Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: enyxy
    Bugün: 1
    Dün: 2
    Toplam: 33643

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 374
    Üye: 0
    Toplam: 374

    Chultan Peninsula





    CHULTAN PENİNSULA*

    Önemsenmemiş bir bölge içinde, gelişmemişliğin hüküm sürdüğü, yaratıkların şehirlere göre değiştiği, ormanları, hastalıkları ve doğal vahşiliği bulunan Chultan Peninsula' da abartılmış farklı birkaç kültürü ve yılın yüzlerinde-yılların yüzlerinde (Hundreds of years) sahip olduğu, sıkı olan fakat azınlıkta kalan bir şehre-yönetime ve bölge yapısına sahiptir. Dünyanın izolasyonundan uzak, değişime uğramamış olan bu yerde, şehirlerin anahtarları [şehirlerin kültürel, yapısal, organizasyonları] sihirli bir şekilde gizlenmiş ve ateşli-laf kalabalığı yapmayı seven yaşlı gemicilerin yeri haline gelmiştir.

    Chultan Peninsula, iki ana ormanlar grubunun kapladığı bölgeye denmektedir. Bunlar batıda Chult ormanları (The Jungles of Chult) , doğu da ise Mhair ormanlarıdır. Mhair ormanlarının içinde ilk göze çarpan daima gözler altında olmasına rağmen gizemini koruyan Kara Ormanlar' (The Black Jungles)dır. Mhair' in batısında ise devasa büyüklüğüyle Chult Ormanları ve bu iki büyük ormanlar grubu arasındaki bölgede Tashalar, Samarach ve Thindol bölgeleri-yöreleri yer almaktadır.



    -"Gemiyle gitmek delilik!" Çoğu gemiciler Chultan Peninsula için böyle diyorlardı; ama bazen gerçek, bazende abartarak anlattıkları hazine hikayelerine gönül vererek içlerinden "Keşke büyük bir gemin ve birazda yüreğim olsaydı" demekten kendilerini alamıyorlardı Chultan Peninsula için"-

    - -Vahşi büyücü (WildMage) Bunises' in günlüğünden-

    Gizem değildir onun adı,
    Koşan hür atların adaşı,
    Kendiliğindendir yaradılışı,
    Vahşi ve hür Chult...

    -Bunises-

    ~CHULT~

    Nüfusu: 440,640 ( 264,384'ü insan %60, 88,128' i goblin %20, 44,064 kertenkele halkı(Lizardfolk) %10, 22,032 Vahşi Cüce (Wild Dwarf) %5, 17,626, pterafolk %4)

    Yönetim şekli(-leri): Kabilesel (kırsal ve tarımsal alanlarda), Teokrasi (Mezro şehri içinde)

    İthâlât: Besin maddesi, Kıymetli taşlar, Silahlar

    İhracat: Kürk, Kıymetli taşlar, Fildişi, Parfüm- Parfüm ham maddeleri

    Yönelim(Alignment): LN, CE, LG


    Chultan Peninsula' lı savurganlığı amaç edinmiş kimselerin bittiği Chult, saldırgan, vahşi canavarların, hantal dinozorların ve hastalıklı-gezilemez bataklıkları içinde bulunduran, dağlık-ormanlık bir bölge içinde asice varlığını sürdürmektedir. Dışarıya kapalı kabileler, hiddetli-vahşi goblin’ler ve yabancı yaratık halklarının sık sık uğradığı tehlikeli bir bölgedir. Bununla beraber Chult, genellikle Chultan Peninsula' da sözü edilen efsanevi zenginlikleri araştırmak için bu bölgeye gelen yeni başlamış, hırslanmış, bıkmış, yorulmuş, vazgeçmiş, yolunu kaybetmiş,... gezginleri içinde yaşatır(!).

    Bölge içinde etkin olan Ubtao inancı açıkça üstünlüğünü gösterir. Tanrısal vukuatlar ve düzenli bir yapı içindeki dinsel misyonerlik, Chult bölgesinde bu inancın etkisini bir baştan bir başa görülmesine neden olmaktadır. Ateşin Zirveleri [(Hırs Ateşinin Zirveleri*) (Peaks of Flames)] Ubtao inancının Faerûn üzerindeki tanrısal gücünün devamı için Chult bölgesi ve bu bölgedeki Mezro şehrinde etkin bir şekilde çalışmaktadır.

    Ubtao: Büyük güçte (Greater Power), (Alignment) "N", Üstün olduğu küreler: Plancılık (Planning), Bitki (Plant), Koruma(Protection), Scalykind(kastedilmek istenen kertenkele, dinozor gibi yaratıkların genelleme türünün ismidir.) Favori Silah: Tyranasarus (bir çeşit arka ayakları üzerinde yürüyen dinozor türü) kafasından yapılma ağır kazma (Heavy Pick). Sembol: Maze. Ona ait bilgi başlıkları: Yaratım, Ormanlar, Chult, Chultanlar, Dinozorlar.

    Ubtao’ nun Faerûn üzerindeki en etkin olduğu kısımlardan birisi bu bölge ve şehirleridir.

    Ubtao’ nun en kendini gösteren özelliklerinden bir diğeri ise dinozorların babası ( Dinosaurus’s Father) olarak adlandırılmasıdır. Buna binaen özellikle Chultan Peninsula bölgesindeki dinozorlara Ubtao’nun çocukları (Ubtao’s Childerens) denmesi bu iki sıfatsal lakabın hem yeryüzü, hem de tanrısal anlamda ne kadar özdeş olduğunu görmemizi sağlamaktadır. Kendine özgü gizemi ve karşı koyulmaz kuramları onu her zaman diğer tanrılardan ayran özelliği olmuştur. Lakin tarih güncelerini incelediğimizde ilk gözümüze çarpan yaptıklarının hiçbir dengeci, yıkıcı, yapıcı vb. tanrıların karışmamasıdır. Ubtao’ yu tarih içindeki yaptıkları ve yaptıklarının sonuçlarıyla ilerleyen kısımlarda inceleyeceğiz.

    -“Buraya gelmek inanın bana zordu. Peki bunca zahmet, çile, ölüm ne için çekildi? Dırdır eden bir kocakarı gibi soracak olursam “geldikte n e oldu?”. Kesinlikle bir ilginçlikler curcunası diyebilirim.. şehrin girişindeki muazzâm dinozor kafatası dikkatimi ilk çekenler arasındaydı. Kapıda ise nöbetçiler vardı sanırım; ama tam emin değilim. Tüm bunların dışında ise hatırladığım en belirgin şeyler canlılık, hırçınlık ve vahşilikti. Sokak dediğimiz kavramın garip bir hal aldığı bu yerde yavaş adımlarla dolaştık. Onlara göre gariptik ve bu durum bakışlarla hemen kendisini belli ediyordu. Kısa gezimde gördüğüm şeylerden bazıları insanlar(!), goblinler [Batiri denilen yeşil derili bir tür] ve diğerleri (!)…Göremediklerimiz ise grubumuzdaki ben ve diğerleri gibileri… Nefes alışımızdan tutunda, toprağa dokunuşumuzda bile bir canlılık, bir varolduğumuzu hissetme hissini bulsak ta, ait olmadığımız denizlerden gelip, hayal, ümit fırtınası içinde ilk bulduğumuz şey…Tam anlamıyla bir yalnızlıktı. Bu yer gibi garip bir yalnızlık. Sanırım burası sadece buranın çocuklarına(havasına, suyuna, toprağına..) ait…Kim bilir?

    Alışacağım… Onlarda bize alışacak!..”-

    -Vahşi büyücü (WildMage) Bunises' in günlüğünden-

    Gölgeden düşen taneler
    Değdi Chult topraklarına
    Ve besledi toprağı
    Hiç su gerekmeyecekmişçesine
    Sonra…

    Vücut, ruh ve toprak

    Birleşti hırs ateşinde

    Kitlelerin hücumunda

    Ubtao’ nun ellerinde

    Oluştular bir gece yarısı.

    Asla yok olmayacakmışçasına.

    -Bunises-

    Chult’ ta Yaşam

    Chult yaşamının içinde yer alan insanlar 10-16 ailenin oluşturduğu küçük kabilemsi köylerin içinde yaşamaktadırlar. Yılda bir kez ürün aldıkları verimsiz topraklarda, verimin devamlılığı için kısa mesafelerde göçebe olarak yaşarlar. Bu göç bir çok insan gücü kaybına vb… durumlara yol açsa da kaçınılmaz bir şekilde toprağın yenilenmesini için gerekli olan bir aktivitedir. Metal silah kullanmayı sevmezler. Genellikle el baltalarını (Hand axes), yayları (Bows), sopaları (Clups), yarı-mızrakları (Halfspears), bolaları, bıçakları (knifes) ve kısa-mızrakları (shortspears) tercih ederler. Demir ve çelikten çok nadir olarak zırh yapılsa da, metal zırh yapımı yoktur (%87). Chultan’ lıların savaşçıları breastplate zırhlarını özel bir yöntemle dış etkenlerden korurlar ve oval yüzlü,üzerine deri geçirilmiş metal kalkanlar taşırlar.

