Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: enyxy
    Bugün: 1
    Dün: 2
    Toplam: 33643

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 358
    Üye: 0
    Toplam: 358

    Arka Bahçe Yayıncılık Editörü Emre Yerlikhan'la Yapılan Söyleşi
    Frpworld



    Emre Yerlikhan, Arka Bahçe Yayıncılık hakkında, Türkiye'de RP hakkında, kendisi hakkında... neler açıkladı neler. Okuduklarınıza inanamayacaksınız... Sıcak bir ortamda yapmış olduğumuz konuşmamıza Arka Bahçe Yayıncılık'ın çevirmenlerinden Ali Seval de katıldı.


    Arka Bahçe YayıncılıkÂ?ın tarihçesini anlatabilir misiniz, Arka Bahçe Yayıncılık nasıl kuruldu?

    Burası ilk önce Gerekli şeyler olarak kuruldu. Gerekli şeyler bir hobi dükkanıydı. Hobi dükkanının getirdiği enerjiyle ve etrafında toplanan insanlarla birlikte yayıncılığı da bünyesine almaya karar verdi ve Arka Bahçe Yayıncılık kuruldu.

    Çizgi roman geçmişimiz vardı. Gerekli şeylerÂ?in bağlı olduğu firma Büyük Mavi Yayıncılıktı. Büyük Mavi Yayıncılık, ithalat yapan bir firmaydı ve biz uzun zamanlardan beri - 1997 yılından itibaren- bu sektörün orijinal hallerinin- gerek oyun kitaplarının, gerek romanların ve çizgi romanların- TürkiyeÂ?ye gelmesini sağlıyorduk. Yüzüklerin EfendisiÂ?nden aldığımız güvenle -TürkiyeÂ?de böyle bir tarzın varlığı ve tanınması gerekiyordu- ve uzun zamandır çizgi roman yayıncılığı yapmış olduğumuz için, biraz yayıncılığı bilmemiz nedeniyle fantastik kitaplar da yayınlamaya başladık ve 1998 yılında ilk üçlemeyle, yani Ejderha Mızrağı serisiyle başladık. O gün bugündür gerek çizgi roman, gerek fantastik roman konusunda çalışmalar yürütüyoruz.

    Arka Bahçe Yayıncılık da reklamcılık faaliyetleri de sürdürülüyor. Arka Bahçe Yayıncılık da reklamcılık mı, yayıncılık mı ön planda?

    Yayıncılık ön planda. Reklamcılık aslında çalışmaların daha ufak bir miktarını kapsamaya başladı. Büyük Mavi Yayıncılık ve Gerekli şeylerin bir prodüksiyon kısmı da var ama çok fazla ön planda değil. Bir senedir kurulmaya başlandı ve onunla ilgili çalışmalar da var. Ancak elle tutulur bir şey yok.

    Arka Bahçe Yayıncılık frp kitapları satmaya nasıl karar verdi? Bu süreç nasıl işledi?

    Tam anlamıyla söylemek gerekirse delilerin oluşturduğu bir grup olmamız nedeniyle zaten normal sayılabilecek bir şey getirmeyecektik, yani herkesin bildiği bir şey yapmayacaktık. Frp ve çizgi roman bizim ilgilendiğimiz konulardı. Burası kurulmadan öne biz oyun oynayan kişilerdik. Çevredeki herkes bununla ilgili kişiler olduğundan ürün seçkisi de bunun üzerine yoğunlaştı ama öncelikle çizgi romanla başladık. SandmanÂ?lerle başladı ve bizim her zaman ön planda tuttuğumuz Sandman oldu. Ondan sonra aylık çizgi romanlar ve kart oyunları gelmeye başladı. Kart oyunları aslında hiç ilgimizin olmadığı, bilmediğimiz bir konuydu fakat dergilerin yardımıyla reklamlarını görerek ne olduğunu merak ettik ve oynamaya başladık.

