by Bogus » Fri Jan 15, 2010 6:03 am
Gerçekten ukalalık yapmak için yazmıyorum bunları, sadece öğrendiğim şeyleri paylaşacağım. Ã?niversite'de mühendislik okudum ama seçmeli ders olarak JANUSZ SZPROT isimli bir polonyalı'dan Müzik Teorisi dersi almıştım. İsmini arayın isterseniz internette, camiasında oldukça bilinen bir Jazz ustası.
Ders müzik teorisi olduğu için esasında esaslı bir müzik yeteneğine ihityaç yoktu. Genel olarak hangi müzik türlerinin nasıl ortaya çıktığını, nelerden esinlendiklerini, ve hangi ritimleri kullandıklarını öğrendik.
Kötü Müzik yoktur, kötü icra edilen müzik vardır lafını da ilk ondan öğrendim. Duydum demiyorum, öğrendim çünkü ilk dinlediğimizde bize kötü gelen türküden, afrika tamtamlarına, arabeske, klasik müziğe, metalden popa her müzik türünün iyi ve kötü icra edilişini dinledik. İyiyi kötüsünden ayıran farkları öğrendik. Beğenmesek de müziğin türünü, iyi müziğin hakkını nasıl verebileceğimizi anladık.
Bunu size burada yazarak anlatamam, ondan öğrenmeniz gerek ama gerçekten beni kötü müzik türünün olmadığına, kötü icra edilien müziğin olduğuna inandırmıştı. Üstelik tamamen zevklere dayalı sandığımız bir konuda...
Ama müzik öyle değil işte. Tamam zevke hitap ediyor ama temelinde gerçekten matematiksel bir tutarlılık var. Sadece duygu yok, aynı zamanda zeka da var. Ve zeka mutlaka kendisini müzikte ön plana çıkartabiliyor.
Ã?rnek olarak Ceza'yı verdim. Bence Ceza'nın solisti zeki birisi ve bunu eserlerine yansıtabiliyor. Eminem'de öyle. -iyi icra edilen rap'e örnek olarak-
Rap'in müzik olmadığını söylüyorsunuz. Doğrudur, ortaya çıkışı müzik değildir en azından ama zamanla müziğe dönüşmüştür ve bu günümüzde halen gerçekleşmekte olduğu için aslında biz bunu anlayamıyoruz. Bundan bir 100 sene sonra baktığımızda Rap'e daha doğru yorumlarda bulunabileceğiz.
Kendiliğinden evrimleşip müziğe dönüşen tek şey Rap değil üstelik. Mesela Blues aslında kölelerin kendi vatanlarından getirdikleri ezgileri, beyazların dünyasında çalışırken batı ritmiyle harmanlayarak oluşturdukları ve çalışırken söyledikleri şiirlerin nakaratlara, ardından da müziğe dönüşmesi.
Ya Türküler? Sözlü edebiyatın kolay hatırlanmasını sağlayan ezgilerle başlayan, ardından müzik olarak adlandırdığımız kültürel ritüeller aslında. Kına gecelerinde söylenen, düğünlerde söylenen, cenazede, ağıtta, aşkta söylenen sözlerin zamanla ezgi, ardından ritim ve nihayet daha kompleks, müzik diye adlandırdığımız olguya dönüşmesi.
Ve işin daha da güzeli, müzik tahmin edemeyeceğiniz kadar dile bağlı. Dil nasıl evrimleşerek oluşan bir şeyse müzik de öyle.
Dil nasıl bizim kendimizi bir tür ifade ediş biçimimiz ise, müzik de bu ifade ediş şeklimizden yanına bazı öğeleri de alarak oluşan bir ifade ediş biçimi.
Metal veya klasik müzik ile karşılaştırıp Rap'e müzik değil demek kolaya kaçmak olur. Metal müzik klasik müzik ile başlayıp zamanla Blues, ardından Rock'n Roll ve nihayet distortion'ın ve kuvvetli amfilerin bulunması ile arkasına 80'lerin kültürel değerleri de alan olgun bir müzik dalı. Geçmişi ve geleceği var. Bu kadar farklı alt türünün olması da olgunluğundan ve geçmişinden kaynaklanıyor.
Hala Rap'den çok hazetmediğimi söylüyorum ama onu müzik değil diyerek kestirip atmak o kadar kolay değil. Müziğin ne olduğunu, nasıl ortaya çıkıp nasıl gelişip evrimleştiğini anlamadan bir şeye müzik değil demek doğru değil çünkü.
Rap şu anda bile alt türlerini yaratmaya, daha çok melodi ve enstrümanla birleşmeye başladı zaten. Ve bence müzik oldu artık.