    Kırsal bölgedeki klanlar geleneklerine göre büyü gücü doğuştan [kandan veya ruhtan](sorcery) gelen kişileri ve-veya büyücülüğü (wizard) sınırlandırırlar, her ne kadar sınırlandırmaya çalış salar da bu gizemli yetenek Chult insanları arasından bu sanata ilgili ve yetili olanların çıkmasını önleyememiştir. Buna binaen her klan ve-veya köy gizem sanatı kullanabilen kişileri el sanatları ve hünerleri için kendi bünyelerinde bulundurmaktadırlar. Bu seçilen sihirbazların (sorcerers) ve-veya büyücülerin (wizards) görevi av seranomilerinde yaralanan savaşçılar için ilk yardım iksirleri hazırlayıp, onlara ilk yardım yapmaktır. Bunu yapamayan veya reddeden büyücüler (mage) ise ormanın içinde gizlenerek sanatın gizlerine kendi imkanlarıyla ulaşmaya çalışırlar veya Mezro şehrindeki koleje gitmek için ebediyen evlerini terk etmek zorunda oldukları bir yolculuğa çıkarlar.

    Chultan’ lılar güce ve servete değer vermez, yaşam için ihtiyaçlarında paylaşımcı bir tutum izlerler. Kendilerine ait değer verdikleri eşyalara ise değer biçerek ticarette kullanırlar. Chult yaşamında en büyük nüfusu insanlar ve zeki yaratıklar oluşturur. Bu zeki yaratıkları Batiri (yeşil derili, iz sürmede adı çıkmış goblinler), vahşi cüceler(Wild Dwarf), kertenkele halkı(Lizardfolk), pterafolk ve yuan-ti olarak sıralayabiliriz. Çok nadir olarak aarakocras, chulls, hydras, nagas, traglodytes, trolls ve wyerns görülebilir. Doğuştan buralı olan dinozorlara gerek geleneksel, gerekse inançsal nedenlerden dolayı saygı gösterilir. Özel bölgelerde Ubtao’ nun görünüşüne benzetilmiş mitolojik dinozorların bulunduğu tapınaklar bulunmaktadır.


    Coğrafi İncelemeler

    Chultan Peninsula çok tanınmış ormanlarla batının bitimine kadar çevrilidir. Dağlık arazi boyunca yukarı çıkıldıkça taze, yeni bitkiler azalır ve biter. Orman içerisindeki göl ve göleklerin çevresini büyük,geniş bataklıklar ve otlaklar çevreler.

    Chult Ormanı (The Jungles of Chult):



    Faerûn’ un nadir doğal dinlence yerlerinden biridir. Tüm Toril’de ki yerlere nazaran Chult’ un ormanlarından çıkmak için karar verme yetisinin fazla ve güçlü olması gerekmektedir. Bu dediklerimize yol vermeyen çalılar, uzun sarmaşıkların arasında boğulma tehlikesi, zehirlenme tehlikesi, et yiyen bitkilerle karşılaşma veya kan içen-seven- yaratıkların… ve bunların arasında saklanmış pullu, pençeli, dişli, yaratıklar eklemek en gerçekçi yaklaşım olacaktır. İşte tüm bunlar Chult ormanlarının yabancı varlıklara gösterdiği akılda kalmış şeylerden bir kaçıdır.

    Bunlar uydurma ve masaldan ziyade gerçeğin ta kendisi olup, insanların hayatına damgasını vurmuş olaylardır. Tüm bunlara boğucu havayı, inanılmaz derecede fazla olan nemi, hemen her yerde tırmanan, ısıran ve bitmeyen gürültüleriyle böcekleri eklersek sanırım tam anlamıyla Chult ormanını tarif etmiş oluruz. İzsiz, yolsuz yolların içinde vahşi cücelerin garip, yabancı kabileleri ve binlerce defa yenilenmiş ve atılmış temeller. Her yerde olan etçil bitkiler, dev sülükler, yılanlar ve diğerleriyle onların ölüm saçan zehirli uzuvlarıyla Chult sakinleri… burayı tanımlayan bir diğer unsur grubudur.

    Chult’un ünlü katillerinden biride hastalıklardır. Bu hastalıklar bitkilerin taşıdığı dikenlerin batmasıyla veya herhangi bir günün, herhangi bir saatinde yüzlerce böceğin ısırıklarıyla veya hastalık saçan sislerin ormandan gelmesiyle bulaşabilir. Bazen ise ormandan alınan içme suyunun içine dış etkenlerden dolayı bulaşan hastalık yapıcı maddelerin uzun süre suyla ilişikte bulunup, canlıların bu suyu kullanmasıyla oluşur.

    Ormanın içinde dev solifugids, ants, spiders, carrion crawlers ve purple worms sonsuzluğun içinde bir yarıkta veya oyuktan çıkabilir. Sarmaşıklı sarılgan fungusları (dokunaç) olan, açlıktan suratları asılmış ve asla güneşi göremeyecek olan yüzlerce metre karelik alana yayılmış ağaçlar vardır. Azınlıkta kalan ağaçların altındaki seyrek çalılar ise açlıklarını leşlerden (ölülerden) geriye kalanlarla bastırmaktadır. Tüm bu olumsuz etkenlerin hüküm sürdüğü yolculuklarsa “deep conopy” sayesinde bir nebzede olsa kolaylaşmaktadır…

    Faerûn içinden Chult içinde tekrar ve tekrar araştırılan altın damarı, insan avucu içi kadar büyük mücevherler, egzotik bitkiler, gemi kaburgaları ve korguçuk için büyük ağaçların aranması Amn, Camlimshan, Sembia, Tethyr, Thay ve Waterdeep (zehir yapımı, parfümler, medikal gereçler) büyük ödüller vâât etmektedirler.

    Chult’ un zenginlikleri bir çoğunun yaptığı gibi asla küçümsenmemeli veya bir çoğunun yaptığı gibide asla abartılmamalıdır. Calimshan veya diğer saplantısı olan şehirlerden gönderilen kişilerin yapıları ve bu kişilerin maden araştırması için yaptıkları yıkımlara kimse şüphesiz habersiz kalamaz. Bunlar, adamları, çalışanları ve uşakları ölüm pahasına da olsa, derin mağaralarda veya ışığın giremediği yerlerde dev gibi yarasalar, cloaker’ lar gibi bir çok yaratığın içinde araştırma yapmak için para veya mücevher karşılığı izlenim yapmaları sağlanır; ama ne acıdır ki onlara verilen karşılık ölürken onları koruyamayacaktır. Altı kafalı yılanlar Mezro şehrinde masallarda konuşulur. Chultan’lı ermiş-krallar tanrılarına dua ederler… ve tekin olmayan bataklığın içinden tekrar doğar yaratıklar eşlerinin aynılarını yaşatmak için…


    Ateş Zirveleri (Peak of Flame): Tüm salamander alevsel yaratıkların evidir. Ateş Zirveleri çift katlı demir kapıların ardında ölümün gerçeklerini barındırır. Dünya sakinleri, kötü kaderleri sırasında onunla tanışma şerefine erişirler. O ise Dendar “Gece yılanı (The Night Serpent)”( Canlı ayırt etmeksizin kabuslarla beslenen bir yaratıktır.) dilediği zaman tüy gibi savurur kapıları v e Toril’ e kaçar… Tâ ki herkes uyanıp gün doğuncaya kadar.


    “ Shar'ın diyarı olan gecede dinlenirsem,
    Rüyalarım gösterir, ruhumun nasıl kutsandığını.
    Ve eğer korku çığlıklarıyla uyanırsam,
    Anlarım Dendar'ın dişlerini derin sapladığını.”

    -Alıntı.Bu dörtlüğün tüm hakları Wizards Of The Coast firmasına aittir-

    Kayıp onurun ovası(Valley of Lost Honor): Bu yerin etrafı ağaçlarla ve çalılarla sarılmıştır. Vadinin içine Eshowe (bkz. Yöresel bilgi) zamanında sığınmış ve burayı daha sonra yok etmiştir. Eshowe buradaki serveti mağaraya gizlemiştir. Tüm efsaneler ve eski hikayeler kötü bir tanrı olan Eshowdow (shar’ın dünya üzerindeki başka bir formu) burada ikamet etmiştir. Onu takip edenler onun için ona karşı plan kurmuşlardır. Çevresindeki yeri ve ormanı Batiri ve doğal çapulcu grubuyla sarmışlardır.


