Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: hayriucok
    Bugün: 0
    Dün: 0
    Toplam: 33791

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 35
    Üye: 0
    Toplam: 35

    FrpWorld.Com :: Başlık görüntüleniyor - 10 Cümlelik Öyküler
    SSS  |  Arama  |  Üye Listesi  |  Kullanıcı Grupları   |  Kayıt   |  Profil  |  Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın  |  Giriş

     10 Cümlelik Öyküler Sonraki başlık
    Önceki başlık
    Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder
    Yazar Mesaj
    catboy
    Alt Admin
    Alt Admin





    Kayıt: Jan 19, 2007
    Mesajlar: 4126
    Konum: Izmir

    MesajTarih: Prş Ekm 20, 2011 5:21 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Evet, arkadaşlar. Uzun zamandır Ocakbaşı Hikayeleri'nde yeni bir şey yapmayı planlıyordum, bugüne kısmetmiş. Bakalım 10 cümleden nasıl hikayeler ortaya çıkartabileceğiz, bunu göreceğiz. Belli bir konu yok, zaten 10 cümleden en fazla ya bir tasvir ya da bir anı anlatacak kadar yer bulanabilir gibime geliyor ama tabi uzun cümle yazma konusunda ve özellikle virgül işaretini yerinde kullanmasını bilen için 10 cümleden de gayet şaheserler çıkartabilir diye düşünüyorum.

    Öncelikle ben yakın zamanda da yazdığım kısa bir öykümü daha da kısaltarak 10 cümleye kadar düşürerek açılışı yapmak istiyorum. Bakalım ortaya iyi bir şey çıkartabilecek miyim?


    Uyumak için kendine uygun bir mekân arıyordu. Onun için uykunun geri dönüşü yoktu; çünkü yaşama amacı neyse onu ya yapmış ya da en azından yapmak için çaba sarf etmişti.

    Ben de elimi ona doğru uzattım. Amacım korkutmak ya da zarar vermek değildi; tam tersine son anlarını daha rahat ve huzurlu bir ortamda geçirmesini sağlamak istiyordum.

    Bir süre sonra elime yaklaştı ve sol işaret parmağıma tırmandı, ucuna varınca durdu. Kanatlarını çekti, antenlerini eğdi. Uyumak için kendine uygun bir yer bulmuştu sonunda.

    Huzuru bozulmasın diye dakikalarca ayakta bekledim. Boşta kalan sağ elimle başını sıvazlamak istedim bir an, ama ya parmağımdan düşerse ya da tedirgin olup kaçarsa diye vazgeçtim ve sevgi gözlerle onu izlemeye devam ettim. Ta ki parmağımda uykuya yatana dek güvenin rahat etmesini sağladım.


    En son catboy tarafından Pts Ekm 24, 2011 8:02 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et
    Illyra
    Forum Yöneticisi





    Kayıt: Jan 25, 2005
    Mesajlar: 2415
    Konum: Ebon Hold

    MesajTarih: Prş Ekm 20, 2011 7:24 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Aslında çok güzel bir fikir, senin anlatımını da çok beğendim Smile

    Ama bende şöyle bir şeyler yazım, bakalım sen ne diyeceksin...


    Ona her baktığımda, içimden, ruhumdan asla eksilmeyen bir şeyler hissediyorum, ki sanırım bu kişiliğimin bir parçası oldu; beni ben yapan bir şey. Derin kahverengi gözleri, her zaman gülümsemeye hazır dudağının kıvrık kenarları, çoğu zaman hüzünlü çoğu zaman masum ifadesi...

    Buna rağmen bu güzel şeylerin arkasında bana göstermediği bir yüzü olduğunu biliyorum, sert, erkeksi tarafı; kaşlarını çatıp bakması, attığı savaş naraları ve ya "Sor gitsin!" demesi. Aynı zamanda şakacı tavırlarının altında kilitlediği o üzütnüleri, acıları şöyle bir kenardan da olsa dokunduğum için biliyorum. Biliyorum ki belki de "O" hayatımda tanıştığım ve ya tanışacağım en muhteşem insan, en azından benim için öyle.

