by tulkastor » Sun Jan 22, 2006 5:21 am
Telimtor,ay ışığının aydınlattığı yolda ilerlerken karamsar düşünceler içindeydi,Saklı şehir de casusuların olama ihtimali onu derinden sarsmıştı,ona hep ne kadar güçlü olduğundan ve olacağından bahsetmişlerdi,babası ve ustaları ondan hep çok şey beklediklerini dile getirmişti.Büyüye ve savaşçılık sanatına dair beceresi ile her zaman övgü toplamıştı,çünkü bu ikisini aynı anda bu kdar iyi yapabilen çok az kişi çıkmıştı ve üstelik kendisini ve ustalarının bile anlayamadığı bir şekilde elementlerle arasında garip bir bağ vardı ,su,ateş,hava ve topraği hissedebiliyor,onları nasıl kullanabileceğini istemeden anlıyordu,işte bu sebeplerde halkı herzaman ondan çok şey beklemişti ve oda beklentilerini karşılayabilecek bir fırsat için dua edip durmuştu,ama o fırsat geldiğinde,şimdi,kendinden emin olamadığını farketti.Yüzyıllardır saklı şehirdeN kimse dış dünyayı kimse görmemişti ve onun hakkında bildiği yegane şey ırklarıydı ama yinede onları nasıl ayırt edeceğini bilmiyordu ve işte onu en çok korkutan buydu sürekli kara kraliçenin korkusuyla o kadar uzun yaşamışlardı ki onun dışıında tüm dış dünyayı unutmuşlardı...işte böyle düşünceler içindeyken çalılıkların kıprıdandığını hissetti ve kendine bu kadar dikkatsiz olduğu için lanet okuyarak otarafa döndü..Çalılıklardan çıkan adam -tam olarak hangi ırktan olduğunu anlayamamıştı-ona doğru öfkeli bir yüz ifadesiyle yürüdü birbirlerini sonsuzluk kadar uzun bir süre süzdüler,sonra adamın gözlerindeki öfke arttı ve
'sen bir derebeysin değilmi?pis zalim aşağılk bir derebey'dedi,Telimtor şaşkındı
'neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrim yok,ama bela istemiyorum'
Bu sefer şaşırma sırası Elros'ta idi,bu ne biçim bir derebeydi,muhafızları yoktu ve şimdi de bela istemediğini söylüyordu bu bir derebeyin yapcağı türden bir şey değildi,
'Peki nesin o zaman?'dedi
'basit bir yolcu'diye cevapladı telimtor 've izin verirsen yoluma devam etmek istiyorum'
Tam onlar bunları konuşurken at nallarını sesi ve tekerlek gıcırtıları duyuldu,ikiside dikkatsizliklerine aynı anda lanet okudu,ama artık çok geçti saklanmak için ve elros şüpheye düşmüştü 'işte'diye düşündü'o bir derebey,muhafız alayı biraz geriden takip ediyormuş',ahh nekadar aptalım...'
karşılarına yirmi kadar zırhlı adam çıkmıstı ve ortalarındada araba wardı adamlardan öndeki üzerinde siyah bir kuş simgesi olan bir sancak taşıyordu adamların başı olduğu belli olan birisi,
'Lord Derek adına yoldan çekilin yada ölün 'dedi
Telimtorun yanındaki adam baktı ve onun içinde büyüyen öfkeyi ve hüznü hissetti bunun nasıl olduğunu anlamamıştı ama sanki onunla arasında bir an için bir bağ olmuştu ve aynı anda Elrosunda ona bakmakta oluğunu farketti ve gözlerinde aynı şaşkın ifade wardı elros zırhlı adama döndü ve
'bu kafeste kimleri taşıyorsunuz' dedi
adam kuru bir kahkaha attı ve
'sadece bir kaç köylü kız,lord derek'in can sıkıntısı için,şimdi çekilin yolumuzdan sizi küçük sıçanlar'dedi
Elros tereddütle Telimtora baktı onun amacını ve kim olduğunu anlayamaıştı,ama ona bakınca şaşkınlıktan dili tutuluyodu az daha az önce kahrengi olan gözleri-aklarıda dahil olamak üzere-içten yanan mavi alevler gibi parlıyordu,telimtor,derinden gelen bir sesle
'suçları neydi' dedi.elros adam yerine cevap verdi;
'Yaşamak
elros bunları söylediği anda,adamların lideri çığlığı bastı boydan boya alevlerle kaplanmıştı vücdu,ve sonra Telimtor'un kılıcını çekip atını ileri sürerek admalra daldığını seyretti daldığınıı gördü ve elros da hemen peşinden atıldı...dövüş başlamıştı......