    Vahşi Kıyılar (Wild Coast): Kayalık, Chult’un güney batı sahili boyunca misafir sevmez kayalıklarından oluşmaktadır. Gemiler için tehlike arz eden bir kıyı tipine sahiptir. Gemiciler açık geniş kıyılara ulaşmak için, girdaplı, gemi deviren, yol şaşırtan rüzgarları, bilinen deniz yaratıklarını ve uçan dinozorlardan, dev kartallardan sıyrılarak sahile ulaşabilirler. Cesur veya aptal halktan insanlar araştırmak için sahile yanaşmayı denerler; orman altındaki varlığı yalan kabul edilen madenlere ulaşmak için.

    Önemli Bölgeler

    Ormanlardan gelen tehlikelere rağmen kararlı halk, sakin şehirsel bölge anlayışında, yönetimi olan, yurdum denilebilecek yerleri kurdular.

    Beluarian Kalesi (Fort Beluarian) [Küçük Köy {hamlet} 313]: İleri karakol olan bu yer, Flaming Fist’e aittir. Baldur’s Gate gibi paralı asker temeline dayanan bir yapısı vardır. Buranın üyeleri olan kolcular (rangers), büyücüler (wizards), ermişler(clerics) ve geniş savaşçı grupları kiralanır. Onlar ki her amaç altında ücretleri ödendikçe hizmet ederler; yeter ki amaçları kötü niyetli olmasın. Kişisel gereksinimlerini veya hayvanlarını ormandan karşılarlar ve o tarafta bulunan [yolu düşen] gezginlere gece kalede kalmaları için izin verirler; çünkü buna büyük ihtiyaçları vardır.

    Mezro (Metropolis 28,126):



    Chult’un içindeki en medeni şehirlerden başta geleni Mezro’dur. Geçmiş yılların birinde, sihirli bir duvar şehrin etrafını çevrelemiş, böylelikle girmek isteyenleri engellemiş ve ısrar edenleri confusion*(Bkz. Oyuncunun El Kitabı, Büyü listesi 4 seviye büyücü ve sihirbaz büyüleri-Türkçe çevrisini bilmiyorum- {PHB wizards and sorcerer 4. level confusion}) etkisi altında bırakmıştır. Bu koruma 1363 DR yılında Batiri goblinlerine karşı yapılan savaşın kazanılmasında büyük rol oynamıştır. şu an hâlâ eski kaşiflerin uğradığı yıpranmış ormanın yanındadır.

    Mezro, Chultan kabilelerine göre kutsal bir şehirdir. Genellikle uysal, barış sever bir yapıda, insanların faydacıl bıçakları yanlarında taşıdıkları bir şehirdir. şehrin kurallarına ters düşen veya kurallara ters bir durumda bulunan başı boş kimseler, başlarına mavi üçgenden bir dövme yapılarak şehirden uzaklaştırılır(sürgün). Ubtao’nun ölümsüz 6 paladinliğe yakın bara’ları şehri tüm tehlikelerden korumaktadır. Kanunun olduğu yerde tek o vardır. Onun adı ise Mezro’dur…

    şehrin kendine ait büyücülük koleji vardır; genellikle Chultan bölgesi dışından gelenleri kapalı olarak bilinir ( bu kural üzerinde fazla durulmaz. Yüzeysel bir kural). Birkaç yılın ardından, Mezro şehrinde kabilelerin ihtiyaçlarına göre uygun araştırma sahalarında eğitilen büyücüler kabilelerine geri gönderilir. Ara sıra bazı Chultan mageleri yörelerine dönmeyip Faerûn içinde kaderini seyahat ederek ararlar.


    Nyanzaru Kalesi(Fort Nyanzaru) [Küçük şehir 9,375]: Chult içindeki geniş ve nadir bulunan ticaret alanlarından biridir. şehir merkezinde herhangi bir tehlike anında ilk korunacak veya öncelik verilecek yer Liman bölgesidir. Bu durum denizlerde korsanlar gezmeye başladığı zamandan beri böyle olmuştur. Limanda ki Liman Efendisi çok güçlü bir DragonTurtle* (MM-1) kullanarak tüm deniz canavarlarını ve deniz tehlikelerini uzaklaştırmaktadır. Bu hizmet karşılığı bu kişiye düzenli bir maaş bağışlanmıştır.

    Yöresel Tarih

    Binlerce yıl önce, tanrı Ubtao ormanları ve orman nüfusunu yarattı. Dört bin yıl sonra şekillendirilmiş Mezro şehrini kendi kuvvetiyle yarattı ve burayı koruması için şetçiği baraları yaratarak onları burayı koruması için yetkilendirdi. Nihayetinde Ubtao kendi boyutuna tekrar çekilde. İnsanlar ise bu oturaklı ve iyi yere yerleşmek için geldiler, tüm bu olaylara karşı Ubtao suskundu, bu suskunluğu baralar tarafından bozuldu ve baralar insanlara yer ve mevki verdiler.

    Ubtao bunun farkına vardığında şehrin kısım kısım bölünmesini emretti ve asıl yeri ise bu bölünen 4 bölgeden ayrı bir yer olarak ayırdı. Tüm kısımlardan ayrı olan yere ise doğa ruhları ve karanlık bir gölgeyi koyarak onlara hazır olun emrini kasıtsız, amaçsız bir şekilde verdi. Eshowe, kabilesini topladı. Gölge- canavarları da Eshowe’ ye katıldı. Eshowdow, Mezro’yu yok edip kendi düzeniyle tekrar şekillendirmek için Mezro’ya saldırdı. Baraların arasından güçlü ve azmiyle bilinen bir bara çağrıldı. Adı Ras Nsi’ydi. Gücü yerleri titreten, sözü ölü askerlerine bile can veren bara Eshowe’nin dağılmış tüm birliklerini dağların sırt boylarına kadar öldürdü(avladı). Bir çoğu bu unuttu Eshowe ve Ras Nsi’nin çok eski ilahi suçunu...ama Ubtao asla unutmazdı.

    Birkaç yıl sonra ölümsüz Kral Osaw (Lawfull Good –LG- Human{insan}Pal 15, Ubtao’nun seçilmişi) Mezro’nun kapılarını dış dünyaya tekrar açtı. şu an kaliteli ticaret anlaşıyla eski halini alarak ve Faerûn değişimine ayak uydurmaya çalışmaktadır.


    Entrikalar ve Söylentiler

    Chultun ormanlarının içinde akıl almaz hazineler sahiplerini beklemektedir…ve yaşayanların çoğu ölümü de yanlarına dost alarak bunların peşinde koşmaktadırlar. Bilinen gezgin halkların hepsi risklere, tehlikelere, mutsuz sonlara rağmen hâlâ araştırmalarına devam etmektedir.

    Kıyının Ejderhaları ( Dragons of the Coast) : Nehir ağızlarının bir çoğunda ejder kaplumbağalar( dragon turtle) yaşamlarını sürdürmektedir. Burada var olma amaçları sadece nehir ağızlarından geçen avcıları avlamak veya eko sistemden elde edemedikleri besinleri onlardan aldıkları hediyelerle elde edebilmek içindir. Bölgedeki önemli kişiler değerli kargoları veya gemileri korumak için kahramanlar tutmaktadırlar. Bu kahramanların amacı yaratıklara öldürmek, uzaklaştırmak veya uzak tutmaya çalışmaktır. Ejder kaplumbağaların avlanması burada kısmen cazip bir meslek haline gelmiştir. Büyücülerin egzotik malzemeleri ve sihirli eşyaların yapımında kullanılan malzemeler için Ejder kaplumbağalarının iskelet parçalarının özel kısımları değerlendirilmektedir.

    Fallen Champion: Hain bara Ras Nsi Eshowe’nin canice öldürülmesinden dolayı ülkesinden sürgüne gönderilmişti. Mezro’ya karşı derinden bir bağlılık ve inancı yanında taşıyan Ras Nsi bu inancı ve bağlılığıyla Kral Osaw’a karşı nefreti ve uyuşmazlıkları da söz konusuydu. Bu yüzden şehrin tekrar açılmasını bekledi. Aldatılmış Mezro kralı ise kışkırtmalarla Ras Nsi’nin cezasını ebedileştirdi. Ras Nsi ise kehanetlere ve kararlara uydu. ölen askerlerinin undead halinde dirilmiş şekilleriyle dışarıdan gelenlerin sürüleceği vakti sağlamaya çalıştı; kabindeki acıyla… yaptıkları ve yapacaklarıyla… ve bunlardan önemlisi Ubtao’nun kehaneti adına.


