Dabbe

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Dabbe

by seraphima » Mon Apr 24, 2006 9:38 pm

Babam ve Oğlum filminin yazan ve yöneteni Ã?ağan Irmak..Beyza'nın Kadınları isimli filmin Yönetmeni ise yanılmıyorsam Mustafa Altıoklar.Birkaç yerden de baktım, Türk gerilim-polisiye alanında yapılmış ilk film deniyor..Umarız güzel bir film seyrederiz..

by Eldarin_ » Mon Apr 24, 2006 4:31 pm

şu "Babam ve Oğlum" filminin yönetmeninin yapmakta olduğu(ya da yaptığı tam olarak bilemiyorum) filmmi "Beyza'nın Kadınları" ?

by seraphima » Mon Apr 24, 2006 3:29 pm

Evet Dabbe gerçekten çok güzel bir Türk korku filmi olmuş..Filme gittiğimin ertesi günü ağzımda çıkan kocaman uçukla tam bir hafta uğraştım..
gerçekten Türk sineması korku alanında dev adımlar atıyor..Ama bir daha seyretmek istemem, gerçekten ürkütücü..
Evet belki ses gerçekten çok yüksek geldi ama içinde doğup büyüdüğümüz kültürün içinden gelen öğelerin kullanılması filmi çekici kılan etkenlerden bir tanesi..
şimdi sırada Beyza'nın Kadınları var..Fragmanları gerçekten güzel bir film izlenimi veriyor..Yalnız filmin 2.5 saat olduğu yönünde bilgilerimiz var.. Biraz uzun değil mi sizce??

by uLtior » Mon Mar 06, 2006 8:30 pm

Ses vukuatına değinilmiş fakat sesin neden bu derece abartı yüksek olduğunun cevabı verilmemiş. Hepimiz özellikle seslerin yüksekliğinden rahatsız olduk ve bu bizi etkiledi. Bunu japon sinemasının ses üzerine gidilmesi yoluyla anlatabiliriz ama durum farklı. Dabbe nin ses çekimleri 18 kanallı olarak kaydediliyor ve bunu karşılayamayan sinema salonlarında Ses abartı bir biçimde berbat rahatsız edici bir sese dönüşüyor. Sesin dağılması gerekeceğinie tek yada çift kanaldan 18 kanallı bir çıkış alırsanız sağır olacak düzeye gelirsinizki ben geliyodum.


Saygılarımla.

by mefistofeles » Mon Mar 06, 2006 8:06 pm

ARkadaşlar muhteşem yorumlar yazıyorsunuz bbenden bbir hatırlatma sizin için spoiler olayını kullanın çekinmeyin sizin için çekinmedik yaptık......

by Shevarash » Mon Mar 06, 2006 7:19 pm

"Okul" filmini zaten saymıyorum ama neticede "Büyü" filminden sonra kesinlikle bir değil iki üç adım ileriye atılmış.

Ama oyunculuk konusuna katılıyorum yeterince iyi değildi, gerçi sürekli ağlayıp bağıran birileri ne kadar iyi olabilir o da tartışılır. Yani acaba sorun oyuncuların iyi olmaması mı yoksa filmin olayı itibarı ile iyi oyunculuğa ihtiyaç duymaması mı onu ben bilemiyorum konuya çok daha hakim olanlar varsa ciddi bir yorum getirebilirler.

by Firble » Sun Mar 05, 2006 7:34 am

Gitmek istemiyordum ama başka düzgün film yoktu ve gittim. Çok sinir bozucu bir filmdi. Eğer korkutmaktan bahsedeceksek evet başardı. Biraz fazla başardı. Ã?ıkarken nerden gittim bu filme diyerek çıktım.


Buradan sonra biraz spoiler olacak...

Filmin en güçlü yanı ki zaten o yanı ile etkili oldu sesleri çok iyi kullanmasıydı. Seslerin aniden yükselmesi ve alçalması. O garip televizyon cızırtısına benzer ses, komiserin evindeki müzik sesi örnekler.

İslama uygun bir öge kullanması da güzel olmuş. Böylece Dabbe yi de görmüş olduk . Gerçi görmekle de iyi mi ettik bilmiyorum. Ã?ünkü hiristiyan dini ögelerinden konu alan filmlerden sonunda dini bir yolla işler hallolurken burada işler hallolmuyor bir türlü. Aslında hallolmayacağını baştan da anlıyoruz çünkü Dabbeyi tanıdıkça bunlar nasıl durduracak bunu demeden edemiyoruz.

Filmde şu damarların çatlaması meselesini adamın telefonla baştan duyması çok güzeldi ben de bunu taktir ettim. Ancak resim meselesini aynı derecede taktir edemedim. Nedenini ileride bahsedeceğim.