    Bana her dokunduğunda (kazayla ya da bilerek) aniden bütün dünya etrafımda dönmeye başlıyor, avuç içlerim karıncalanıyor, dizlerim titriyor, ağzımdan tek bir kelime çıkamayacak kadar heyecanlanıyorum. Yüzüne baktığımda benimle aynı hisleri paylaştığını anlıyorum, işte o zamanlar, yeryüzündeki en mutlu varlık ben oluyorum.

    Birbirimizden asla ayrılmayacğız, kutsal bir gece de buna yemin ettik; ıssız dağların gölgesinde ve vadinin sessizliğinde, ay ışığını yansıtan gümüş bir gölün kıyısında, ellerimiz ve gözlerimiz kenetlenmiş bir şekilde... Dünyanın bütün kötülükleri, bütün orduları ve ya cehennemin sonsuz ateşinden gelen sinsi şeytanlar bizi ayırmaya çalışabilirlerdi ama bu beyhude bir çaba olurdu; çünkü ikimizin (sadece kalbimizde değil) ruhumuzda yaşayan aşkımız hepsinden daha güçlü bir bağla, bizi hepsinden üstün kılıyordu.

    Yıllar geçti, hala ona bakınca aynı şeyleri hissediyorum, onun da bana baktığında aynı şeyleri hissettiğini biliyorum; mekanımız farklı olsa da, ikimiz de değişmedik, o gecede, savaşın eşiğinde elleri kenetli fısıltıyla yemin eden iki gençtik, artık bir kral ve kraliçenin tahtında otursakta...

    _________________
    Image

    En son Illyra tarafından Cum Ekm 21, 2011 6:31 am tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Kayıt: Apr 10, 2004
    Mesajlar: 4422
    Konum: Ankara

    MesajTarih: Prş Ekm 20, 2011 10:57 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Hoş başlık olmuş catboy. Saol. Ve elinize sağlık ikinizin de. İşte benim ufak hikayem de böyle olsun:


    Aynı o hikayelerdeki gibi bir akşam üstüydü. hikayelerdeki güneş batarken, hikayelerdeki gibi kızıla boyanmıştı gökyüzü. Ancak gök gürültüsü bastırabilirdi metallerin birbirine çarpan sesini ve öyle de oldu. Merak etti tepeden bakarken; Ölenlerin çığlığını bastırdığı gibi, zafer şarkılarını da bastırabilecek miydi?

    Hikayelerdeki gibiydi aynı, yer kızıl, gök kızıl ve bitmek üzere olan zaferin arifesinde bir komutan izliyordu savaş alanını bir tepeden.Bu sefer farklıydı, hikayelerde hep kazanırdı anlatanlar yada sadece sağ kalanlar anlatacak kadar yaşayabilmişti. Bu sefer farklı bitiyordu hikaye belki, belki de başkasının hikayesiydi sadece .

    Yüreğini esir almış bir korku ama gözlerinde korkunun dışarıya canlı çıkmasına izin vermeyen ateşler... Ölümün kekremsi kokusunu duyuyordu burnunda ama umut ona hem işkence ediyor hem de onu ayakta tutuyordu. Kaçamayacak kadar ağır olan gururunun altında ezilip bir mucize bekliyordu.



    -----------------------------

    Zaman zaman kafamda sadece sahne olarak oluşan şeyleri anlatmak için uygun bir yer olur aslında burası. Madem cümle sayımız kısıtlı cümlelerimizi biraz uzatıp yaplayalım dedim. Umarım beğenirsiniz.

    NOT: Hikaye olan kısımların yazı tiplerini siz de biraz büyütürseniz hem daha kolay okuruz hem de diğer metinlerden daha koaly ayırırız gibi geldi.

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Kayıt: Mar 12, 2004
    Mesajlar: 7109

    MesajTarih: Pts Ekm 24, 2011 2:02 am Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Bu arkadaşlar New York'ta duyduğum son cümlesi haricinde kesinlikle doğru son cümlesinin de doğru olduğu idda edilen bir öykü.

    Ailesinin yeni taşındığı evde annesinin yatağının üzerinde doğdu.
    Otoriter bir baba büyüttü onu.
    Gençken aşık oldu bir seferinde.
    İzin vermedi babası evlenemedi.
    Sonra o daha 20li yaşlarındayken öldü babası.
    Diğer iki kardeşi gibi oH da evlenemedi.
    Yıllar geçti, hem annesi hem o hem kardeşleri hem de ev yaşlandı.
    Önce annesinin sonra kardeşlerinin ölümünü izledi.
    En sonunda kendisi de doğduğu evde doğduğu yatağın üzerinde can verdi.
    Hala gezinirmiş hayaleti evde, buruk bir hayatın acısını hissederek içinde.

