In the Depths of Avarice (Oyun)
In the Depths of Avarice (Oyun)
Yakın bir kasabada dinlenen grubumuzu, Valmour isimli bir soylu, kendisine yardım etmesi için çağırmıştı. Kahramanlarımız yola çıkalı 1 gün oluyordu.
Akşam saatleriydi. Hava karanlık ve bulutluydu, yağdı yağacak denen yağmur kasvetli bir hava yaratmıştı.
Etrafta bulunan tek tük ağaçlar kalın gövdeleri ve ince yapraklarıyla fırtınalı havalara alışık gibi duruyordu.
Dün yağmış olan sağanak yağmur, toprak zemini çamur haline getirmişti.
Bu karanlık ve puslu havada kahramanlarımız çamura bata çıka "Tessaunt's Folly" isimli madene doğru yürüdüler.
Hava ne kadar karanlık ve iç karartıcı olsa da birazdan kaşılaşacakları maden girişinin durumu kadar iç karartıcı olamazdı.
Maden girişini yaklaştıklarında güneyde terkedilmiş maden kasabasının yıkıntılarını ve hemen kasabanın yakınındaki elma ağaçlarını gördüler.
Maden girişinde yaklaşık 4 kişi kapasiteli 10 tane çadır bulunmaktaydı, çadırların durumu iyi gözüküyordu, fakat etrafındaki madencilerin gözlerini korku kaplamıştı.
Kahramanlarımız yaklaşır yaklaşmaz madencileri korumakla görevli iki asker yanlarına yaklaştı, ve içlerinden bıyıklı olanı.
- ne için geldiniz buraya?
diye sordu.
Akşam saatleriydi. Hava karanlık ve bulutluydu, yağdı yağacak denen yağmur kasvetli bir hava yaratmıştı.
Etrafta bulunan tek tük ağaçlar kalın gövdeleri ve ince yapraklarıyla fırtınalı havalara alışık gibi duruyordu.
Dün yağmış olan sağanak yağmur, toprak zemini çamur haline getirmişti.
Bu karanlık ve puslu havada kahramanlarımız çamura bata çıka "Tessaunt's Folly" isimli madene doğru yürüdüler.
Hava ne kadar karanlık ve iç karartıcı olsa da birazdan kaşılaşacakları maden girişinin durumu kadar iç karartıcı olamazdı.
Maden girişini yaklaştıklarında güneyde terkedilmiş maden kasabasının yıkıntılarını ve hemen kasabanın yakınındaki elma ağaçlarını gördüler.
Maden girişinde yaklaşık 4 kişi kapasiteli 10 tane çadır bulunmaktaydı, çadırların durumu iyi gözüküyordu, fakat etrafındaki madencilerin gözlerini korku kaplamıştı.
Kahramanlarımız yaklaşır yaklaşmaz madencileri korumakla görevli iki asker yanlarına yaklaştı, ve içlerinden bıyıklı olanı.
- ne için geldiniz buraya?
diye sordu.

Re: In the Depths of Avarice (Oyun)
Vahşi ve kibar, bir araya gelmesi neredeyse imkansızmış ghibi gözüküyordu, ama bu şekilde attığı iki adımla arkadaşlarının önüne geçmişti. Üzerindeki inci girisi - kırmızı işli cübbe neredeyse dalgalanmamıştı bile. Omzunda kocaman gözleri yabancı ama şirin bir şekilde bakan küçük bir baykuş tünemişti. Baykuşun hemen yanında onun tüylerinin renginde ve bir o kadar yumuşak gür, kıvırcık, uzun saçlar dökülüyordu. Safir mavisi gözleri hafifçe kısılmıştı. Elleri belinde asılı ve daha çok bir süs gibi gözüken ufak kılıçtan uzaktaydı. Özellikle tehditkar davranmıyordu.
Kaşları hafifçe çatılmıştı, burnun üzerindeki kaş arasında yüzündeki ciddi ifadesini destekleyen minik bir kırışık vardı. Konuştuğunda sıradan sessi kendinden emindi.
"Valmour'u görmek için geldik. Bizi kendisi çağırdı!"
Kaşları hafifçe çatılmıştı, burnun üzerindeki kaş arasında yüzündeki ciddi ifadesini destekleyen minik bir kırışık vardı. Konuştuğunda sıradan sessi kendinden emindi.
"Valmour'u görmek için geldik. Bizi kendisi çağırdı!"