İşte böyle, bunu paylaşmak istedim sadece.
Gerçekten ukalalık yapmak için yazmıyorum bunları, sadece öğrendiğim şeyleri paylaşacağım. Ã?niversite'de mühendislik okudum ama seçmeli ders olarak JANUSZ SZPROT isimli bir polonyalı'dan Müzik Teorisi dersi almıştım. İsmini arayın isterseniz internette, camiasında oldukça bilinen bir Jazz ustası.
Ders müzik teorisi olduğu için esasında esaslı bir müzik yeteneğine ihityaç yoktu. Genel olarak hangi müzik türlerinin nasıl ortaya çıktığını, nelerden esinlendiklerini, ve hangi ritimleri kullandıklarını öğrendik.
Kötü Müzik yoktur, kötü icra edilen müzik vardır lafını da ilk ondan öğrendim. Duydum demiyorum, öğrendim çünkü ilk dinlediğimizde bize kötü gelen türküden, afrika tamtamlarına, arabeske, klasik müziğe, metalden popa her müzik türünün iyi ve kötü icra edilişini dinledik. İyiyi kötüsünden ayıran farkları öğrendik. Beğenmesek de müziğin türünü, iyi müziğin hakkını nasıl verebileceğimizi anladık.
Bunu size burada yazarak anlatamam, ondan öğrenmeniz gerek ama gerçekten beni kötü müzik türünün olmadığına, kötü icra edilien müziğin olduğuna inandırmıştı. Üstelik tamamen zevklere dayalı sandığımız bir konuda...
Ama müzik öyle değil işte. Tamam zevke hitap ediyor ama temelinde gerçekten matematiksel bir tutarlılık var. Sadece duygu yok, aynı zamanda zeka da var. Ve zeka mutlaka kendisini müzikte ön plana çıkartabiliyor.
Ã?rnek olarak Ceza'yı verdim. Bence Ceza'nın solisti zeki birisi ve bunu eserlerine yansıtabiliyor. Eminem'de öyle. -iyi icra edilen rap'e örnek olarak-
Rap'in müzik olmadığını söylüyorsunuz. Doğrudur, ortaya çıkışı müzik değildir en azından ama zamanla müziğe dönüşmüştür ve bu günümüzde halen gerçekleşmekte olduğu için aslında biz bunu anlayamıyoruz. Bundan bir 100 sene sonra baktığımızda Rap'e daha doğru yorumlarda bulunabileceğiz.
Kendiliğinden evrimleşip müziğe dönüşen tek şey Rap değil üstelik. Mesela Blues aslında kölelerin kendi vatanlarından getirdikleri ezgileri, beyazların dünyasında çalışırken batı ritmiyle harmanlayarak oluşturdukları ve çalışırken söyledikleri şiirlerin nakaratlara, ardından da müziğe dönüşmesi.
Ya Türküler? Sözlü edebiyatın kolay hatırlanmasını sağlayan ezgilerle başlayan, ardından müzik olarak adlandırdığımız kültürel ritüeller aslında. Kına gecelerinde söylenen, düğünlerde söylenen, cenazede, ağıtta, aşkta söylenen sözlerin zamanla ezgi, ardından ritim ve nihayet daha kompleks, müzik diye adlandırdığımız olguya dönüşmesi.
Ve işin daha da güzeli, müzik tahmin edemeyeceğiniz kadar dile bağlı. Dil nasıl evrimleşerek oluşan bir şeyse müzik de öyle.
Dil nasıl bizim kendimizi bir tür ifade ediş biçimimiz ise, müzik de bu ifade ediş şeklimizden yanına bazı öğeleri de alarak oluşan bir ifade ediş biçimi.
Metal veya klasik müzik ile karşılaştırıp Rap'e müzik değil demek kolaya kaçmak olur. Metal müzik klasik müzik ile başlayıp zamanla Blues, ardından Rock'n Roll ve nihayet distortion'ın ve kuvvetli amfilerin bulunması ile arkasına 80'lerin kültürel değerleri de alan olgun bir müzik dalı. Geçmişi ve geleceği var. Bu kadar farklı alt türünün olması da olgunluğundan ve geçmişinden kaynaklanıyor.
Hala Rap'den çok hazetmediğimi söylüyorum ama onu müzik değil diyerek kestirip atmak o kadar kolay değil. Müziğin ne olduğunu, nasıl ortaya çıkıp nasıl gelişip evrimleştiğini anlamadan bir şeye müzik değil demek doğru değil çünkü.
Rap şu anda bile alt türlerini yaratmaya, daha çok melodi ve enstrümanla birleşmeye başladı zaten. Ve bence müzik oldu artık.
İşte böyle, bunu paylaşmak istedim sadece.