risk

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: risk

by bittersweet » Sat Dec 23, 2006 7:01 am

şelaleden hızla dökülen suların oluşturduğu nehir , milyonlarca maytaptan çıkan pırıltılar çıkarırcasına ışıldayarak , yatağı bıyunca yol alıyordu.Cursy nehrin diğer tarafında yayılan rengarenk çiçeklere doğru gözlerini çevirdiğinde, birisinin renklerin içinde uzanmış olduğunu düşündü.Çok da derin olmayan nehirden beline kadar ıslanmasını hiçe sayarak yeşil kelebeğin ardı sıra karşı kıyıya geçti.Gözlerini kırpıştırarak tekrar açtığında etrafında uçuşan kelebekleri görünce ağzı açık kalakaldı.Mavi gözlerini kocaman açarak etrafı taradı.Ama hiç biri tanıdık gelmiyordu.Nerede olduğunu , oraya nasıl gittiğini bilmiyordu.Daha sonra çiçeklerin içinde yatanın sorusu ardından anlayacağı üzere aslında adını da hatırlamıyordu.
Aynı gece Lilian odasının penceresinden dışarıyı izliyordu.Kuzgunu rüzgar oluşturarak pencere pervazına konduğunda hiç bir şey duymasına gerek yoktu.Cursy artık yanında olamayacaktı biliyordu, buna kendi adına üzülmüştü . Yine de daha güzel bir yerde olduğundan kuşku duymadığı için üzüntüsünü geçiştirebildi.
Sabah olmuş güneş her bahar sabahında olduğu gibi gündüzü getirmişti.Ormanda dolaşan bir grup çocuk çimlerin üzerinde mutlu bir ceset buldular.Kızın cansız bedeni etrafına huzur saçıyordu.Bileklerinden akan yaşam sıvısı kıyafetini kızıla boyayarak son damlasına kadar damarlarını terk etmiş olmalıydı.O kadar saydamdı ki...

by bittersweet » Thu Jul 20, 2006 3:05 am

Rüyayı gördüğü günün ertesi gününden üç hafta sonra ormanda kozadan çıkmakta olan kelebeği mum ışığında heyecanla izledi kanatlarının rengini artık biliyordu.Hayranlıkla tatlı yeşil kanatlarını seyretti.Kozadan tamamen çıktığında birkaç saniye bekleyip bileğini küçük ebatlardaki ince hanceriyle kesti. Acıyacağını bilyordu ama tahminleri yetersiz kalmıştı hissettiği acıya kıyasla. Kelebeğin içinde bulunduğu cam kabın üzerine bayılma hissine kapılana dek kanını akıttırken birşeyler mırıldandı.Cam kabın her yeri kan olmuştu.Sözlerini bitirdiğinde kabın içi de dışıda pırıltılı simleri andıran bir ışık kümesiyle ışıldamaya başladı.Cursy gerçekleşmesini çok içten istemesine rağmen bunu başarabilceğinden şüpheliydi mutluluktan gözlerinin içi parıl parıl olmuştu, çığlığını zor bastırıyordu.Vakit kaybetmeden bileğini sardı . Rüzgarın esmesiyle ürperdi , mum da söndü...neyse ki artık muma ihtiyacı kalmamıştı.
Kabın kapağını açtı kelebek pırıltı saçıp kanatlarını çırparak havalandı .Ormanda çok acele etmeden uçmaya başladı .Cursy de heycanla onu takip ediyordu.O kadar kan kaybettikten sonra ayakta durabilmesi bile mucizeyken kelebeğin ışıltısı ona güç veriyordu.Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.Uzun bir yürüyüşün ardından sarmaşıkların yerde bir halıymışcasına serilmiş olduğu alana geldiler.İki fındık ağacının sarmaşıkla birbirine birleştiği, büyük malikanelerin bahçe kapılarının üzerinde bulunan kemer gibi bir yerden geçtiler.
Binlerce, ışıl ışıl, her renkten kelebek uçuşuyordu, kulakları daha ileride şarıl şarıl akmakta olan şelalenin gürültüsüyle uğuldadı.Muazzam ağaçların tepeleri sisler içinde kalıyor olmalıydı.Gecenin karanlığı dışarıda hüküm sürerken vadiye kelebekler sayesinde festival alanına benzer bir atmosfer hakimdi.