Filmde güçlü bir karakter olmasını tercih ederdim. He ben öyle olur muydum benzer durumda bilmiyorum. Ama Dabbe bunlara saldırdığında hiçbiri adam gibi davranamıyor. Sadece cinlerin karşısına dikilmelerinden bahsetmiyorum. Adam gibi kaçmıyorlar bile. Onca sanrı görmelerine rağmen tek başlarına kalmaya devam ediyorlar ki bu çok ilginç geldi. Ben o adamların gördüğünün yarısını görsem akşam dayımlara giderim. şehirde gidecek kimse olmasa bile sabaha kadar açık bir dükkanda sabahlarım. Biraz kendilerini olacaklara bırakmışlar gibi geliyordu.

Dabbenin internet üzerinden yayılması üzerine düşündüğüm bazı noktalar var. Tabii biraz ayrıntı belki ama. Türkiyede birçok köyde internet yok. Dünyada bazı ülkelerde yok bildiğim kadarıyla. O halde Dabbe buradaki insanlara nasıl ulaşacak ulaşmayacak mı? Sadece internetlileri mi öldürecek?

Bir de yönetmen filmin sonunda insanların korkunun etkisine fazlası ile gireceklerini tahmin edip biraz senaryoyu savsaklamış gibi. Evet film kokutuyor ama hikayenin korgusu özellikle sonlara doğru zayıflıyor sanki. Hani bazen filmi izleyip bu film ancak bu kadar güzel bitebilirdi dersiniz. Burada öyle bir şey yok gibi ne yazık ki.

En son sahneden başlarsak Hande mağraya girmeden mağraya giren komiseri ve Handeyi andıran cinler biraz polisiye ya da mafya filmlerini andırmış. Handenin kız arkadaşının ölümü de mafya sahnesini andırıyor. Bir parça taksi şöförü niye öldü diye de sorduruyor insana.. Bir de annesi aramaz sormaz mı kızını? Sonuçta annesi istedi diye dönmemiş miydi? Belki annesi de ölmüştür diyelim. Handenin dayısının ölümü de garip dayısının gördüğüm kadarıyla internetle işi olmuyor. Cinler yine de onu öldürüyor.

Sonunda adamın fotoğraf çektirmesi son derece kötü olmuş bence.. Hani filmin bir buçuk saatinin ürpertisi olmasa kahkahalarla gülerdim her halde. Sanki hayaletler arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çektiriyor gibi bir hava olmuş.

En önemli nokta Hande filmin öldürme konusunda sona bıraktığı kişi... Ben onun sona kalmasının bir nedeni olmasını isterdim. en son sahnede saklı bir takım gerçekleri keşfetmesini, bir çeşit hesaplaşma yapmasını, ne bileyim belki şu dabbe işinin ardında gerçek kıyameti de görmesini falan beklerdim.

Ama Hande gayet basitçe kendine benzeyen bir cin tarafından öldürülüyor.

Neyse benim yorumum bu kadar. Daha da yazardım belki ama aklıma gelmiyor. Son yorumum belki evet teknik açıdan ilerdeyiz. Ama teknikle kurguyu birleştiremiyoruz. ( Ã?ağan Irmak ın kurgusu süperdi mesela) Gerçi bu hikayede fikir fikrin başlarda işlenişi güzel ama sanki hikaye boşluklu yaratılmış ve de yarım kalmış gibi.

Denedikçe daha güzellerinin yapılacağını umuyorum.

by barabus » Sun Mar 05, 2006 5:09 am

bence de uzun uzadıya tartışılacak bi hali yok uzun yıllardır izlediğimen iyi korku filmi ( dikkat edin gerilim demiyorum ) ve bununla beraber türkiyede çevrilmiş ilk korku filmi belki de , oyunculuğu falan bi tarafa bırakırsak çokbaşarılı bence

by Türklider » Sun Mar 05, 2006 5:05 am

Sonuçta arkadaşlar, rezalet bir film değildi ama çok daha iyi olabilirdi...

Saygılarımla...

by Thundorius » Sun Mar 05, 2006 4:57 am

Filme gittim ve gayet güssel bi şekilde 3.5 moduna girdim.Efektler kötü olsada emeğe saygı diyorum ve yanıtlarınız için teşekkür ediyorum.

by wicked_one » Wed Mar 01, 2006 7:42 am

Filme gittim. Açık konuşayım, insanlara gitmemelerini öneriyorum. Ama sakın bunu önyargıyla gitmeme bağlamayın. İlk afişini gördüğümde, bu adam iyi bir film yapacak, demiştim;ve hayal kırıklığı yaşadım.