Re: In the Depths of Avarice (Oyun)
Eldon:Androner wrote:Kahramanlarımız yaklaşır yaklaşmaz madencileri korumakla görevli iki asker yanlarına yaklaştı, ve içlerinden bıyıklı olanı.
- ne için geldiniz buraya?
diye sordu.
"Sakin ol evladım, gergin gördüm seni. Geleceğimiz önceden bildirilmedi mi size?" Bıyıklı muhafızın yanına giderek, aşağı eğilmesini işaret ederek, güya kulağına fısıldar: "Bizler madendeki -ismilazımdeğil- canavarını öldürmeye gelen kahramanlarız!" der.
.
Mark
Code: Select all
Mark Perception Check 1d20 + 22 = 10 + 22 = 32 (başarılı)
Peren gözlerini kampa doğru çevirdiğinde, maden işçilerinden birinin kendilerine doğru göz ucuyla bakarak, elindeki ince bir teli parmakları arasında çevirdiğini gördü. Adamın başındaki kapşon, yüzünün sadece ön kısmını gösteriyordu. gördüğü kadarıyla ağzının çevresinde sakalları olan bir insan erkeğiydi bu.
Omzunda asılı duran baltasının kabzasını kavradı. Etrafına bakındı. Gerindi. İşin uzamasını istemiyordu. "Ã?abuk bitirinde midem bir şeyler görsün." diye homurdandı dev. Gözleri parıldayarak elma ağaçlarına bakıyordu.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Onu gözden kaybetmeden, elma ağacına doğru yürüdü.
Gevşek gülümsemesi hala suratında duruyordu, ve ağaca ulaştığında ortalıktan kayboldu. (Stealth)
Avına doğru yol almaya başladı.
Gevşek gülümsemesi hala suratında duruyordu, ve ağaca ulaştığında ortalıktan kayboldu. (Stealth)
Avına doğru yol almaya başladı.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Peren grubun arka tarafından ağaçlara doğru yönlenmişken üzerine kahverengi deri bir tünik giymiş, yaklaşık 30 yaşlarında düz uzun saçlı ve yorgun bakışlı bir adam gelir.
Bıyıksız olan koruma, Faelha'nın dediğine karşılık olarak
- Efendi... Valmour da teşrif ediyorlar zaten dedi.
Bıyıklı olan ise küçük gnome'un sözlerini hafif bir neşeyle karşılayarak
- ıhıh, mutlaka öyledir küçük bey dedi.
Lord Valmour, maceracılarımıza yaklaştı, ve onları önce süzmeye başladı,
sonra hepsine ufak bir reverans yaparak isimlerini anarken yüzlerine baktı.
Faelha, Eldon, Liero, Kragan, Bombadur veee... hah Peren siz de burdasınız. yorgun olduğunuzu bilyorum ama bir yere gitmeyip beraber kalırsak daha iyi olur.
Gelin şimdi çadırımıza gidelim konuşmamıza orda devam ederiz.
Illyra
Bıyıksız olan koruma, Faelha'nın dediğine karşılık olarak
- Efendi... Valmour da teşrif ediyorlar zaten dedi.
Bıyıklı olan ise küçük gnome'un sözlerini hafif bir neşeyle karşılayarak
- ıhıh, mutlaka öyledir küçük bey dedi.
Lord Valmour, maceracılarımıza yaklaştı, ve onları önce süzmeye başladı,
sonra hepsine ufak bir reverans yaparak isimlerini anarken yüzlerine baktı.
Faelha, Eldon, Liero, Kragan, Bombadur veee... hah Peren siz de burdasınız. yorgun olduğunuzu bilyorum ama bir yere gitmeyip beraber kalırsak daha iyi olur.
Gelin şimdi çadırımıza gidelim konuşmamıza orda devam ederiz.
Illyra
Code: Select all
Adamın ciddi bir şekilde endişeli olduğunu fark ettin. ayrıca sizin gibi ödül avcısı bir gruba da güvenmiyor fakat zor durumda kalmış.
Valmour Elf'e yan bir bakış attıktan sonra çadıra girdi, elf ve korumalar hariç diğerleri de onu takip ettiler.
"daha önceden gönderdiğim mesajla buraya çağırdığım savaşçıyla tanışmanızı istiyorum, görevinizde sizinle beraber olacak" dedi ve içerideki Goliath savaşçıyı (agreon) gösterdi.
çadırın içi, kahramanlarımızın bildiği diğer çadırlara göre lüks sayılırdı. çadırdaki ufak dolap, Valmour'un eşyalarını toparlıyordu. Ayrıca bir yer masası vardı üzerinde bir kısım kağıtlar bulunmaktaydı. çeşitli hayvan derilerinden yapılmış 2 yatak gayet rahat görünüyordu.
erafta bir kaç minder vardı. Valmour kahramanlarımız çadıra girdikten sonra çadırın girişini kapattı ve aceleyle konuşmaya başladı
"geldiğiniz için tanrılara şukrediyorum"
"bir kaç gün önce bir grup işçiyi madenin alt kısımlarında kaybettim, onları bulması için gönderdiğim kurtarma grubu da aynı şekilde herhangi bir iz bırakmadan kayboldu. Onlar iyi adamlar, bir çoğunun ailesi var. ve şimdi diğer madenciler aynı akıbetin başlarına geleceği korkusuyla çalışmayı reddediyorlar. yardımınıza ihtiyacım var.
Madene gidin ve içeride kalan 2 grup işçiyle konuşup grupların akıbetini öğrenin. Madende dikkatsizlikten dolayı bir kazaya maruz kaldılarsa diğerlerinin korkması gereken bir şey yok demektir."
Masanın üzerindeki kağıtları kurcaladı ve bir harita çıkarıp Illyra'ya verdi.