by bittersweet » Tue Jul 04, 2006 10:09 pm

Bu odada müthis bir enerji vardı Cursy ne zaman girse biraz daha burada kalmak için oyalanıyor odanın ona verdigi enerjiden bol bol depolama güdüsüne yenik düsüyordu.Oda kendi odasının tıpkısındandı sadece farklı olarak orman ve onun önünde yer alan göl manzarası vardı.Ne var ki buradaki sömine bile daha sevimli gelioyordu Cursy"e . Kendi odasındaysa bilemedigi, kaynagını saptayamadıgı bir sey onu sürekli kendini dısarı atmaya oradan uzaklastırmaya zorluyordu. Odasına sadece uyumak için gitse de uyuma çabaları tam bir kabus oluyordu.
Okul, ülkenin ileri gelen ün salmış okullarından olmasına rağmen eğitim konusunda ismini hak etmediğini düşündürüyordu ,Cursy uzun kızıl kirpiklerinin arasından parlayan iri mavi gözlerinin cin bakışlarından da belli olduğu üzere bilgiye aç biriydi. Burada sadece derslere girerek tatmin olamayacağını çok geçmeden anlamıştı
Kendi başına yapması gereken bir çok araştırma vardı ve uzun zamandır vaktini kelebek vadisinin sırlarıyla ilgili bilgi edinmekle geçiriyordu.Sürekli ormanda gözlemler yapıyordu.Bir gün ormanda büyük meşe ağacının altında dinlenmek için uzandığında uykuya daldı, bir rüya gördü.Uyandığında neden olmasın ki diye düşündü. Pek çok merak ettiği konu olmasına rağmen hayatını bu rüyanın gerçekleşmesi için riske atmaktan çekinmezdi. şimdilik emin olana kadar kimseye bahsetmeyecekti.Hoş bahsetse de dalga geçtiğini yada iyiden iyiye aklını oynattığını düşüneceklerdi.

by bittersweet » Sat Jul 01, 2006 10:16 pm

Yatakhaneye döndüklerinde Cursy kavanozu yatagının altına koydu, gece kıyafetlerini giyip yatagına girdi. Her zaman ki gibi uyumadan önce defterine bir seyler karaladı.Yatakta bir saga bir sola dönüp durmaya basladı, bu da genelde basına gelen bir seydi. Saatlerce sürse de zihnini kemiren düsüncelerle bogusup sonunda bir noktadan sonra uyku ona kollarını sevkatle açıp , ruhunun tiksindigi bedeninden kurtulması için onu kollarına alıyor bir annenin ninnilerle yavrusunu kollarında avutması gibi acsına bir son veriyordu.
Sabahları uyandıgında tekrar uykuya dönmek için kendini paralayıp ümidini kesene kadar ugrasıyordu. Bazen de uykusu onu gecenin bir köründe bırakıveriyor atesler içinde kıvranmasına göz yumuyordu. Ta ki kızın bedeni kor olana zihni buz tutana vücudu bu iklim çatısmasından çatlama derecesine geldigi vakte kadar izleyici kalıyor , kız artık son nefeslerini tüketmekte oldugunu düsündügü sırada ona yeniden uykusunu bahsediyordu.
Alışılmışın dışında, gece yarısı uykusundan uyanmadıgından sanslı saydı kendini. Bugünkü derslerine uykusunu almıs olarak gidecekti. Odasından çıkmadan tırtılı yokladı .Yeni birkaç dut yaprağı ve biraz daha büyük ve hava alan bir kap ile ona daha iyi bir ortam hazırlaması gerektiğini kendine not etti bir süre izledikten sonra kavanozu aynen bıraktı ve Lilian "ın odasına dogru yol aldı. Kapıyı yavasca açtı ama Lilian zaten uyanmıstı bile gülümseyip günaydınlastılar.