    _________________
    HARBE GİDEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder
    moonandstar
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Kayıt: Jan 30, 2012
    Mesajlar: 15

    MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2012 5:44 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Yürüyordu dağlı yollarda,birden karşısına çıktı bir ayı.Savaştı küçük dost ve dedi ki;"Yolda ölmekte var,ama sen dost ol benle"Ayı yoluna katıldı yürüdüler bir yılan çıktı karşısına ısırdı ayıyı.Çığlık attı küçük dost.Sonra attı kendini bir tepeden öldü can verdi.Ama ayı ölmemişti.Tabutunun yanında bekledi bekledi.Sonra ayıları da oldu o ayının,o ayı ölünce gömdü küçük dostun oğlu ayıyı hemde tam yanına babasının.

    BİRİ UĞRUNA ÖLMEKSE EĞER HAYAT,BEN ÖLMEYE VARIM.
    YA SEN?
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Kayıt: Mar 12, 2004
    Mesajlar: 7109

    MesajTarih: Pts Hzr 25, 2012 6:24 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Bir şarkı dinledi
    İnandı şarkının sözlerine
    Ayrıldı eşinden
    Bıraktı mesleğini
    Terk etti yaşadığı ülkeyi
    Yepyeni bir yaşam kurdu kendine
    Yeni bir ülkede yeni bir ev aldı
    Yeni arkadaşlar buldu
    Mutluydu hatta belki de
    Ama sonra yeni bir şarkı sözü duydu

    _________________
    HARBE GİDEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder
    moonandstar
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Kayıt: Jan 30, 2012
    Mesajlar: 15

    MesajTarih: Sal Hzr 26, 2012 1:25 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

    Bir ses duyuldu gecenin 3 buçuğunda.Biri geldi onun yanına yattı amansızca,korkmak ne demek ölecekti ama o hayaletiymiş aşkının öptü onu yanağından bir buse bıraktı ona gitmeden sonra atladı camdan canına kıydı.Hayaletiydi o bir hayalin hayaleti.Son kelimeler hep insanın dilinde dolanacağını düşünerek attı adam kıymak istedi canına.Ama sonra yine o buse çıka geldi ve dedi ki "Sakın benim için korkma sen gecenim ben senin suçlarını,gölgeleri örtbas ederim hayallerini süslerim ama benim arkamdan gelemezsin ben hiç doğmadım bu dünyaya merak etme.Ama sakın gelme peşimden"Sonra adam yıllar sonra biriyle evlenip yuva kurduktan sonra bir kız çocukları olur karısı doğumda ölür.Adam ağlayarak kızının yüzüne bakar ve ne görür o gördüğü hayaletin aynısıydı kız.Yüzünü yıkar ama değişen bir şey yok.Kız bir süre sonra evlenir yuva kurar o hayalet yine görünür adama "Ben öleceğim doğduğum zamanda"Kızı gecenin 3 buçuğunda vefat eder.
    Başa dön Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder
    Önceki mesajları göster:      
    Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder


     Geçiş Yap:   



    Sonraki başlık
    Önceki başlık
    Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
    Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
    Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
    Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
    Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
    Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyat? ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 y?l?nda kurulmu? olan sitemiz kullan?c? ve yöneticilerimizin katk?lar? ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmu?tur. Galerisi, indirilecekler k?sm?, akademisi, yazarlar? ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca ya?and??? bu diyara ho? geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyas?



    Powered By Mediatriple

    ilknokta.com Trk Fantazya Birlii
    Sitede bulunan yaz?, döküman ve di?er içerikler siteye ait olup ba?kalar? taraf?ndan kopyalanmas?, da??t?lmas? ya da ticari amaçla kullan?lmas? yasakt?r.
    Siteye yapm?? oldu?unuz katk?lar art?k frpworld.com'un mal? olup bunlar? yay?nlama ya da yay?nlamama hakk? site yöneticilerine aittir.

    PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
    Sayfa Üretimi: 0.18 Saniye