir melodiyi hatırlatırcasına ağır ağır üflenen bir Ud'un çıkardığı ezgi gibi bir sonu olan şehir burası.
Burası Konstantinopolis. Caine'in çocuklarının kazandığı ve ardından kaybettiği diğer herşey gibi, tarih kitaplarının kanla yazılmış sayfalarına işlenmiş bir şehir.
Dinleyelim Altın şehrin öyküsünü.
Doğuşunu, yükselişini ve çöküşünü.
Antonius, Dracon ve Michael'in Rüyasını dinlerken,
Hatırımıza gelsin hüznün ezgileri...
----------o----------o----------o----------o----------
Roma, Hz. İsa'nın bırakmış olduğu dine, hristiyanlığa sırt çevirirken imparatorluk, gizli sahipleri Lasombra Ectoris, Cappadocian Byzar ve Toreador Michael tarafından yönetilmekteydi.
Roma'nın bu üç gizli efendisinin arasından kuşkusuz en güçlüsü Toreador Michael'di ve onun muhteşem bir hayali vardı;
[i]Tanrının bize öbür dünyada vaadettiği cenneti bu dünyada kurmak.[/i]
Bu gerçekten bir rüyaydı. Ölümlüler içinde, lanetlenmişler içinde. Ama her ne olursa olsun, bu rüya yaşanmalıydı. Bu rüya gerçekleştirilmeliydi!
Ve aynı şekilde Michael bu rüyayı kendisine aşık olan Tzimisce Dracon ve Ventrue Antonius ile paylaşıyordu.
Ã?yle ki bir süre sonra bu rüyanın gerçekleşebileceğine inanmaya başladılar ve ortaklaşa çalışmaya başladılar. Bu rüyanın gerçekleşebilmesi için ellerinde güç ve olanaklar vardı ve bunlar içersinde en göze batanı elbetteki Roma'ydı. Üçlü burayı uygarlıkların ve kültürün beşiği haline getirmek istiyorlardı. Ölümlüler ile lanetlilerin beraber yaşayabilecekleri ve beraber güçlenebilecekleri bir yer istiyorlardı.
Vampir toplumu içersinde bu fikri asla kabul etmeyecek olanlarda vardı elbette, onları ise ölümlü gözler ardında yenik düşürmek gerekliydi.
Ve Muhteşem Konstantin Roma tahtını ele geçirmek için harekete geçtiğinde bu üçlü imparatorluk halefine adeta ilham verdiler. Ve böylece Roma üzerine oynanacak büyük savaş başladı.
Konstantin ve askerleri Maxentus(ii)'a karşı Roma önlerinde amansız bir mücadeleye girmişken tüm orduların gözleri önünde daha önce hiç görülmemiş birşey oluverdi. Altında savaştıkları güneş bulutları dört bir yana yararak Konstantin'in tepesinde bir haç oluşturdu ve ilahi sesler Konstantin'e bu savaşı ve Roma tahtını kazanacağını müjdeledi(iii).
Ve bu muhteşem olayın yarattığı etki de kendisi gibi inanılmaz oldu. Konstantin kendisine ilham veren bu ilahi güç ile bir kez daha düşmanlarına hücum etti.
Maxentus ve askerleri Konstantin'in ayakları altında ezilirken o, Roma tahtının yeni sahibi olduğunu ilan ederek 'Muhteşem' lakabını alarak imparatorluğun yeni efendisi oldu.
Ve rüya gerçekleşiyordu işte. Artık Muhteşem Konstantin'in önünde kimse duramazdı!
şimdi bir dizi harekat daha başlayacaktı.
Yükseliş için,
şeref için,
Rüya için.
[img]http://www.shsu.edu/~eng_wpf/bg/Con/vision.gif[/img]
i--->Rüya: Michael, Konstantinopolis'in kendisi için taşıdığı anlamların bütününe 'Rüya' diyordu. Sonradan Konstantinopolis için kullanılan idol kelimelerden biri haline gelmiştir 'Rüya' sözcüğü.
ii--->Maxentus: Roma tahtı üzerinde hak iddia eden fakat aslında Roma üzerinde resmi hiçbir hakkı bulunmayan birisidir kendisi. Muhtemelen Roma'nın gizli sahiplerinin üyesi olduğu Inconnu'nun, eski üyesi Michael'in güçlenmesini önlemek için öne sürdüğü piyonlardan biridir.
iii--->Lanetliler arasında bu olay Michael'in bir oyunu olarak gösterilmektedir. Yine de Michael'e her soruluşunda o bu tezi reddetmiştir.