    Oyunlar insanın başına bela oluyor, oyunlara bir kapıldınız mı devamı geliyor ve bununla birlikte bunları getirmeye başladık. Zaten onunla birlikte rol yapma oyunları malzemeleri de geliyordu. Tabi eskiden çok kısıtlı imkanlarla ve miktarlarda getirebiliyorduk. Sadece tek dükkandık -şu anda da öyleyiz - fakat Türkiye çapında bir çok yerde bayiliklerimiz var. Dağıtım yapabiliyoruz, bu kadar süre boyunca tanınıyor ve tanınabildi.

    TürkiyeÂ?de frpnin gelişimi, ivmesi sizce nasıl oldu?

    Frpnin, TürkiyeÂ?de hala çekinilen bir konu olması, zannedersem önümüzdeki uzun seneler boyunca olduğundan daha büyük gelişim göstermesini engelleyecektir.

    Peki neden olumsuz olarak görülüyor?

    Çok fazla bilinmediği, tanınmamış olduğu için. Tahminimce bir neden daha olabilir o da; önyargılar. Ama bu konuda pek fazla açıklama yapamıyorum ve neden olduğunu da anlayamıyorum. Kendi düşüncem bu yönde olmadığı için onların nasıl düşündüğünü bilemiyorum. Nedenini bilemiyorum ama uzun zamandır, hatta senede bir satanizmle ilişkilendirilerek anti-frp kampanyaları başlatılıyor. Alt kültür ilgi konuları antipropaganda yaratıyor. Ufak bir topluluğuz, yani oyun oynayanlar ufak bir topluluk olduğu için, çok fazla anlatma imkanı olmadığı için ve bilinmediğinden böyle propagandalar yaratılıyor.

    Türk frp yazarları hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Ortaya çıkan çaba çok güzel. Yaratma kabiliyeti olan kişinin bunu diğerleriyle paylaşmaması çok yanlış geliyor bana. şu anda TürkiyeÂ?de tanınmaya başlayan birkaç yazar da var ve bu durum çok hoşuma gidiyor.

    Bu yazarlar içinde en çok beğendiğim Barış Müstecaplıoğlu'dur. Eskiden okumuş olduğum, ilk zamanlarında okuma fırsatım olduğu için daha yakın hissediyorum. İhsan Oktay Anar, uzun zamandır en çok sevdiğim yazarlardan biri ve uzun süre boyunca da onun yerine birini koyamayacağım. Türk yazarlar arasında yer almasına rağmen, oradaki fantastik hikaye bizim romanlarda alıştığımız fantastik yazımdan çok daha farklı. En güzel tarafı da bizden çok fazla şeyin, orada başka yönlerle anlatılması. Günlük yaşamımızda gördüğümüz şeyleri daha fantastik bir dille anlatıyor fakat bunu yaparken de bizi yabancılaştırmıyor.

    Sizce frp nedir, frpnin bir tanımını yapabilir misiniz?

    Uzun zamandır karşılaştığım en güzel vakit geçirme araçlarından biri. Bir eğlence ve rahatlama aracı. Gündelik hayattan bir miktar da olsa uzaklaşmamı sağlayan bir oyun, tabii o açıdan bilgisayar oyunlarından daha iyi. En azından ekrana bakmak zorunda kalmıyorsun, konuşma ve paylaşma imkanı da yaratıyor frp.

    TürkiyeÂ?de frp genelde oyun olarak tanıtılıyor. Frpnin edebiyat ve mitolojik yönü de var ve bunlar sürekli olarak atlanıyor. Bu sizce neyden kaynaklanıyor?

    Bir, karşı tarafın çok fazla inceleme çabasını göstermemesinden olabilir. İkincisi de açıkça söylemek gerekirse, oynayan kişilerin de çok fazla içine girmemesinden, çabalamamasından kaynaklanıyor. Oyun oynayan kişi bunu yapmak zorunda değil. Oynuyor, eğleniyor ve o orada kalıyor. Sonuçta çok fazla ötesini düşünmek zorunda değil. Ben uzun zamandır oynuyorum, etrafımda benimle birlikte başlamış olan insanlar da var. Ne olursa olsun birkaç sene oyun oynadıktan sonra artık kendi dünyamızı yaratmaya çalıştığımız zamanları hatırlıyorum ve onu yaparken de yoğun araştırmalar yapmıştık. Birkaç sene daha geçmesi gerekiyor ki, herkes daha araştırmacı olsun ve işin temeline insin.