    Chultan Silahları

    Genellikle varlıklı savaşçılar veya şefler kendilerine özgü iyi silahları elde etmek için uzaktan gelen tüccarlardan silah yapımında kullanılan taş, ağaç ve volkanik koyu renkli cam, farklı bakır türleri alırlar. Silah yapımında ikinci dereceden materyal kullanıldığında -2 attack bonus (saldırı bonusu) ve damage (zararı) ile kullanılmak zorunda kalınır.

    Chultan içindeki zırh yapımcıları ağır metalden yapılma zırh işlememektedirler. Çok gerekli olursa demir ve çelik karışımlı ve uyarılmış (metal özelliği zayıflatışmış) zırhlar yapmaktadırlar. Metal zırhların yapılmasının en büyük nedeni peninsula’da ki nemdir. Herhangi bir kişi zırhı uzun süre kullanırsa nemim verdiği etkiden dolayı bitkinliği hemen hisseder. Bundan kurtulmasının tek çaresi ise zırhı bir saat boyunca üzerinden çıkarmasıdır.

    Chultan’lılar hide armorlara, breast plate’lara verdikleri deri zırhlara verdikleri ücreti ödemektedirler. Bu durum metal kalkanlara ödenen paranın, ağaç kalkanlara ödenmesinde de aynıdır.


    Bir Orman Efsanasi : Uluu Thalongh*

    Tüm efsaneler zamanında Chultan ormanlarının bataklıktan gelen yaratıklar ve haşereler tarafından istila edildiği zamanlarda, tüm bunlardan sıyrılıp dillerde ayrı bir değer kazanmış Uluu Thalogh’tan bahseder. Bu ismi ise şu an kaybolmuş kabilelerin bağışlamış olduğu söylenir.

    Uluu Thalongh’un çok büyük, eski ve kötü niyetli et yiyici bir yaratık olduğu söylenir. Esrarengiz bir yapıda daima ince, tiz bir ıslığa benzeyen sesinin olduğu söylenir.

    Bu sesi duyan zeki orman yaratıkları ya düşüncesince kaçmak için uçar veya korkuyla sağa sola saldırmaya başlarlarmış.

    Beslenmek için hedef seçtiği canlıya bu sesi daha etkili yöneltir, Uluu ormanın bitkilerini ve ağaçlarını hafifçe dalgalandırır ve kabartırmış. Bunlar arasında hızlıca yer değiştirir ve aniden hü***** edip dokunaçlarıyla avını mükemmel bir şekilde yakalayıp çenesiyle parçalarmış; taki çevresindeki tüm yaratıklar yok edip veya kaybedinceye kadar.

    Uluu ölümcül çenesiyle birlikte ortamı terk edermiş; ama ortamı terk edebilen sadece kendisi olurmuş. Büyücülerin yaptıkları alevli ve patlayıcı büyülerden yapılmış tuzaklar millerce alana koyulmasına rağmen, yerlerinde Uluu Thalogh tarafından yok edilmiş halleri bulunurmuş. Daha çok korkutma eğilimli olan gizemli avcı-yaratık genellikle beslediği zamanlarda varlığını belli edermiş. Bir zaman sonra büyücüler tarafından Uluu ile iletişim aracı yaratılmış. Bir orman yaratığının içine bu şey(?) konulmuş. Plana göre Uluu bu yaratıkla beslendiğinde bu nesne içinde olacaktı. Nesne çalışmaya başladığında zihinsel kontrol yapılacak ve yaratık öldürülecek veya uzak tutulacaktı. Kontrol sırasında Uluu’nun yok ettiği canlıların çığlıkları görüldü. Onların belli belirsiz fısıldayışları arasında insanlara saldırma planları haykırılıyordu. Uluu öldürmek isteyen insanların içinde ise Uluu için kötülük yatıyordu.

    Bu zamandan sonra kim veya ne Uluu Thalongh’un ortadan kaybolmasına neden oldu? Bu her ne kadar hala bilinmese de, bilinen tek şey Uluu Thalongh’un bir yerlerde varlığını sürdürmesidir.


    ~TASHALAR~*

    Başkent: Tashluta

    Nüfusu: 889,920 (836,525 insan %94, 35,596 KertenkeleHalkı (lizardfolk) %4, 8900 yuan-ti %1)

    Yönetim şekli: Ticari Oligarşi

    İnanışlar: Chauntea, Malar, Savras, Waukeen

    İthalatlar: Sığır etli, meyve, gümüş, köleler

    İhracatlar: Peynir, Boyalı kumaş, Cam eşyası, Zeytin yağı, Zeytin, Deniz ürünleri, Baharatlar, şarap

    Yönelim: CN, N, NE


    Medenileşme çabasında olan Chult, dost canlısı olarak Calimshan bu şekilde bilinseydi; Tashalar, yabancı yemeklerin, zarif insanların ve büyük zenginliklerin egzotik bir yapı içinde olduğu bir bölge olarak bilinirdi. Hünerli el sanatı olan halk, üstün, kaliteli crossbow’lar ve hızlı gemiler yaparlar. Halkın büyük bir kemsi hünerli avcılardan elde ettikleri ganimetlerle hayatlarını devam ettirler. Shining Sea’nın güneyine doğru uzanan uzun kıyı sahili boyunca, Hazuk dağlıklarının içine girmeden demir ve altın madenlerinin olduğu bölgelerde Tashalar halkı düzenli topluluklar halinde yaşamaktadırlar.

    Tashalaran’nın mükemmel bağları dışında kalan en kötü bağlarında yetişen asmalardan yapılan şarapların bir tanesi Waterdeep’in içinde 100 altına satılmaktadır. Tashalar’ın gölgesinde zenginliğin ve ihtişamın var olduğu, Rudeen eşlinin yanında, ticaretin tıkandığı ve kötü yuan-ti’lerin sık sık ziyaret ettiği ormanlar vardır.


    Tashalar’da Yaşam*

    Tashalar’ın büyük köy (küçük şehir gibi) evlerinde zengin ve gösterişli, ticaretle uğraşan aileler vardır. Buradaki ticaretle uğraşan ailelerin eş kararı altındaki yerleşik olarak vatanı bura olması kanunlaşmış hükümdarlar vardır. Tashalar’ın içindeki bilinen halk genellikle geniş çayırlarda, korularda yaşamazlar veya bağ işçisi, tayfa, gemi yapıcısı, yelkenci ve amele olmazlar.

    Tashalar’da avcılık popüler bir spordur. Cesur avcılar orman içine yerleşmiş ölümcül canlıları ararlar. Baharatlı yiyecekler ve güzel şaraplar normal ücretlere tabidir. Tashalar’ın halkı gelecekleri için tedirgin olan bir yapıya sahiptir. Bu gelecek tasası gençlerden her birinin kehanet için en az bir kart seti veya kişisel fal plakaları taşımalarına ve kullanmalarına yol açmıştır. (zenginlik sahibi kişiler ise fil dişi veya gümüşten yapılmış nesneleri vardır.)

    Savras’ın ellerine geleceklerini göstermesi için günlük kart okutmalarına, numerology veya astronomy’e başvururlar.


    Coğrafi İncelemeler

    Tashalar üzerinde ılık kır rüzgarları hakimdir. Bu rüzgarların estiği yerlerin başlangıcı olan kıyılar egzotik bir yeşile sahiptir. şehrin girişinden itibaren geniş bahçeler, zeytin koruları ve şarap bağları boy gösterir.

    Kara Ormanlar (Black Jungles): Bu ormanlar üç büyük yuan-ti kabilesinin vatanıdır. Bunlar Rudeen konsortiumunda dost bir şekilde yaşarlar. Sesehen kabilesi egzotik bitkileri toplayıp, zehirler yaparak bunları para karşılığında Rundeen’deki köleler ve safkanın (pureblood) taşıyıcılarıyla kuzeydeki limana götürürler. Kara ormanın içinde yuan-ti’lerin yılan tanrısına taptıkları tapınaklarında Underdark ve Vilhon Reach’ın içindeki Hlondetheo’ya açılan “portal” bulunmaktadır.

    Hazuk Dağlıkları: Tashalar’ın dağlıklarında ekonomiyi destekleyen demir ve altın çıkarılan madenler vardır. Medenileştirilmiş kısa-mizaçlı taş devlerinin(Stone Giant) yaşadığı yüksek zirvelerin içinde muazzam büyüklükte kayadan konakları vardır. Burada değerli taş karşılığında kıymetli saf şaraplar ve Ejder kaplumbağalarının (Dragon Turtle) eti karşılığında bilgi verilmektedir.[/b]


    Mhair Ormanları: Geniş bölgelerin içinde eski yuan-ti imparatorluklarının yaşamının izlerini taşıyan ve yağmalara karşı izole edilmiş kalıntılar vardır. Devamında ise sakin seyirli bir orman bunu takip eder. Bu ormanda Faerûn içindeki yerlere nesli tükenmiş kan çiçekleri (BloodFlower) bulunmaktadır. Hasat zamanı bitkinin içinde bulunan madde sayesinde çok tesirli iyileştirme iksirleri yapılmaktadır. Ayrıca orman içinde gezgin olmayan vahşi cücelerden oluşan gruplar (kaybolmuş imparatorluğun son üyeleri) muazzam büyüklükte, yeşil, dikenli mücevherlerini ticaret için kullanmaktadırlar. Bu mücevherler onları arayan kişilerin gözünden gizli yerlerde korunmaktadır. Vahşi cücelerin tanrısı Thard Harr’dır.