Ã?ünkü, senaryonun kurgusu bazı bölümlerde çok iyi olsa da ( izleyenler bilir, e-mail yoluyla gönderilen resim olayı, ve gelecekteki olayları önceden duymaları ve görmeleri, harika bir fikir -ki ben bunu WoD oyunlarımda da kullanmayı düşünüyorum), konuşmalar ve oyunculuk çok kötüydü. Hani, biraz hazırlıkla, role uygun frp oyuncuları çok daha iyi bir performans sergilerdi gibime geliyor.

Özellikle filmde, 'Tarık' öldükten sonra, ondan bir e-mail alan oyuncular, sanki uzun zamandır iletişime geçmedikleri bir arkadaşlarından e-mail almışlar gibi davranıyorlar. Açıkçası benim sinirimi bozmuştu bu.

Ve tabi, psikiyatristimizin, 'Metafiziksel bir takım öğeler harekete geçti' lafı ve görüntüsü, bir çok amerikan korku filminde kullanılan bir şeydir. Hatta izlerken aklımdan tam olarak bu geçiyordu. Ayrıca, bilimadamı olduğunu söylemesine rağmen, 'cinci hoca' izlenimi yaratıyordu. 'Gelmiş valla, benimkiler söyledi' dese tam olacaktı.

Zaten, Hasan Karacadağ, japonyada yapılan kısa film yarışmalarında özel efekt dallarında ödül alan bir yönetmen, bu yüzden filmin en elle tutulur yanını takdir etmekle yetineceğim.

Fakat, seslerin çok aşırı derecede verilmesi, ve olayların aniden oluşması yüzünden, bir kaç gün boyunca uyumakta zorluk çektim, yalnızken bir ses duyduğumda dua okumaya başlıyorum (ki bu halen devam ediyor). Ve en son gördüğüm rüyamda ikiz kardeşlerimden birini (ki benim tek bir kardeşim vardır), dua ederek, insan algısının ötesine gönderiyordum. Sanırsam, filmin benim üzerimdeki etkisi anlaşılmıştır.

Son olarak, film genelde vasat sayılırdı. İşi kurtarmak üzere olan bazı yönleri var, ama onun dışında film yeterli değildi benim için. Ve bunu, gerçekten ilginç bir konunun heba edilmesi olarak görüyorum. Ã?ünkü bu konuda 2. bir film yapılamayacaktır.

Kusra bakmayın, biraz uzun bir yazı oldu. Fakat Türk yapımı filmlere saygıyla yaklaştığım için, düşüncelerimin tümünü paylaşma ihtiyacı hissettim.

by Shevarash » Mon Feb 27, 2006 9:16 pm

Kesinlikle, benimde söylemek istediğim bu konular daha sık işlenseydi daha iyi olabilirdi

by irikedi » Mon Feb 27, 2006 8:51 pm

Filmde sadece anafikri dini konulardan alıp üzerini kendilerince işlemişler ki esasında yabancı filmlerden bu konuda bir farkı yok.
Yinede ana fikri bizim dini konularımızdan almış olması filmi daha etkleyici yapmış.

by Shevarash » Mon Feb 27, 2006 7:43 pm

Esasında din olayı o kadar da kullanılmamış kendi açımdan (-) puan bu. Bazıları bunu tabu kabul edebilirler muhakkak ki kendlerince haklıdırlar ancak ben dini öğelerin daha yoğun işleneceğini sanıyordum. Olmayınca bir nebze üzüldüm açıkçası. Filmde sadece anafikri dini konulardan alıp üzerini kendilerince işlemişler ki esasında yabancı filmlerden bu konuda bir farkı yok.

by irikedi » Mon Feb 27, 2006 9:29 am

Filmi korkmak için izledim, korktum. Beğenmediğim birçok yönü var dabbe'nin ama ben korktum. Demekki film amacına ulaşmış, verdiğim para ziyan olmamış. Tekrar izler misin derseniz; izlemem çünkü gerçekten korktum :lol:

Filmde dinin kullanılmasını yadırgamadım. Zaten kullanılmasaydı bu kadar etkilenmezdim.

Vampirden, kurtadamdan, zombiden neden korkayım ki? yolda yürürken karşıma çıkma yada yatağın altından çıkıp üstüme atlama ihtimaller yok. Filmde aniden ortaya çıkarlarsa belki o zaman korkarım oda reflekse bağlı olarak. İnançlı biriyseniz, inandığınız kitapta gercekliğinden bahsedilen varlıklardan korkmanız gayet normal. Anlatılan şehir efsaneleride cabası.

Belkide toplum olarak korku filmleri konusunda böyle bir eksikliğimiz vardı. Kültürümüzde olmayan varlıklarla korkutulmaya çalışılıyorduk. dabbe bunu değiştirdi. bence iyide yaptı.

Top