    Arka Bahçe YayıncılıkÂ?ın kapaklarındaki çizimler nasıl yapılıyor?

    Kapaklardaki çizimler Wizards of the CoastÂ?un kendi, resmi olarak kullanmış olduğu çizimler. Bizim şu ana kadar bunlarda bir değişiklik yapma imkanımız yoktu. Ancak son dönemlerde Wizards of the Coast da bütün okuyucuların vermiş olduğu tepkiyi vermeye başladı ki, kapak çizimlerini değiştirme yoluna gitti. Alternatif kapakları, yeni baskılarını kullanmaya başladılar ve biz de büyük ihtimalle kapakları değiştirme yoluna gideceğiz.

    Ancak, aynı seri içinde serinin başında kullanılan kapak dizaynıyla, sonundaki kapak dizaynını da değiştirmek de yanlış ve sorunlu oluyor. Kitapların seri olduğunu belirlemek için aynı çizerin, aynı tarzın elinden çıkması gerekiyor. Kitap kapaklarını ve değişiklikleri ancak 2. baskılarında değiştirme yoluna gidebiliyoruz ama bundan sonra kurtarabildiğimiz ölçülerde değişiklikler yapma imkanımız olacak.

    Kitap kapaklarının beğenilmemesi konusunda herkese hak verebiliyorum ama yapabileceğimiz bir şey yoktu. şu anda ise elimize gelen imkanı değerlendirme yoluna gideceğiz. Kapaklarda nasıl bir değişim yapmayı düşünüyorsunuz? Yeni kullanılmaya başlayan orijinal kapak resimlerini kullanma yoluna gideceğiz. Wizards of the Coast tarafından resmi olan, kendi çizerleri tarafından yapılmış, konuyla alakalı resimleri kullanma yoluna gideceğiz. şu anda bunlar için görüşmelerimiz devam ediyor ve Wizards of the CoastÂ?dan materyal bekliyoruz.

    Ali Seval: Wizards of the CoastÂ?un bütün resimlerini kullanma hakkımız var. Wizards of the Coast bunu offical olarak yayınladı ve Arka Bahçe olarak resmi bütün resimleri, oyun, kural kitapları da dahil olmak üzere, kullanma hakkımız var.

    Bu sene romanlar haricinde de yan kollarda bir şeyler yapmaya çalışacağız. Tarihlerini tam olarak veremiyorum ama posterler vs. konusunda atacağımız adımlar var.

    Ali Seval: Kitap içinde bir poster vermeyi düşünüyoruz. Drizzt kitabında Drizzt posteri mesela veya Salvatore ile yapılmış bir röportaj...

    Neden yan kollara yayılma ihtiyacını hissediyorsunuz?

    Okuyucular daha çok memnun edilsin diye, zaten okuyucu kitlemiz ve bu kitlenin belli istekleri var. Okuyucularımızın isteklerini mümkün mertebe yerine getirmeye çalışıyoruz ama kısıtlı imkanlarımızdan dolayı -burada bir not düşmek istiyorum kısıtlı imkanlarımız derken, burada işbölümü çok vahşice yapılıyor. Aynı anda bir çok işle ilgilenmeniz gerekiyor ve bu sıralar işbölümünü biraz daha gerçekten uygulanabilir ve insani ölçütlere çekmeye çalışıyoruz - bunları pek fazla yapamıyoruz.

