by punctualazrael » Fri Jan 27, 2006 4:33 pm
Gelen bir mailden. Uzun ama okumanızı rica ederim...
"Doğrular yenilir fakat yıkılmaz!
Bizim gazete onun "Doğrular yenilir fakat yıkılmaz" tavrından yola çıkarak "Roche Skandali" haberlerini yapmıştı. VATAN ile birlikte muhabiri Emine Algan da yılın gazetecilik ödülünü, haklı olarak almıştı.
Hatırlayınız. Olay şuydu:
Ecza deposunda kutusu 88 milyon liraya satılan bir kanser ilacı, devletin SSK hastanelerine 230 milyon liradan satılıyordu. Bu ilacı üreten şirket dünyanın en büyük firmalarından biri olan ve Türkiye'de de fabrikası bulunan Roche'tu.
Kimya mühendisiydi, Roche'ta çalışıyordu. Çalışkandı, başarılıydı.
Satış şefi olmuştu, sonra kademesi yükseltilmiş, bölge müdürü yapılmıştı. Daha sonra da satış idaresi müdürlüğüne getirilmişti. Çok iyi kazanıyordu.Özel sektör zaten devletten yüksek ücret öderdi. Roche'taki ücretler de özel sektör ortalamasının çok üzerindeydi. Dolasıyla o, "imtiyazlılar
sınıfı" içinde yer alıyordu.
***
Vicdanını mühürler... Susabilirdi. 3 maymunu oynayabilirdi.
Bu ülkede yüzde 95'in yaptığı gibi "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın..." diyebilir, "şirketim 88 milyon liralık ilacı devlete 230 milyon liradan satıyor. Devlet enayi olup almasın..." diye
düşünebilirdi.
Yapmadı. Vicdanını mühürlemedi.
"Yapma" dediler. "İşinden olursun" diye tehdit ettiler. Susması için 3 milyon sonra da 5 milyon dolar teklif ettiler.
Susmadı, açıkladı.
"Devlet soyuluyor" diye mahkemeye başvurdu. VATAN gazetesi de yazdı.
İşine son verdiler. 18 yıl çalışmıştı, Roche'tan attılar. İşsiz kaldı.
Roche büyük bir şirketti. Etkiliydi. Diğer ilaç şirketleri de korkudan ona iş vermedi.
Doğruluğunun, dürüstlüğünün bedelini ona pahalıya ödetiyorlardı.
Başka doğrulara örnek olmasın diye onun burnunu kırmaya kararlıydılar.
***
"şirket içindeki fiyat stratejisine ilişkin uygulamaları yargıya duyurma" tehdidiyle kendine çıkar sağlama peşinde olduğunu iddia ettiler. Ayrıca kendisine ücret olarak ödenen 113 milyar lirayı da geri isteyen bir dava daha açtılar.
2 yıl sürdü mahkeme.
Bu hafta sonuçlandı.
Hakim Ali Yiğin, onu haklı bulmuştu, Roche şirketini ona 450 milyar TL ödemeye mahkûm etti. Bu dürüst adamın adı, Veysi Mungan'dı.
Doğrular yenilir. İşten atılır, ekmeğinden olur, fakat yıkılmaz.
Veysi Mungan kavga verdi, yıkılmadı. Kazandı. şu anda bir başka mahkemede Roche şirketine karşı açılmış bir davada, yanlış belgelerle fahiş ilaç fiyatı alma, rakip firmanın eşdeğer ilaçlarına ruhsat almasını engelleyerek rekabeti yok etme, biyoteknik ilaçlarda SSK ihalelerini hep kazanan
"ecza deposu tekeli" yaratma ve SSK ihalelerine "şike şartname dikte etme" yol ve yöntemlerinin nasıl çalıştığını anlatıyor. Yargının, temiz topluma ulaşmaktaki çabalarına katkıda bulunuyor. Türkiye'de güzel şeyler de oluyor. "
Gelen bir mailden. Uzun ama okumanızı rica ederim...
"Doğrular yenilir fakat yıkılmaz!
Bizim gazete onun "Doğrular yenilir fakat yıkılmaz" tavrından yola çıkarak "Roche Skandali" haberlerini yapmıştı. VATAN ile birlikte muhabiri Emine Algan da yılın gazetecilik ödülünü, haklı olarak almıştı.
Hatırlayınız. Olay şuydu:
Ecza deposunda kutusu 88 milyon liraya satılan bir kanser ilacı, devletin SSK hastanelerine 230 milyon liradan satılıyordu. Bu ilacı üreten şirket dünyanın en büyük firmalarından biri olan ve Türkiye'de de fabrikası bulunan Roche'tu.
Kimya mühendisiydi, Roche'ta çalışıyordu. Çalışkandı, başarılıydı.
Satış şefi olmuştu, sonra kademesi yükseltilmiş, bölge müdürü yapılmıştı. Daha sonra da satış idaresi müdürlüğüne getirilmişti. Çok iyi kazanıyordu.Özel sektör zaten devletten yüksek ücret öderdi. Roche'taki ücretler de özel sektör ortalamasının çok üzerindeydi. Dolasıyla o, "imtiyazlılar
sınıfı" içinde yer alıyordu.
***
Vicdanını mühürler... Susabilirdi. 3 maymunu oynayabilirdi.
Bu ülkede yüzde 95'in yaptığı gibi "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın..." diyebilir, "şirketim 88 milyon liralık ilacı devlete 230 milyon liradan satıyor. Devlet enayi olup almasın..." diye
düşünebilirdi.
Yapmadı. Vicdanını mühürlemedi.
"Yapma" dediler. "İşinden olursun" diye tehdit ettiler. Susması için 3 milyon sonra da 5 milyon dolar teklif ettiler.
Susmadı, açıkladı.
"Devlet soyuluyor" diye mahkemeye başvurdu. VATAN gazetesi de yazdı.
İşine son verdiler. 18 yıl çalışmıştı, Roche'tan attılar. İşsiz kaldı.
Roche büyük bir şirketti. Etkiliydi. Diğer ilaç şirketleri de korkudan ona iş vermedi.
Doğruluğunun, dürüstlüğünün bedelini ona pahalıya ödetiyorlardı.
Başka doğrulara örnek olmasın diye onun burnunu kırmaya kararlıydılar.
***
"şirket içindeki fiyat stratejisine ilişkin uygulamaları yargıya duyurma" tehdidiyle kendine çıkar sağlama peşinde olduğunu iddia ettiler. Ayrıca kendisine ücret olarak ödenen 113 milyar lirayı da geri isteyen bir dava daha açtılar.
2 yıl sürdü mahkeme.
Bu hafta sonuçlandı.
Hakim Ali Yiğin, onu haklı bulmuştu, Roche şirketini ona 450 milyar TL ödemeye mahkûm etti. Bu dürüst adamın adı, Veysi Mungan'dı.
Doğrular yenilir. İşten atılır, ekmeğinden olur, fakat yıkılmaz.
Veysi Mungan kavga verdi, yıkılmadı. Kazandı. şu anda bir başka mahkemede Roche şirketine karşı açılmış bir davada, yanlış belgelerle fahiş ilaç fiyatı alma, rakip firmanın eşdeğer ilaçlarına ruhsat almasını engelleyerek rekabeti yok etme, biyoteknik ilaçlarda SSK ihalelerini hep kazanan
"ecza deposu tekeli" yaratma ve SSK ihalelerine "şike şartname dikte etme" yol ve yöntemlerinin nasıl çalıştığını anlatıyor. Yargının, temiz topluma ulaşmaktaki çabalarına katkıda bulunuyor. Türkiye'de güzel şeyler de oluyor. "