Devrimk
"daha önceden gönderdiğim mesajla buraya çağırdığım savaşçıyla tanışmanızı istiyorum, görevinizde sizinle beraber olacak" dedi ve içerideki Goliath savaşçıyı (agreon) gösterdi.
çadırın içi, kahramanlarımızın bildiği diğer çadırlara göre lüks sayılırdı. çadırdaki ufak dolap, Valmour'un eşyalarını toparlıyordu. Ayrıca bir yer masası vardı üzerinde bir kısım kağıtlar bulunmaktaydı. çeşitli hayvan derilerinden yapılmış 2 yatak gayet rahat görünüyordu.
erafta bir kaç minder vardı. Valmour kahramanlarımız çadıra girdikten sonra çadırın girişini kapattı ve aceleyle konuşmaya başladı
"geldiğiniz için tanrılara şukrediyorum"
"bir kaç gün önce bir grup işçiyi madenin alt kısımlarında kaybettim, onları bulması için gönderdiğim kurtarma grubu da aynı şekilde herhangi bir iz bırakmadan kayboldu. Onlar iyi adamlar, bir çoğunun ailesi var. ve şimdi diğer madenciler aynı akıbetin başlarına geleceği korkusuyla çalışmayı reddediyorlar. yardımınıza ihtiyacım var.
Madene gidin ve içeride kalan 2 grup işçiyle konuşup grupların akıbetini öğrenin. Madende dikkatsizlikten dolayı bir kazaya maruz kaldılarsa diğerlerinin korkması gereken bir şey yok demektir."
Masanın üzerindeki kağıtları kurcaladı ve bir harita çıkarıp Illyra'ya verdi.

Devrimk
Code: Select all
Adamın çok endişeli olduğunu görüyorsun, kayıp madenciler için gerçekten üzgün.
Illyra, Dwaxer
Code: Select all
Adamın çok endişeli olduğunu görüyorsun, kayıp madenciler için gerçekten üzgün. Fakat onların bulunmasını istemesinde farklı sebepler olduğunu hissettin.
Mark
Code: Select all
Takip ettiğin adam bir kaç kişiyle beraber ateşin başında oturup aralarında bir şeyler konuşuyorlar ama duyamadın. arada bir sizin olduğun tarafa göz ucuyla bakıyorlar. adam teli cebine koydu.
Faelha elindeki haritayı dikkatle inceliyordu. Bir yandan odada küçük adımlarla yürüyordu. Omzundaki baykuşta kafasını haritaya doğru uzatmış merakla bakıyordu - muhtemelen kağıdı yemek olarak düşünmüştü . Baykuş haritanın kenarını ısırmak için gagasını uzattığında, Faelha hartiayı çekti.
Hartia ile odada gezinirken Valmour'a arkasını dönerek Eldon'un yüzüne baktı. Ona dışarıda özel konuşmak istediğini söylemek istiyordu, ama Valmour'u şüphelendirmemek için ağzını açamamıştı. Bu yüzden anlamasını umarak gözlerini kocaman açtı ve bir Eldon'a bir de çadırın kapısına baktı. Dudaklarından ses çıkmadan kıpırdattı - anlamasını umuyordu.
"Dı-şa-rı-da"
Hartia ile odada gezinirken Valmour'a arkasını dönerek Eldon'un yüzüne baktı. Ona dışarıda özel konuşmak istediğini söylemek istiyordu, ama Valmour'u şüphelendirmemek için ağzını açamamıştı. Bu yüzden anlamasını umarak gözlerini kocaman açtı ve bir Eldon'a bir de çadırın kapısına baktı. Dudaklarından ses çıkmadan kıpırdattı - anlamasını umuyordu.
"Dı-şa-rı-da"

Valmour bitkin bir halde bir süre durduktan sonra. "Hazırlıklarınızı tamamladıktan sonra madene girebilirsiniz. Yanlız fazla oyalanmayın. Madendeki işçilerin bir kısmı x ile işaratlenen yerde, öbür kısmı da x işaretleli yerin sağ üst kısmındaki bölgedeler."
sonra grubumuzun dışarı çıkmasını beklemeye başladı.
sonra grubumuzun dışarı çıkmasını beklemeye başladı.

Kız rahat bir befes vermişti. Haritayı özenle rulo yaparak belindeki çantaya koydu ve Valmour'a döndü.
"Hazırlanmamız uzun sürmez. En kısa zamanda madende olacağımıza emin olabilirsiniz."
Valmour'a kibar bir selam verdikten sonra kılıcının kabzasını tutarak rahat gözüken adımlarla çadırın dışında çıktı, konuşmannın kimse tarafından duyulmayacağı kadar bir mesafe yürüdüten sonra arkadaşlarını beklemeye başladı. Yüzünde endişeli bir ifade vardı.
"Hazırlanmamız uzun sürmez. En kısa zamanda madende olacağımıza emin olabilirsiniz."
Valmour'a kibar bir selam verdikten sonra kılıcının kabzasını tutarak rahat gözüken adımlarla çadırın dışında çıktı, konuşmannın kimse tarafından duyulmayacağı kadar bir mesafe yürüdüten sonra arkadaşlarını beklemeye başladı. Yüzünde endişeli bir ifade vardı.