    Okuyucularımızın şu ana kadar bizden istediklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Mesela, Batan Güneşin EjderhalarıÂ?nda karton kapakla çıkması yolunda istekler vardı. Biz de bunu bir şekilde yerine getirmeye çalıştık ama bu seferde ilk kitabı karton kapakla çıkartıp, sonrasını normal baskı yoluyla çıkartalım yoluna da gitmek istemedik. Okuyucu kitlesini zora sokmamak ve koleksiyon yapmak isteyenlerin ulaşabileceği bir kitap haline getirdik. Ayrıca kapak baskısını da biraz değiştirdik, tamamen değiştirmeye gerek duymadık çünkü çizimi gayet iyiydi. Biz kitap kapağını kabartmalı yaparak biraz daha çekici hale getirdik.

    Arka Bahçe YayıncılıkÂ?ın yayın politikası hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

    Yayın politikamız zevk aldığımız şeyleri çıkarmaktır. Neden keyif alıyorsak o yöne gidiyoruz.

    Keyif almayı neye göre belirliyorsunuz, kriteri nedir?

    Ali Seval: Genelde okuyucularımızın keyfine göre diyebiliriz.

    Okuyucularınızın keyfini nasıl belirliyorsunuz?

    Keyfi derken, şunu da çıkartalım bunu da çıkartalım yapmıyoruz. Fantastik kurgu bizim türümüz yani bunun dışına çok fazla çıkmayacağız, mesela bilim kurgu asla yayınlamayacağız. Çünkü, TürkiyeÂ?de bilim kurgu yayını yapan çok iyi yayınevleri var ve şimdi o yola satışlar iyi diye girmek yanlış olur. Bilen insanlar bu işi yapıyor ve iyi araştırma grupları var, arka planda çalışan insanlar bu konuda yetkin.

    Biz, fantastik kurgu derken şu anda sadece Ejderha Mızrağı ve Unutulmuş Diyarlar üzerinden gidiyoruz. Ancak, bu sırada diğer yazarlarla, yayınevleriyle görüşmelerimiz de var. Sandman, fantastik edebiyatın bir parçası. Fantastik edebiyata sadece elfler, ejderhalar olarak bakmak ne kadar doğru diye düşünüyorum. Sandman günümüzde geçen fantastik bir hikaye aslında, mesela onun yayınlanmasında daha seri davranmaya, ciddi olarak üzerine eğilmeye başladık.

    Bunların yanı sıra fantastik edebiyata daha yakın türlere de girmek isteğimiz var. Ancak bu önümüzdeki senelerde olabilecek bir şey.

    Kendi yayınlarımızın programlanması konusunda çalışmalar yapıyoruz ve bunu da başarabildiğimizi düşünüyoruz. Yakın bir zamanda bunu göreceğiz. Ne kadar başarılı olduk, nerede hatalar yaptık bunu da kısa bir zamanda göreceğiz.

    Ali Seval: Yeni yaptığımız, tasarladığımız bu yayını hızlandırma atağımızın başarılı olmaması için hiçbir sebep göremiyorum.

    Sonuçları görmeden rahat edemeyeceğiz. Çünkü geçtiğimiz ayda bile birçok sorunla karşılaştık ve bu sorunlardan bile tecrübe kazanıyoruz.

    Arka Bahçe Yayıncılık'ta geri besleme ne kadar yapılıyor? Kullanıcıların eleştirilerine kadar ciddiye alınıyor?

    Eleştiriler çok önemli bir husustur. Uzun zamandır, sürekli her şeyi eleştiren biri olduğum için bana gelen eleştirilere de aynı ciddiyetle bakıyorum ve burada elimizden geldiğince eleştiriler yönünde ilerlemeye çalışıyoruz. Ancak biraz öncede belirttiğim gibi yetişememe durumumuz var yani bu okuyucuların istekleriyle ilgilenmemizden kaynaklanmıyor. Büyük bir yayınevi olmamamıza karşın çok fazla şey yapmaya kalktığımız için gecikmeler yaşanıyor. Bize gelen bütün istekleri yaptığımız işlerde göz önünde bulunduruyoruz.