    Önemli Bölgeler

    Tashalar’ın şehir-devletleri ve bir çok milleti içinde barındıran yapısı altında Tashluta en büyük şehir olarak başı çeker.

    Tashluta (Başkent 51,522): Tashalar’ın başkenti olan bu yerde bilinen limanlar ziyaretçilere açık olup, yalnızca buraya özgü olan bir amaçla, yöresel bir tarzda herhangi bir çaba gösterilmeden Faerûn’un diğer dilleri öğrenilebilmektedir. Yerel halk ve ziyaretçiler genellikle eğlenmek için yaşan sitillerinde yer alan yemek konusunda karmaşık ve inanılmaz baharatlı yiyecekleri kullanırlar. Yılanların herhangi bir türünün şehirde bulundurulması yasaklanmıştır. Tashlutan’lılar herhangi birini bulduklarında genellikle infazını gerçekleştirmektedirler.


    Yöresel Tarih

    Uzun yıllar önce Chultan Peninsula üzerinden büyük ticari bir imparatorluk olarak Tashtan adı altında kanunlarıyla ve sınırlarıyla ayrıldı. Calimshan ve ormanın zorluklarıyla bir çok defa savaşlar yapıldı (yapılıyor). Tashtan kendi içinde barındırdığı değişik milletleri tabiri caizse evcilleştirerek sindirdi; böylece Tashalar şu anda en kuzeydeki şehir grupları tarafından tanınır bir hale geldi.

    Güçlü ticari imparatorluğu, güçlü gemilerden oluşan donanmasıyla ticari sınırlarını korumayı başardı. En çokta Rundeen’nin agresif tüccarlarının bulunduğu konsortiumunun ticaretteki payını düşürmeye çalıştı. Rundeen ise Calimshan ile ortaklık kurup Kalkanın şövalyeleri (Knights of The Shield) korumalığı altında devamlılığını sürdürmeye çalıştı (çalışıyor). Bu organizasyonun aktif olduğu yerlerse Amn, Calimshan ve Tethyr’dir. Tashalar ise şu anda gemileri Calimshan ve Lake Of Steam’a yelken açarak buradaki Faerûn içinde nadir bulunan aceleci, almaya hevesli müşterilerine hizmet vermektedir.


    Entrikalar ve Söylentiler

    Tashluta şehrinin içinde Tashalar’ın gezginleri genellikle bulunsalar da haritaların ulaşmadığı dağlık ve ormanların çekiciliğine dayanamayıp buralara keşif gezileri düzenleyen kişilerde vardır.

    Hükümdarlık için savaşmak (Fighting for the Crown): Tashalar’ın hükümdar-figüranları yönetimdeki soyluların yerlerine geçerek onları fiziksel şantajlardan ve suikast girişimlerinden korumaya çalışmaktadırlar. Rundeen üyeleri veya yuan-ti’ler arasında çeşitli, mevki olarak küçük yerlerde sözü geçen ticari aileler birlikte çalışırlar. Genellikle tüm önemli kişiler paralı askerlerce ve gezginlerce düşmanlara karşı korunmaktadır.

    Risen: Uzun-deniz altında büyük kısmı kalan yosunlardan yapılmış kurdelelerle süslenmiş, iskeleti üstünü mercanların yan yana örttüğü, Tashluta’nın dışındaki kullanılmayan limanlarda yolculuk yapmadığı zamanlarda demir atan, terör yayan bir gemidir. Tashlutan yönetimindekiler ekstra gemiler için bu limanları seçmişler ve buraya gönderilenleri detaylara inmeden liman hazırlamaları için göndermişlerdir. Ertesi sabah tüm gönderilenlen grup iskelet halinde dolaşırken…ve oraya gelen işçiler ölümün içindeki sokaklarda canlıların ölümlerine temel atmak için gezmektedirler.



    ~SAMARACH~*

    Bu bölge hakkında kayda değer bir bilgi bulunmayan bir krallıktır. Sık ormanlar ve düzensiz dağlardan kurtulmuş, rahat sınırlar içinde kalarak kendine yer edinmiş bir yerdir. Tashalar’dan gelen kaşifler onları engeller ve duvarlar arkasına saklanan kişiler olarak adletmişlerdir. Oranın yerli halkı doğuştan pelerine sarılırlar. Eski olmaları ve demode kalmalarını dağların yanlış yönlendirmeli (ilüzyon) dizilişlerine borçludur.


    ~THİLDOL~*


    Ülkelerinin etrafını uzun boylu çimenler sarmıştır. Bu sayede genişlemişlerdir. Chultan insan ırklarına benzeseler de, inanılmaz çeviklikleri onları diğerlerinden ayran en göze çarpan özellikleridir.

    Tepelerin ve dağlıkların içinde altın cüceler (gold dwarf), toprak altında içi su dolu tünellerin içinde yaşayan Kuo-toa göçebelerine karşı unutulmuş silahların sesleriyle, çınlayan mağaralarında yaşarlar. Kuo-toa’lar ve yüzebilen yılanların özelliğinde olan yuan-ti’ler barış içinde yaşarlar. Kuo-toa’lar, Blibdoolpoolp ismindeki tanrıçalarına inanırlar. (Bkz 3ed MM-1 125. sayfa)

    KUO-TOA: CR 2; Medium-Size Monstrous Humanoid (Aquatic); HD2d8+2; hp 11; Init +0; Spd 20 ft., swim 50 ft.; AC 17 (+ 6 natural, +1 armor, touch 10, flat-footed 17); Base Atk +2; Grap +3; Atk +3 melee (1d6+1, shortspear) or +3 melee (1d4+1, bite); Full Atk +3 melee (1d6+1, shortspear) and –2 melee (1d4, bite); SA lightning bold, pincer staff; SQ Adhesive, amphibious, immunity to poison and paralysis, keen sight, light blindness, electricity resistance 10, slippery; SV Fort +3, Rif +3, Will +5; Str 13, Dex 10, Con 13, Int 13, Wis 14, Cha 8.

    Possessions-Shortspear, buckler.

    Skills-Craft or Knowledge +4, Escape Artist +8, Listen +7, Move Silently +3, Search +8, Spot +11, Swim +9. Feats-Alertness, Great Fortitude

    KUO-TOA Ftr2: CR 4; Medium-Size Monstrous Humanoid (Aquatic); HD 2d10 + 2d8+8; hp 27; Init +0; Spd 20 ft., swim 50 ft.; AC 18 (+ 7 natural, +1 armor, touch 10, flat-footed 1; Base Atk +4; Grap +6; Atk +7 melee (1d10+3, pincer trident; reach) or +7 melee (1d4+3, bite); Full Atk +7 melee (1d10+3, pincer trident; reach) and +1 melee (1d4+1, bite); SA lightning bold, pincer trident; SQ Adhesive, amphibious, immunity to poison and paralysis, keen sight, light blindness, electricity resistance 10, slippery; SV Fort +6, Ref +3, Will +5; Str 15, Dex 11, Con 14, Int 13, Wis 14, Cha 8.

    Possessions-Pincer trident, shortspear, buckler.

    Skills-Craft or Knowledge +4, Escape Artist +8, Jump +5, Listen +7, Move Silently +3, Search +8, Spot +11, Swim +9. Feats-Alertness, Exotic Weapon Proficiency (pincer trident)b, Great Fortitude, Improved Natural Armor, Weapon Focus (pincer trident).


    ----------------------------------------Ekler-----------------------------------------

    Chult ormanları (Jungles of Chult) Hakkında Ek-1




    Muazzam büyüklükte baskın bir ormandır. Chult yerleşim bölgelerini içinde bulundurur, Shining Sea boyunca varlığını devam ettirir.Bir çok söylenti, dedikodu ve ejsanelere ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan bir kaçı kaybolmuş uygarlıklar, mücevher damarları ve geçmişin tanrıları ve kayıp sihir sanatlarıdır. Kimin veya neyin onları orada bulacağını bilmeden yağmur ormanlarının içinde, yürülmez mekanlarda, büyük yaratıklar, dinozorlar ve tarih öncesinden kalma yaratıkların bulunduğu kuzeye doğru uzanan bataklıkların hüküm saldığı alanda öylece beklemektedirler...Kimi zaman lafkalabalıklarında, kimi zaman gerçeklerde...


