umarım bu birbirinden kopuk olan metinleri gerçek bir romanda kullanabilir ve keyifle okunacak bir eser ortaya çıkarabilirsin. bence yapman gereken bu ve eğer bu metinlerde pek kullanmadığın kurgu ve tasvir kısımlarını kotarabilirsen çok başarılı olacağından eminim.
Özellikle böyle bir sıraya dizilmelerinin bir nedeni var. Dikkat ettiyseniz her bir hikayeden sonra dünyanın konsepti hakkında daha fazla bilgi alıyorsunuz. Burock'un bahsettiği eksik olan kurgu da zaten son hikayede tamamlanıyor ama tadı kaçmasın diye daha fazlasını söyleyemem.
Bu hikayeleri büyük hevesle "Yazarız!" dediğimiz oyunun corebook'unun içine en başta ve en sonda olacak şekilde serpiştirecektik. O yüzden asla bir roman olmayacaklar ne yazıkki. En fazla kahramanları bu karakterler olan bir roman olur.
Esinlenme ksımına gelince... Zaten yaratmaya çalıştığımız dünya daha çok bir kokteyl gibi. Etraftaki hoşumuza giden şeyleri aldık, kafamızdaki size çok bahsetmediğim bir konsepte oturttuk ve istediğimiz yönlerini kırpıp değiştirdik. Bu tıpkı karışık meyva suyunu içip,
"hmm bunun içinde portakal, vişne çilek ve tam anlamadığım başka meyveler var ama tadı gerçekten çok güzel"
demek gibi bir şey. Kısacası farklı eserlerden, filmlerden ve kitaplardan beğendiğimiz şeyleri bir araya getirdik. Özgün olmaktan önce güzel bir şey yapmaya önem verdik. Ama içinde bize özgün şeyler de yok değil.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
WizardofQuarks hatırlattı ve nihayet bitti. 5 hikayelik seri tamamlandı. Böylece başından beri eksik olan kurgu da son halini almış oldu.
5. hikaye en güzel hikaye değil, ama kendisinden önceki 4 hikayeye bir anlam katıp onları daha güzel bir hale getiriyor.
Hale, Deniz, Vacheron ve Gülşah dünyamızın arka planında yeni kurulmuş ama oldukça ümit vaad eden, güçlü bir ekip. Ve bu onların hikayesi.
Ayrıca bu hikayede Süleyman'ı da tanımış oluyorsunuz.
Eğer bu 5'li seriyi beğendiyseniz, henüz yazmadığım ama tüm hikayesi aklımda olan Deniz, Vacheron, Hale ve Gülşah'ın devam hikayelerini de yazıp burada sizlerle paylaşabilirim.
Ayrıca yazdığım diğer pek çok hikayeyi de sizlerle çok yakında Bogus'un hikaye çadırı altında paylaşmayı düşünüyorum...
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Böyle olacağını aklımın ucundan bile geçirmemiştim ama gerçekten harika olmuş. Eğer niyetliysen gerçekten de devamını yaz derim. Hatta ne yalan söyleyeyim, elimden gelen yardımı da yaparım.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Çok teşekkür ederim Lord Necros.... Yazdıklarımı beğenmeniz bana gerçekten ilham veriyor. Ama başka okuyanlar da varsa ricam beğenmeseler dahi burada bir iki yorum yapsalar çok iyi olur.
Ã?ünkü amatör olarak yazdığım bu hikayelerden keyif alacak bir kitle bulmak çok zor ve genelde yakın arkadaşlarım dışında kimseye okutamıyorum. Bu site bu konuda bir vesile olmuş oldu.
Lütfen eleştirilerinizi kendinize saklamayın.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Hikayeleri beğenmen beni gerçekten çok sevindirdi Efla. Ruhlar Savaşı'ndan önce Ruhlular'ın Monologları'nı okuman çok iyi olmuş. Böylece Ruhlar Savaşı'ndan daha çok keyif alacaksın diye düşünüyorum.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>