    Bir kitabı çevirirken ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

    Terimler konusunda büyük zorluklarla karşılaşıyoruz. Bir kitap çevrilirken ondan evvel yayınlanmış kitapları ve ondan sonra yayınlanacak olan kitapların göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bu konuda karşılaştığımız en büyük zorluksa, zaman. Belirli bir zaman diliminde bu işleri yapmaya çalıştığımız için gözümüzden kaçan bazı şeyler olabiliyor. Hatalarımızı gördüğümüz de bir sonraki kitapta onu yapmamaya çalışıyoruz. Hatalarımızı göremediğimiz zaman, okuyucularımızdan hemen tepki alabiliyoruz. Okuyucuların görüşlerini takip etmenin bir avantajını da yaşamış oluyoruz. İnternetteki siteler sayesinde bize direkt, mail veya mektup vasıtasıyla gelmeyen eleştirileri dahi okuma fırsatımız oluyor. Bize yöneltilen bütün soruları cevaplamaya çalışıyoruz. Bazen sorular çok acımasız, sert olabiliyor.

    İnternetteki sitelerin forum alanlarında foruma katılan kişileri tanıma imkanın oluyor, aynı zevki paylaşan, aynı frekansa sahip insanlarla birlikte oluyorsun. Oyunlardan, romanlardan hoşlanıyoruz, çizgi roman sevenlerimiz var, sevdiğimiz müzik aşağı yukarı aynı oluyor. Onlarla hep birlikte bir şeyler paylaşmak çok keyifli oluyor.

    Ali Seval:Yapıcı olmak için değil de, eleştiri yapmış olmak için eleştiri yapanlar oluyor. Ama biz Arka Bahçe Yayıncılık olarak bunları da ciddiye alarak, çalışmalarımızda göz önünde bulunduruyoruz. Yaptığımız işler hakkında en fazla bilgi sahibi olanlar biziz. Kendi yaptığımız işler hakkında sitelerde bilgi veriyorum. İnsanlar bazı şeyleri mesela, kitaplar ne zaman çıkacak diye soru soruyorlar ve ben tahmini bir cevap veriyorum. Tahmini olarak verdiğim cevapların da olumlu yada olumsuz her türlü sonucuna katlanıyorum. Ben frpworld.comÂ?da Arka BahçeÂ?nin sözcüsü görevini üstleniyorum ama sözcüsü değilim.

    Tabiri caizse ortalıkta asla eleştiri yapmam, önce o insanla görüşüp onun fikrini almaya çalışırım ve bu etik açısından, bu işin ahlakı açısından gerekli. Çünkü o kişinin size verebileceği ve sizi inandırabileceği çok mantıklı bir cevabı olabilir. Bunu göz ardı ederek, özellikle sanal ortamda çok acımasız eleştiriler yapılıyor.

    Biz Arka Bahçe olarak, kendi şirketimizin dışında başka bir yayınevinin çıkardığı bir kitaba eleştiri yapmamışızdır. Bazı şeyleri söyleme hakkımız varken bile biz böyle şeyler yapmadık. Bizim yayın politikamızda böyle şeyler çok önemli yer tutuyor.


    Sonuçta hiçbirimizin çok geniş kitlesine seslenen bir yayın programımız yok. Fantastik roman yayınlayan bütün yayınevleri çok geniş kitlelere seslenmiyor ve bunun içinde yeni okuyucu kazanmaya çalışmak yerine sanki, içerideki dengeyle oynamaya, var olanı korumaya çalışıyor.

    Kitap çevirileri hakkında şunu söylemeden geçemeyeceğim; Bir çeviri hatası olursa, bu sadece çeviriyi yapan kişinin hatası değildir. Total olarak yayınevinin hatası denilebilir, çünkü koordinasyonu sağlayan bölüm yayınevinin kendisidir. Çeviriyi o yapacak, redaksiyonu şu yapacak ve bunlar arasında koordinasyonu da ben sağlayacağım mantığı olmalı. Bir hata olmuşsa illaki bu çevirmenin hatası değildir.