    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Kertenkele Halkı (Lizard Folk) Hakkında Ek-2

    Her ne kadar bataklıklar küçüğünden büyüğüne birçok dinozora ev sahipliği yapsanda, evcilleştirilmiş doğal yaşamda daha farklı bir yeri olan, kızıl gözlü topluluklara ev sahipliğide yapmaktadır. Bu yaratıklar Chult ormanlarının uzağında güneye doğru olan kısımlarındaki behamoth'lar kadar iri değillerdir; ama onlar hala yeterince yanlışlıkla onların yaşam alanlarına giren gezginlere felaketlerine sürüklemektedirler. Haklısınca...

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    The Shining South Hakkında Ek-3

    Gizem ve sihrin şehri olarak uzun yıllar boyunca güneyde konu edilen Dale ve Waterdeep şehirlerinden biraz daha fazşa efsanaye konu olmuştur;ama bu yerin efsanelerinde diğerlerinden biraz daha farklı olarak güç ve onur bahsi geçmektedir. Chult ormanlarından, Halruaa'nın gücüne hakim büyücülerinden, Luiren'den, Buçuklukların şehrinden ve güneyin gizem ve farklılıklarla dolu ölümcül şehirlerinde, bu efsanelerde adı geçen ve daima akıllarda kalan şarkılarla, bir handa sabahlatan ozanın ağızından düşmeyen namelerde yerlerini alır.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Vahşi Cüceler (Wild Dwarfs) Hakkında Ek-4

    Kalkan cüceleri (onlar kadar avare ve gizlenmiş) ve altın cüceler gibi diyarlardaki cüce popülasyonuna üstünlük gösten ırktır. Vahşi cücelerin diyarlardaki varoluş hikayeleri Chult ormanlarında başlar. Chult yöresi ve çevresinde "orman cüceleri" olarakbilinirler. Vahşi cüceler yaşam alanlarını büyük gövdeli ağaçları sınır kabul ederek atamışlardır. Vahşi cüceler daima dövmelere konu olmuş ve orada kana susamış vahşiler olarak nitelendirilmiştir;ama bunlar sadece şişirme laflardan başka bir şey değildir...


    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yılan Köpekleri (Snake Dogs) Hakkında Ek-5

    Kişilerin en iyi dostu, en sadık yoldaşı ve en sevimli sevgilisidir.Tabiki neyden bahsediyorum "Köpekler"'den. Unutulmuş Diyarlar'da kullanışlılık bakımından öncelikli bir sırada oluşları, spesifik varyasyonları ve değişik duygusal bağlıklıkları ile Faerun boyunca daima karşımıza çıkmaktadır. Öyleki bu varyasyonlar ırk çeşitliliğini bile gölgeleyecek kadar fazladır diyebiliriz.

    şimdi ise Chult ormanlarında bilinmeyen bir tür olan "yılan köpeklerini (Snake dogs)" inceleyeceğiz. Etcil bir yuan-ti gibi oluşu, çoğu kişiye traji-komik gelen vücut yapısı, hız, çeviklik ve büyüklük yönünden parmak ısırtır yapısı ilk dikkatimiizi çeken şeydir. Başlangıçları derinliklerin ve bilinmeyenin içinde yeralan yuan-ti bölgelerinde atılsada, merakın sonucunda öyle veya böyle gün yüzüne çıkmışlardır. Nadide türü, gücü ile hemen hemen her yerde müşteri bulabilecek yapıda oluşu, bu türü Chult'un en gözde yakalanmaya çalışan avlarından biri haline getirmiştir. Yılanlara benzeyen dış yapısı, yılan kuyruğu gibi kuyruğu ve ağızının içindeki zehirli dişleri onu göz öneninde oluşu onun spesifik özelliklerinden sadece bir kaçıdır. Ortalama 4 feet boyunda, derisi yılan derisi gibi pullarla kaplanmış yılan köpeği, hâlâ gizemiyle ve dış dünyaya olan vahşiliği ile dikkati kendinde toplamayı başarmıştır, başarmaktadır…

    Snake-Dog
    Medium-Size Beast
    Hit Dice: 3d10+3 (19 hp)
    Initiative: +3
    Speed: 40 ft., swim 20 ft.
    AC: 16 (+3 Dex, +3 natural)
    Attacks: Bite +4 melee
    Damage: Bite 1d6+3 and poison
    Face/Reach: 5 ft. x 5 ft./10 ft.
    Special Attacks: Poison, trip
    Special Qualities: Scent
    Saves: Fort +4, Ref +6, Will +2
    Abilities: Str 15, Dex 17, Con 13, Int 2, Wis 12, Cha 4
    Skills: Hide +3*, Listen +7, Spot +7, Wilderness Lore +3*
    Feats: Dodge
    Climate/Terrain: Temperate swamps and forests, aquatic
    Organization: Pack (6-17)
    Challenge Rating: 2
    Treasure: None
    Alignment: Always Neutral
    Advancement: 4-5 HD (Medium Size), 6-9 HD (Large)
    Poison (Ex): Bite (Fortitude save DC 11); initial and secondary damage 1d6 points of temporary Constitution damage.
    Trip (Ex): A snake-dog that hits with a bite attack can attempt, because of its snaky neck, to trip its opponent as a free action without making a touch attack or provoking an attack of opportunity. If the attempt fails, the opponent cannot react to trip the snake-dog.
    Skills and Feats: A snake-dogs receives a +4 racial bonus to Listen and Spot checks. *It also receives a +4 racial bonus to Hide checks when in a forest or swamp environment, and a +8 racial bonus to Wilderness Lore checks when tracking by scent. In addition, the snake-dog receives Dodge as a bonus feat.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Mezro Tarih Çizelgesi Hakkında Ek-6

    -2637 Chultan Peninsula’nın içine Ubtao tarafından Mezro şehrinin temeli atılır.

    -137 Chultanlılar tarafından Mezro şehri talan edilir…

    863 The Year of the Wondrous Sea- Mezro şehri içerisindekilerle dış dünyaya kapılarını kapatır

    1363 Mezro şehri tekrar ortaya çıkar ve dış dünya ile ilişiğe geçer.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Hikaye-Chultan Peninsula-sadece Part 1-2. kısmı


    KAPLAN "O"

    “Koş kurt şeyh-i velet”

    Yırtılmış kızıl yeleğinin arkasından görülen en belirgin şeyler: derin kırbaç yaraları ve yeleğinim kızılıyla sevişen kanıydı. Biraz önce her kırbaçla vücudu sarsılırken, şimdi sanki hiç yorulmamış gibi koşuyordu çadırların arasından, kurumuş toprakta tozları kaldırarak ormana doğru. Takip kısa bir zaman sonra yerleşim bölgesinin ortalarında sona erdi;çünkü hemen hemen herkes gencin ormanda sağ kalmasına ihtimal vermiyor, töreler ise bu düşünceyi sonuna kadar destekliyordu. Deli keşiş gri, uzun, kirli, kolsuz yeleğinin yarı yırtık cebine sol elini sokmuş diğer eliyle oğlana el sallıyordu. Aslında onu bu kadar delirten, hatta tüm törelerin şu an kaçan adamı lanetlerken bile arkasından gülerek el sallamasına sebep olan şey, biraz daha gerilere dayanıyordu. Onun karısını cjia-zua denen dinozorumsu yaratık yediğinden bu yana göğsünde derin bir pençe yarası –tüm büyüklerin bu yaradan sonra nasıl yaşadığını uzun süre konuşmalarını sağlayacak kadar büyük-, genellikle sağdan soldan verilen yarı gece kıyafetini andıran kalın kadife gri bir pantolon ve üzerinde yine kolsuz kızıl yamalı yeleği, yarı delirmiş hayatı ve yüzünde asılı duran yarı trajikomik gülümsemesinden başka bir şeyi kalmamıştı. Chult günlerinde yaşamanın verdiği acı herkesin yüzüne kırışıkları ve saçlarına beyazları erken dağıtsa da bu adam da karısı zamanından kalma birkaç beyazından ve kırışıklarından başka bir şeyi(!) yoktu. O her gün, derme çatma odun ve kalın dinozor kemiklerinden yapılan kabile-bölge barikatlarının yanında kemikleri düzeltir, onların yerlerini değiştirir ve oradan geçen kişileri gerektiğinde aklına yazarak büyüklere haber ederdi… herkeste(!) bunu böyle bilirdi.