by bittersweet » Fri Jun 30, 2006 8:36 am

Bir yanıt gelmeyince daha da meraklanıp biraz daha yaklastı .Çalıları dikenlerinin batmamasına özen göstererek aralamaya çalısırken eline diken battı ve araladıgı çalılıktan elini bir hısımla geri çekti bundan faydalanmak isteyen çalılıktaki telasa verip iyice ortaya cıkardı kendini ve yanındakini.Cursy karsısındakileri görünce gülmekten alıkoyamadı kendini aptal gibi görünüyorlardı biri birinin üzerinde, belli ki kaçmaya yeltenirken digerine takılmıstı.Kahkahası dindiginde iri olan arkadası LiLian "ı biraz daha tıfıl olanın üstünden kaldırmak icin elini uzattı suratlarında sucluluk aradı ama yoktu böyle bisi.""Söyleyin simdi bakalım ne diye beni izliyorsunuz siz?"" Diye sordu tek kasını kaldırıp ciddi ve sinirli görünmeye cabalayarak.Lilian cevap vermeye yeltendi
""Seni ormanda bi basına görünce yanına gelmek istedik ama baktık ki sen dut agacında duttan baska seyler arıyora benziyorsun, meraklanıp izlemeye koyulduk"".
""iyi öyleyse merakınızı kendiniz giderme yollarına basvurmaya devam edin ,benden birsey ögrenemeyeceginiz bu davranısınızdan sonra nasılsa kesinlik kazanmıs oldu""dedi umursamazca.
""Ee siz neden burdasınız yarınki ödevlerinizi yaptınız mı ki hafiyelik ediyorsunuz?""diye devam etti sonra.
"" Heh tamam bitmez bu mevzu simdi off sen de amma paronayksın hayret bir sey ! sadece merak ettik büyütme!. Hem geç oldu ben dönmek istiyorum .""
""Ineksin kızım sen hafiyelik neyine zaten sen git ders çalıs!""
""Sen de kızmaz kızmaz bana çatarsın bir basladın mı da sonu gelmez dönceksen bizimle gel istrsen bu yaptıgın da her neyse kokusu çıkar elbet.""

risk

by bittersweet » Thu Jun 29, 2006 4:24 am

Kozasından yeni çıkmıs bir kelebege ihtiyacı vardı, bunun için sabretmesi gerektigini bildiginden sinirleri bozulmustu.Ormanda dut agacı bulabilmek için arayan gözlerle ilerlerken yavas yavas bir rahatlık sardı benligini .Yaklısık on dakika kadar daha böyle devam etti ormanda yürümeye.
Bir dut agacına rastlayana dek ne aradıgını unutmustu.Açıklı koyulu yapraklarıyla morlu karalı dutlarıyla iste tam karsısında duruyordu.Yüzüne bir gülümseme yayıldı ve orada bulunus amacını böylesine unutmus olmasına sasırdı yine de çok önemsemedi bunu çünkü mevsimin yaz olmasıyla her yerden güzel çiçek kokuları yayılıyordu hele ki melis çiçeginin o hafif ama öte alemlere kadar sizi alıp götüren kokusu yok muydu. . . Aksam üzeri oldugundan hemen her yere sinmisti mis kokusu ve çaresizce etkilenmisti o da her zamanki gibi .Ruhu huzur dolmus hiçbir derdi tasası kalmamıstı sanki.Kendine bu yüzden kızamazdı . . .
Simdi öncelikli isi henüz günes batmadan bir tırtıl bulmaktı.Koca agacın asagıya sarkmıs olan dalları arasında arandı,. . . .arandı. . . ah evet bugün sanslı gününde olmalıydı.Hemen ama dikkatle üzerinde tırtıl olan yapragı kopardı ve beraberinde getirmis oldugu kavanoza koydu.Bir an yedek bir tane daha alsam mı diye düsündüyse de ugrasıp aramak istemedi , geri dönmek üzere yola koyulacakken bir fısıltı duydu böğürtlen çalılıklarının arkasından geldigini tahmin ettigi sesin insan sesi oldugunu düsündü ve neden böyle gizli saklı onu izledigini merak etti .Çalılara dogru yaklastı ;""Kim var orada? ""diye sordu.

Top