    Arka Bahçe YayıncılıkÂ?ta kitapların son okumalarını genellikle ben yaparım ve ne olursa olsun hata yapma potansiyeline sahibiz ve gözümüzden kaçan çok şey oluyor.

    Ali Seval: Bunların hepsi koordinasyon eksikliğinden kaynaklanıyor ve bu durumu değiştirme imkanımız oldu. İş bölümü nasıl yapılmalıyı test etme imkanımız oldu. Mesela çevirmenle düzelti arasındaki iletişim, tutarlılık bu zamana kadar yakındığım bir şeydi. Yeni yaptığımız düzenlemeyle bu koordinasyon eksikliği ortadan kaldırılmış oldu, ciddi kararlar alındı. Çevirmenlerle düzeltiyi yapanlar arasında bir iletişim kuruldu, doğru kişiyle çalışılacak bundan sonra.

    Daha önce yapılan hataları yapmamaya çalışacağız. Bizdeki koordinasyon eksikliği, yanlış planlama sonucu flint= gnoma kadar vardı. Tabii bunlar çeviride olmayan hataydı.

    Bunların temeli; düzeltiyi yapan insanla, çeviriyi yapan insan birbirini tanımıyorsa, birbiriyle iletişim kuramadığı için sorunlar silsilesiyle karşı karşıya kaldık ama bundan sonra sorunlar silsilesi karşımıza çıkmayacak. Sorunlar bir şekilde olacak ama biz bunu minimuma indirmeye çalışıyoruz.


    Açıkçası biz umursamıyormuşuz gibi bir görüş var ve şu ana kadarki kitaplarda ister istemez böyle bir izlenim yaratmış olduk. Bunu düzeltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu konular çok değer verdiğimiz konular ve bizim hayatımız bunlar üzerine kurulu. Çizgi roman, fantastik roman, oyunlar olsun, bunlar lar üzerinde yaşıyoruz.

    Ortaya güzel bir şey çıkması bize büyük bir memnuniyet veriyor ve buna karşılık en ufak hatayı görmek bizi çok üzüyor.

    TürkiyeÂ?de TürkçeÂ?nin yoğun bir şekilde bozulması söz konusu, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

    TürkiyeÂ?de TürkçeÂ?nin bozulması öncelikle televizyon dizilerine çok yansıyor. TürkçeÂ?nin korunması için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. En azından kelimeleri olduğu gibi taşımamaya, yeni kelimeler yaratmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken çokça Eski TürkçeÂ?den de faydalanıyoruz. Tabi bu aslında bize bayağı eleştiri olarak geri dönüyor. Zindanlar ve Ejderhalar terminolojisinde kullanılan TürkçeÂ?nin bir kısmı günlük hayatımızda konuşulmayacak veya geçmeyecek kelimeler. Ama TürkçeÂ?ye dahil olmayan kelimeler değil. TürkçeÂ?nin tarihine baktığımız zaman, zamanında kullanılmış ama niyadı dolmuş kelimeler.

    Çeviri yapılırken bir kelimeye karşılık kavram veya terim oluştururken neleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

    Doğru olması, kulağa hoş gelmesinin yanı sıra ses özelliklerine ve anlam özelliklerine bakıyoruz. Aslında bunu tek başıma benim cevaplamam çok zor. Çünkü bilmediğimiz bir kelimeyle, TürkçeÂ?de karşılığı olmayan kelimeyle karşılaştığımız zaman çeviriyi yapan kişi, redaksiyonu yapan kişi ve editör grubuyla birlikte düşünüyoruz.

    Ali Seval: Emre ve ben DNDÂ?nin editör grubunda değiliz. O konu da yani hangi kelimeye ne gelir konusunda fazla konuşamıyoruz, sadece kendi görüşlerimizi dile getirebiliyoruz.