    Soluk soluğa koşarak ilerledi genç adam. Hırsla toprağa basıp, önüne kimsenin çıkmaya cesaret edemeyeceği bir hızda ormana doğru koşuyordu. Arkasından koşan ayak sesleri çoktan kesilse de o bir yerlerde çoktan av için hazırlanmaya başlayan kişilerin, ateşin çevresinde uğuldayan kadınların, bağrına artık bir taş basan ananın, üzüntüyle karalarını giymiş baba ve onun soyunun, kutsal ve büyük sözleriyle ortamı kutsayan ermiş ve erenlerin, canlarından bile çok değer verdikleri yadigarlarını ortaya bırakan kabile büyüklerinin, yıl boyu türlü zorluklarla hazırladıkları, bayramlarda yenmek için sakladıkları yiyecekleri ortaya bırakan kadınların, namus ve şeref ile ödüllendirilmiş seçilmişlerin hırslarının ve bütün o kalabalığın üzüntü ve nefretleriyle onurlandırılmış alanı hayal ediyordu; çünkü o biliyordu avcıyı da , avcılığı da, avı da!..


    Büyük ağaçlar, geniş ve uzun yapraklı bitkiler, çalılar, yumuşağımsı iz toplayan toprak, ayak altında ezilen çimler ve dahası…Bunlar, genç sayılabilecek adamın önünde ve arkasında akan Chult hayatının bir paçası olan cisimlerdi. Genç adam, uzun boylu, zarif, esmer bir teni olan, uzun saçlarının yarı tarafı ikili belliklerle örülmüş diğer tarafı ise düz bir şekilde taranmış saç tipine sahip biriydi. Vücudunun içten kaslı yapısı zor hayat şartlarının bir ürünüydü. Doğduğunda ailesi için onur sayılmış, ermişler ve erenler çağrılarak ubtao’ya adaklar adanmış diğerlerine göre varlıklı olan ailesi yiyecekler ve eşyalar dağıtmıştı. Kendisinden başka dört erkek kardeşi vardı. Kız kardeşleri dört taneymiş kendisi doğduğunda;ama onun erlik ve güzellik getirişi yanında yemek ve içme sorununu da beraberinde getirmişi. Bu sebepten dolayı kendisinden iki yaş büyük olan, kız kardeşleri arasında en küçüğü ubtao’ ya ve orman ruhlarına adanmış; yalnız başına baharatların süslediği bir taçla, dinozor yemeği olarak ormana bırakılmıştı. Bu vahşi törelerin -belki de hayatın- ve acımasızlığın gerçeğini uzun yıllar önce öğrenmişti. Kabilenin katı düzenleri, töreleri ve yasaları onu ağlatamadan veya hüzünlü bir surat takınamadan susması gerektiğini sanki doğmadan tohumuna eklenmiş gibi ona vermişti küçüklük döneminde. O ise tek bir zamanda ve tek bir yerde ağlamıştı….Çocukluğunda annesinin bir köşeye sakladığı, geniş göbekli, üzerinde beyazlamış saç tutamları ve elbise parçaları olan ince taşları, ağlamaklı olduğu zamanlar yerinden çıkarıp bağrına bastığı zaman anlamıştı, neyi neyden dolayı özlediğini, özlettirdiğini(!)… O günden sonra ne zaman bir doğum olup, doğanda bir kız çocuğu olsa, bir köşeye geçer, yüzüne taktığı sevinç maskesiyle geçmişi ve geleceği sorgulardı; ümitsizce ve içten gelen yüzüne yansımayan bir hüzünle…

    …Geniş bir ağaç gövdesinin her kıvrımına elleriyle dokunuyor, her kıvrımı hayalinde canlandırıyordu. Diğerlerinden daha farklı anlamı olan yaşlı ağaç, üzerindeki her bir kıvrımıyla harita görevinde, yön bilgilerini taşıyordu … bu çok zaman önceleri ona “avcı” olmasını belleten babası tarafından öğretilmişti. Daha sonra eğilip devamlı yanında taşıdığı –


    ----------------------------------------------Umut II-------------------------------------------



    …Etrafına sıkılmış,bunalmış,yabancı ve tehditkar bir şekilde bakıyordu. Orta yaşlarını çoktan geçmiş olan adam, yılmadan önündeki dalları iteliyor, kimi zaman ise kısa kılıcı andıran hançeriyle dalları, yol göstermeyen geniş yaprakları, çalıları kesiyordu. Arkasındaki iki genç ise şehir yaşamının getirdiği rahatlıktan olsa gerek eski uygarlıkların kullandıkları büyücü giysilerini giymişlerdi; ama şu an sağdan soldan gelen böcek saldırıları engellemekten, arada sırada küfür savurmaktan ve yürümekten başka bir şey yapmıyorlardı... Ustaları ise önde temkinli ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ilerliyordu. Tahminlerine göre dört gün içerisinde huzurlu bir şekilde gelmeyi planladıkları –özellikle öğrencilerin- yolculukta neredeyse bir aya yaklaşmışlardı. Yaptıkları ise şu an itibariyle sadece ilerlemekti… Öğle güneşinin görülemediği;ama öğle sıcağının her zerresinin hissedildiği saatlerde önde giden yaşlı sayılabilecek büyücü durdu. Artık yüzünden akan sinir ve yorgunluk ter damlarını eliyle silip mümkün olduğunca yumuşak bir sesle arkadan gelen iki çırağa dönerek “sanırım yaklaştık” dedi. Çıraklardan biri alay geçercesine, buruk bir tebessümle “Calimshan’a mı? Çölü göremiyorum hala, nedendir acep?” dedi buruk ve sokaktan geçen herhangi bir insanın acıyacağı bir surat ifadesiyle. Diğeri ustasının sıradan ve artık umut vermek için söylendiğine inandığı bu sözlere katılmak veya cevap vermek yerine sadece çevresindeki böcekleri uzak tutmak için çabalıyordu. Usta tekrar “Yapmayın çocuklar bu harita benim eserim ve tercihim değil, aynı sizler gibi…” derken,. genç öğrencilerden suskun ve garip kahverengi cübbeye sahip olan genç sözün bitmesini beklemeden atıldı “Ama buraya çok ümit bağladık biz ve buraya gelirken Durdyra’nın…”. Usta isim üzerine sinirlendi; öğrencilerin bile birkaç adım gerilemesine sebep olacak, tehdit dolu bakışlarla öğrencilere doğru yürüdü. Buğulu bir sesle hızlanarak konuştu “Durdyra… umudunuzun bekçisiyse ve yol göstericinizse, şu an nerede!?. Beni sinir etmeyin asil, piç kuruları ve önden yürümeye başlayın. En ufak durgunluğunuzda kıçlarınıza sokacağım koca hançerle hıza geleceksiniz…veya zevke…bu duyguları size bırakacağım artık sizi hangisi daha mutlu ediyorsa onu seçersiniz ve ona göre hareket edersiniz” genç adamlar yutkundu; ama yılların meziyeti(!) onlara hala içlerinde bitmeyen soyluluk, asalet ve bu ikisinin birleşiminden oluşan kibir(!) ateşini tetiklemekte çok geç kalmamalarını sağladı. Böceklerle uğraşan adam artık böcekleri bırakmış ustasına üstün, yer ve mevki hatırlatır bir şekilde bakıyordu biraz ses tonunu arttırdı“Bak bana efendi(!)-koplex cümleyle başlamıştı ki-…” Usta’sı ona doğru bir adım attı. Genç adam tüm dikkati konuşmasındaydı…gelen yumruğu biraz geç fark etmiş olacak ki yumruğu karşılamak bir yana dursun dengesini bile koruyamadan hafif ıslak,çamur kiri bırakan toprağa yüzükoyun yıkıldı. Çocukça dürtüsünü kaybedemeyen on sekizlerindeki genç, yerde debelenmeye, ağlamaya başladı. Diğeri ise adeta dona kalmıştı… Ustaları ikisini de karşısına alarak tekrar gür, kızgınlığın beslediği ve her harfinde bir üstünlük hissettiren –yumruğun büyük etkisiyle- ses tonuyla konuşmaya başladı “Artık…-bir nefes aldı ve kafasını salladı..hemen ardından devam etti- …sizden nefret etmek ve sıkılmak istemiyorum. Geceleri sizler yatağınızda mışıl mışıl uyuyup, yaptığınız koruma büyülerine güvenirken ben, bir ağaç tepesinde nöbet tutuyordum. Yol boyu sırf siz nereden geldiği belli olmayan bir böcek, engerek vb.. bir şey tarafından sokulup, en geç bir gün içerisinde gebermeyin diye önden ilerledim. Yemeklerinizi yaptım. Yediklerinizi siz gülüşürken bir yaratık kokusunu almasın diye topladım. Sıçtığınız ve sidiklediğiniz yeri de aynı hassasiyette ve amaçta temizledim. Her gün düzenli olarak size ot topladım; şu kısacık ömrünüz hastalıklı bir ömürle devam etmesin diye…-genç adamlar ağlamaklı oldular- ve tüm bunların sonunda bile siz hoşlanmadığım, konuşmaya bile fazla yanaşmadığım, – yerdeki adam sızlanmayı kesmiş ve sessizce adamı dinlemeye başlamıştı- gıcık kaptığım, nefret ettiğim, Mezro akademisinin orospusu –Normal şartlarda bu sözler çoktan onu mevkisinden etmiş ve hapse tıkmıştı- , her önüne gelen büyücüye okşamsı göğüslerini ve kıçını cömertçe açan, o andan sonra fikirleri en değerli hoca olan fahişeyi karşıma geçmiş, o okulda ondan hoşlanmayan birkaç kişiden biri olan ve ondan nefret eden tek kişi olarak, onu bana övüyorsunuz… Yaptığım ve sözlerim fazla mı siz düşünün-sessizlik üzerine adam devam eder- fazla olmadığına ve herkes hak ettiği şeye kavuştuğuna göre ilerlemeye devam edebiliriz… devam etmek istemeyen herhangi biri geri dönerek dediklerimi ona iletebilir ve Durdyra’nın sıcak sözleriyle bir köşede muhteşem bir mastürbasyon yapabilir…-birkaç dakika daha küfürle beslenmiş sözlerle devam etti usta-” Genç adamlar ağlamaklı ve sessiz ruh durumlarını yanlarına alarak yavaşça kalkıp toparlandılar. Sessizce ilerlemeye –önden- devam ettiler. İçlerinden ortalama yarım saat boyu aşağılama, lanet ve küfür dolu sözler sarfetseler de çalışan zekaları ve fazla dengeli olmayan vicdanları yavaş yavaş okulun fazla saygın olmayan -çoğu hocanın bile okulda neden barındırıldığını düşünmesine yol açacak kadar- invokeyşınevokeyşın[İnvocationEvocation] ustalarından biri olan bu hocaya hak vermeye başlıyorlardı… yıllar sonra bile sözlerinde kabullenmeyecek olsalar bile;çünkü Chult ormanların içinde sadece ve sadece “gerçek” göz önünde olurdu…ve ilerleyiş tekrar devam etti…artık nöbetleşe devam eden, pisliklerini herkesin kendi gömdüğü ve gülüşlerin azaldığı bir ortamda…kabile köyüne doğru… Usta tarafından amaçlıca, öğrenciler tarafından amaçsız ve umutluca(!) devam ediyordu…