Telimtor,ay ışığının aydınlattığı yolda ilerlerken karamsar düşünceler içindeydi,Saklı şehir de casusuların olama ihtimali onu derinden sarsmıştı,ona hep ne kadar güçlü olduğundan ve olacağından bahsetmişlerdi,babası ve ustaları ondan hep çok şey beklediklerini dile getirmişti.Büyüye ve savaşçılık sanatına dair beceresi ile her zaman övgü toplamıştı,çünkü bu ikisini aynı anda bu kdar iyi yapabilen çok az kişi çıkmıştı ve üstelik kendisini ve ustalarının bile anlayamadığı bir şekilde elementlerle arasında garip bir bağ vardı ,su,ateş,hava ve topraği hissedebiliyor,onları nasıl kullanabileceğini istemeden anlıyordu,işte bu sebeplerde halkı herzaman ondan çok şey beklemişti ve oda beklentilerini karşılayabilecek bir fırsat için dua edip durmuştu,ama o fırsat geldiğinde,şimdi,kendinden emin olamadığını farketti.Yüzyıllardır saklı şehirdeN kimse dış dünyayı kimse görmemişti ve onun hakkında bildiği yegane şey ırklarıydı ama yinede onları nasıl ayırt edeceğini bilmiyordu ve işte onu en çok korkutan buydu sürekli kara kraliçenin korkusuyla o kadar uzun yaşamışlardı ki onun dışıında tüm dış dünyayı unutmuşlardı...işte böyle düşünceler içindeyken çalılıkların kıprıdandığını hissetti ve kendine bu kadar dikkatsiz olduğu için lanet okuyarak otarafa döndü..Çalılıklardan çıkan adam -tam olarak hangi ırktan olduğunu anlayamamıştı-ona doğru öfkeli bir yüz ifadesiyle yürüdü birbirlerini sonsuzluk kadar uzun bir süre süzdüler,sonra adamın gözlerindeki öfke arttı ve
'sen bir derebeysin değilmi?pis zalim aşağılk bir derebey'dedi,Telimtor şaşkındı
'neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrim yok,ama bela istemiyorum'
Bu sefer şaşırma sırası Elros'ta idi,bu ne biçim bir derebeydi,muhafızları yoktu ve şimdi de bela istemediğini söylüyordu bu bir derebeyin yapcağı türden bir şey değildi,
'Peki nesin o zaman?'dedi
'basit bir yolcu'diye cevapladı telimtor 've izin verirsen yoluma devam etmek istiyorum'
Tam onlar bunları konuşurken at nallarını sesi ve tekerlek gıcırtıları duyuldu,ikiside dikkatsizliklerine aynı anda lanet okudu,ama artık çok geçti saklanmak için ve elros şüpheye düşmüştü 'işte'diye düşündü'o bir derebey,muhafız alayı biraz geriden takip ediyormuş',ahh nekadar aptalım...'
karşılarına yirmi kadar zırhlı adam çıkmıstı ve ortalarındada araba wardı adamlardan öndeki üzerinde siyah bir kuş simgesi olan bir sancak taşıyordu adamların başı olduğu belli olan birisi,
'Lord Derek adına yoldan çekilin yada ölün 'dedi
Telimtorun yanındaki adam baktı ve onun içinde büyüyen öfkeyi ve hüznü hissetti bunun nasıl olduğunu anlamamıştı ama sanki onunla arasında bir an için bir bağ olmuştu ve aynı anda Elrosunda ona bakmakta oluğunu farketti ve gözlerinde aynı şaşkın ifade wardı elros zırhlı adama döndü ve
'bu kafeste kimleri taşıyorsunuz' dedi
adam kuru bir kahkaha attı ve
'sadece bir kaç köylü kız,lord derek'in can sıkıntısı için,şimdi çekilin yolumuzdan sizi küçük sıçanlar'dedi
Elros tereddütle Telimtora baktı onun amacını ve kim olduğunu anlayamaıştı,ama ona bakınca şaşkınlıktan dili tutuluyodu az daha az önce kahrengi olan gözleri-aklarıda dahil olamak üzere-içten yanan mavi alevler gibi parlıyordu,telimtor,derinden gelen bir sesle
'suçları neydi' dedi.elros adam yerine cevap verdi;
'Yaşamak
elros bunları söylediği anda,adamların lideri çığlığı bastı boydan boya alevlerle kaplanmıştı vücdu,ve sonra Telimtor'un kılıcını çekip atını ileri sürerek admalra daldığını seyretti daldığınıı gördü ve elros da hemen peşinden atıldı...dövüş başlamıştı......