    Mesela biz romanlarımızda, oyun kitaplarında geçen terminolojiye büyük çoğunlukla bağlı kalmak zorundayız. Oyunu yaymak, oyunun tanınmasını istiyorsak, kullanılan romanlarda da aynı terminolojiyi kullanıp böylece insanların yabancılık çekmemesini sağlamak zorundayız. Bunu yaparken bazen roman dili ile oyun dili arasında farklılıklar olduğundan, farklı tanımlamalar yaratmak zorunda kalabiliyoruz. Bunu yaparken de bir çok kişi bu konuda düşünerek karar veriyoruz. Bazen bize çok güzel gelen bir kelime, okuyucularımıza güzel gelmeye de biliyor.

    Roman dili ile oyun dili arasında fark var dediniz, bunu biraz açar mısınız?

    Oyun kitabında anlatım daha tekniktir. Orada kullanılan kelimeler tek başına kullanılır. Bir cümle içinde kullanılmaz veya bir anlatım içinde kullanılması çok az görülen bir şeydir. Ama roman içinde kullanıldığı zaman yani o terimi aynı şekilde taşımak çok saçma anlatıma gidebilir. Çrnek vermek gerekirse; Â?namevt döndürmeÂ? kelime grubunu romanda bu şekilde kullanamayız. Sonuçta cümlenin yapısına uygun, cümlenin gidişine uygun bir şekilde kullanılır ama çoğunlukla böyle olmuyor.

    Çevirilerin kontrol aşamasını bize anlatır mısınız?

    Anlatım konusunda benim de yardım alabileceğim kollarım oluyor. Çizgi roman editörümüz Koray Çzbudak, çeviri tecrübesinden dolayı Ali Seval, dilin kullanımı ile ilgili olarak Gamze HanımÂ?dan yardım alıyorum. Grubumuz içinde çok rahat paslaşabiliyoruz, çalışabiliyoruz ve daha hızlı sürede sorunu çözüyoruz. Yakın zamanda minimum hatayla çıkmış kitaplarımız olacak. Yaptığımız her hatayı da tekrar yapmamaya çalışıyoruz.

    Arka Bahçe Yayıncılık, çevirmenleri alırken neleri göz önünde bulunduruyor?

    Daha evvelden tecrübeli olup olmadığına bakmıyoruz. Bir deneme metni üzerinden başlıyoruz. Bir deneme metni verip, kısa bir sürede ondan deneme metninin dönüşümünü isteyip, daha sonra da üzerinde düşünmeye başlıyoruz.

    Frp bilgisini ne kadar göz önünde bulunduruyorsunuz?

    Frp bilgisini bir yere kadar göz önünde bulunduruyoruz. Ama bunu bir kriter olarak tutmuyoruz. Çevirmenlerimizden üçü daha önce frp oynamamış veya fantastik edebiyatı az okumuş kişiler ama çevirileri iyi. Biz de onlara elimizden gelen her türlü yardımı yapmaya, eksikliklerini gidermeye çalışıyoruz. Arkadaşlarla bir deneme metni üzerinden yola çıkıyoruz, benim çeviriden memnun olmam kadar, çevirmenin de çevireceği kitaptan memnun olması önemli. Çeviriyi çok güzel yapmış ama çevirdiği kitap türünden memnun olamayan çok arkadaşımız da oldu. Çevirmenlerimizin illaki oyun dünyasına yakın olması gerekmiyor ama yakın olması da tercih sebebidir.

    TürkiyeÂ?de frpnin gelişimi, ivmesi sizce nasıl?

    TürkiyeÂ?de frp konusunda bir patlama olduğunu sanmıyorum, maalesef patlama oldu lafına ulaşmadı frp. TürkiyeÂ?de uzun süredir -1975 yılından itibaren- frp oynanıyor, bu oyunu oynayan bir kitle vardı ama tanınması Yüzüklerin Efendisi ile başladı. Oynanan bir oyun yavaş yavaş ön plana çıkmaya başladı. Gerek iyi tanıtımlarla gerekse kötü tanıtımlarla tanıtıldı. şu anda frp hakkında sokakta yürüyenlerin yarısının fikri vardır, ama doğru ama yanlış...