    -Aradan iki gün geçmiş grup arasında ki kasvet perdesi hâlâ varlığını korumaktaydı. Buna son vermek isteyen birileri elbet çıkacaktı…en azından çıkmalıydı…umut gibi-


    Genç adam sakin bir ses tonuyla“Hâlâ kızgın mısın?” diye sordu yumruk yiyen arkadaşının susturma girişimlerini hiçe sayarak. Sakin bir ses tonuyla “Hayır…ben asla kızmam” dedi kamp yerinde, yere devrilmiş koca gövdeli bir ağaca sırtını dayamış usta. Ortada yanan köz ateşine koyulmuş bir çaydanlıktan çıkan hafif nane kokusu bu küçük derinliğe sahip olan ortamı doldurmuştu. Araç gereçler çıkarılmış ve üst kısma böceklerden koruması için kabileye hediye olarak götürülen ipek çekilmiş herkes üzerlerindeki vücudu kaplayan ağır olan şeylerini çıkarmıştı. şu an dinleniliyordu…herkes az da olsa yemeğini yemiş ve bir diğer gün için dinlenmeye başlamıştı. Nane çayı ise bu dinlenmenin ilk adımıydı…Genç büyücü, ortamın kasvetini dağıtmak için ikinci günde şebekliğin fazla kaçmayacağını düşünerek muzipçe “Cidden hiç kızmaz mısın? Veya kızmadın mı?”diye sordu.Gençler bu sorunun Usta’yı neşeli birkaç şey anlattıracağını zannederken, bu soru, Usta’yı biraz daha komiklik havasında sohbet ortamına değil, tam tersine derinliğe ve koyu bir suskunluğa yöneltti… aradan beş dakika geçmiş gençler ustalarından gelecek cevabı beklemek yerine, kendi aralarında yarınki yolculuklarında gerekecek hazır yemekleri toparlarlarken, usta yeni uyanmış bir adamın ruh halinde cevap verdi “hayatımda kızdığım herkes öldü sanırım…-saniyeler sonra tekrar konuştu-ya da öldürüldü…ya da öldürdüm(!);ama iki kişi kızgınlığımdan sağ çıkabildi…çıkarttım ve gerçekten sevdim-birkaç dakika iki genç öylece ustalarına baktılar, ustalarının uzun söz oyunlarıyla uğraşmayacağını bilmeleri onları bir yarım saat daha öyle tutacaktı en sonunda biri ( Ustasının yumruğunun morluğunu gözünün üstünde taşıyan)- “peki kim bunlar?” dedi. Usta tekrar rüyasından uyandı ve aniden.. “!!biri babam!-birkaç saniye daha tereddüt etti- annem bile giremedi bu kervana, fahişe- yere tükürdü sertçe…- biri de şu an kabilesine gittiğimiz ve Alternatif Sembol Derslerinde beni kudurtan;ama daha sonra kariyerimde çok kötü bir ize yol açabilecek durumu kendi üzerine alıp dört ay benim onurum için hapis yatan…- tekrar duraksadı-” genç adamlar aynı anda şaşırırcasına cevap verdiler “Vahşi şeyh”…usta sessiz ve buğusuna hafif duygusallık bulaşmasını önleyemediği ses tonuyla “evet… o..” dedi. O gün iki genç arasında bu karmaşık durumu çözmeye dair yüzlerce hipotezi gözden geçiriyorlardı. Usta ise gün boyu uyudu…ve kimse çay içmedi…İki genç arasında geçen konuşmanın konusu alay geçilen -geçtikleri-, hatta okuldaki herkesle içli dışlı (!) olmayı seven Durdyra’nın bile konuşmak için fazla bir neden bulamadığı kişiydi konu. “Kimdi o?” Beklide bu soru ilk defa nedenli olmuştu ustalarının, yüreğinden ağzına, ağzından ise sadece bu iki öğrencinin duyabileceği kulaklara uzanan itirafla… Aslında kendisi hakkında fazla bir şey bilinmiyordu. Chult orman kabilelerinden gönderilme, öğrencilerin arasında bu tür kişilere “çömlekçi, tamponcu…” gibi bir çok okul arasında aşağılama olarak görülen terimlerle çağrılan, okul eğitimleri süresince kaçma eğilimlerinden dolayı birkaç kere katıksız hapse giren kişilerden biri, okuldaki en genel ismiyle “Vahşi şeyh” olarak hitap edilen-çok gerekirse- kişiydi. Onun hakkında fazla bir şey konuşulmazdı;ama bir çok detay bilinirdi. Bunlardan sadece bir kaçı geceleri koridorda koşan gölgenin sahibi olması, Akademinin kubbesine çıkarak dolunayı izlerken görüldüğünün söylenmesi gibi çok enteresan, okul disiplinine aykırı durumlar bunlardan sadece bir kaçıydı… tüm bu gerçekleri hemen hemen herkesin bilmesi şaşırtıcı bir sonuç değildi;lakin bir süre sonra umursanmaz biri olup çıkmıştı. O zamandan sonra ise herkesin gözünde şu dört sıfatı kazanmıştı: Yalnız, acınası, garip ve vahşi… bunlar onun sıfatıydı. O ise sıfatlarına sahip çıkmasını herkesten daha iyi biliyordu. Aynı hayatına ve doğrularına sahip çıktığı gibi…

    -Çalılar aniden sarsıldı…ayakları üzerinde duran etobur dinozor kamp alanına daldı. Bir çığlığın aniden orman içerisinde yankılanması ve yabani dadavur kuşlarının anlık hareketlenmeden dolayı sesin tersi yönüne kanat çırpışlarının ardından, “Usta” sol el parmaklarını açmış ,fısıldamalarıyla yaratığa doğru dönmüştü... O anda mutluydu; çünkü Chult ormanlarına girdiklerini biliyordu...”Gerçek ne kadar uzak olabilirdi ki, ölümden sonra…”diye düşündü.-








    Süleyman "Bunises" Özkan

    Copyright © FRP World © Fantezi Edebiyat ve FRP sitesi Tm haklar sakldr.

    Yaynlanma:: 2006-03-31 (3390 okuma)

    [ Geri Dön ]
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.93 Saniye