    Günümüzde frp satanizmle ilişkilendiriliyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    Onların anlattığı şekilde her hangi bir şeyle ilişkilendirilmesi imkansız. Çünkü frpye baktığınız zaman bir masanın etrafında, aslında doğaçlama bir tiyatro oyunu gerçekleştiriyorsunuz. Tiyatro satanizme ne kadar yakınsa, frp de o kadar yakındır. Frpnin, satanizme daha yakın görünmesinin tek nedeni kullanılan kavramlardır. Gündelik hayatta kullanmadığımız, daha çok Orta Çağ ve gerisine giden kavramlar üzerine kurulmuş bir oyun tarzı. O dönemleri yaşamadığımız için, o dönemler bizi ilgilendiriyor.

    Belki bundan 500 sene sonra en yaygın oyun türü Â?20.yy da dünyaÂ? yı oynayacağız ama şu anda çoğunluk daha fantastik yaratıklar, fantastik evrenler üzerine ve her halde burada büyücülerin, değişik yaratıkların, iblislerin olması frpnin satanizmle yakın olduğu zannını oluşturuyor.

    Bizde popüler olanın sakıncası yoktur. Mesela bir ara Yüzüklerin Efendisi için bir dönem böyle bir şey çıktı, ondan sonra yapan kişiler yaptıklarının ne büyük hata olduğunu anladılar, ticari açıdan sarsıldılar.

    Fantastik edebiyatın bu konuda faydası olmaya başladı, artık bu kadar sivri kelimeler kullanılmıyor. Çünkü okuyucu kitlesi genişledi. Ne kadar erişkin kitle tarafından okunuyorsa o kadar törpüleniyor düşünceler.

    Frp oynayan oyuncu kitlesinin içinde bunlara meyilli kişiler varsa ve bundan bir şeyler bekliyorlarsa normal frp camiasını, frp oynayan kişileri karalamamak gerekir. TürkiyeÂ?de çok yaygın olan bir davranış şekli var: Nedenleri araştırmak yerine, tek bir hedef bulup ona yönelmek. Çtesini düşünmeyip ilk karşılaştığın hedefe yönelme yargısı ve önyargı çok var.

    Çnyargıları yıkmak için Arka Bahçe Yayıncılık bir şey yapıyor mu?

    Çnyargıları yıkmak zordur. Ancak biz frpyi tanıtarak ön yargıları yıkmaya çalışıyoruz. Bizim ise bunu yapmak için çok kısıtlı imkanlarımız var. Kitaplarımız, çizgi romanlarımız bunu tanıtmak için bir yol.

    Bizim bir misyonumuz var: ne olduğunu anlatma misyonu. 1996 yılında biz daha kitap, oyun yayınlamıyorduk bunları daha yeni getirmeye başlamıştık. Ama bunları tanıtan yazılarımız vardı., daha sonra oyunlar gelmeye başladı. Elimizdeki malzeme arttı ve daha fazla imkan bulduk daha iyi tanındık. O zamanlar yeni kitlelere ulaşmıştık, tanıtabilmiştik. Daha önceden hiç haberi olmamış kitleye ulaştırmıştık frpyi.

    Bu arada çizgi romanlar kısmına az eğiliyoruz ama çoğunlukla kitapları çok destekleyen aynı zamanda fantastik edebiyat kültürünü de desteklemek için zaman zaman pek çok şey yapan bir organ. Biz sadece çizgi romanı yayınlayıp sunmuyoruz, aynı zamanda çeşitli konular hakkında bilgilendirici yazıları da olan bir araç, editör yazıları da yer almaktadır çizgi romanlarda.









    Copyright © FRP World © Fantezi Edebiyat ve FRP sitesi Tm haklar sakldr.

    Yaynlanma:: 2004-02-24 (4273 okuma)

    [ Geri Dön ]
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.34 Saniye