Yazmak Üzerine Notlar -2-
Yazmak, aslında son derece eğlenceli bir iştir…, En azından ben kendi adıma eğleniyorum diyebilirim. Sonuç olarak hikaye – roman türünde yazmak istiyorsanız bunun en zevkli yanı – bence- karakter yaratmaktır. Hikaye kişilerini yaratıp, o kişinin okuyucu üzerinde bıraktığı izlenimi merak ederim hep
Karakterler de önemli den önemsize doğru ayrılırlar ve hepsi yerinde kullanıldığında güzeldir. Bu sıralamayı hocam Prof. Dr. Nurullah Çetin, Roman Çözümleme Yöntemleri kitabında şöyle yapmış…
1. Merkezi Kişi
2. Tip
3. Karakter
4. Yardımcı Kişiler
Bu tipler üzerinde tabii hikaye de bu kadar derinlemesine inilmeyeceğini hepimiz bilmekteyiz. Hikayenizin iyi olabilmesi için Merkezi Kişi ya da baş karakterimizin yönleri iyi oturtulması gerekir. Okuyucunun en azından romanı veya hikayeyi okuduktan sonra o karakteri hatırlayabilecek kadar karakterin iyi yansıtılması gerekir…
Benim kar ve kan adlı hikaye çalışmamdan bir karakter kesiti… Ivan diye tanılan bir adam, ilk başta düzenli ve soğukkanlı olarak tanılıyor. Sonra yavaş yavaş bu adamın gerçek kimliğine iniyoruz. Saplantılı kafasına koyduğunu yapan sabit fikirli acılar çekmiş ve ihanete uğramış, ama kendini düşünebilecek kadar da zeki olduğuna da hikayenin ilerleyen akışlarında görebiliyoruz….
Bir karakterin olaylar karşısında verdiği tepkiler o karakterin okuyucuya iyice sindirilmesini sağlamaktadır mesela. Yani okuyucu bu ne değişik bir adamdır böyle, falan diyerek, karakterin ne yapacağını merak edecektir. En önemlisi okuyucu ilginç ve farklı karakterleri sever…
Bu tip karakterleri nasıl ortaya çıkarabilirim diyorsanız eğer etrafınıza bakmanızı öneririm. Yaşadığınız ortamdaki insanları inceleyen tiplerini davranışlarını arkadaşlarınızı inceleyin, kitaplardaki tiplere, ve dizilerdeki tiplere ve bunların nasıl yansıtıldığına dikkat edelim… Yaşadığınız ortamda size ilham verecek birsürü karakter bulabilirsiniz… Hikaye ve romanın oluşumu hayatın içinden geçer unutmayın…
Yani karakterin belirgin bir noktası baskın olmalıdır. Mesela alaycıdır, ya da çok ciddi ve umursamaz, ya da sert ve melankolik de olabilir. Bunu iyi yansıtabilmek önemlidir. Bunu karakterlerle oluşan diyaloglarda veya davranışlarını betimleme şeklinde aktarılabilir. Bence diyalog bir karakteri açıklayabilecek en iyi şey olduğuna inancım sürmekte. Bunu bir örnekle açıklamak en iyisi sanırım
Greece hafifçe geriye çekildi önce. Sonra Robin’e sertçe saydamsı gözlerle baktıktan sonra arkasını döndü. “Buna izin veremem Dünyanın Umudu, dünya bir dengenin içinde dönmeli. Kimse bunu bozmamalı.”
Robin pelerinini sertçe geriye çekti. “Sen onların bekçisin sahibi değil. Bunu unutma Ölülerin Bekçisi. Bilekliğin hizmetinde yargılandın. Hükmün böyle verildi.”
“Bilekliğin olması başlı başına bir hataydı, bunu biliyorsun. Her ne kadar uzun yaşamış olsan da Dünyanın Umudu, ben senden yaşlıyım ne yazık ki.” dedi Greece yorgunlukla, omuzları çökerek bir taşa oturdu. “Ayrıca ölüler üzerinde hak iddia etseydim şu an bütün dünya benim olurdu ve tarafsızca yönetilirdi.”
“ve bu da senin tarafsızlığını bozmuş olurdu Ölülerin Bekçisi.” diye devam etti Robin
Bu diyalogda gördüğümüz iki adamı ele alalım. Bu diyalog tek taraflıdır, Greece ‘e yönelmiştir, çünkü o bir şey istemekte ve karşısındaki kişi ( Robin ) bunun olmayacağını anlatmaktadır. Greece’in dengeyi tuttuğunu gücün kullanılmamasını, bunu kullanmanın doğanın düzenini bozacağını anlatmaktadır. Diğeri ise bunun anlamsız olacağını düşünmektedir. Çünkü tarafsızlık Robin’e göre oluşması zor bir kavramdır.
Burada gösterilen karakterleri az çok tanıdık. Tabi bir diyalogda karakterin bir yönünü vurgularken bir yandan da öyküye akıcılık kazandırırsınız. İyi yazılmış bir diyalogu okuyucuların her zaman ilgisini çeker ve akılda kalır.
Tiplere önem vermek gerekir, hikayede geçen en ufak bir tipi ilerleyen zamanlarda kullanabileceğiniz bir koz olarak düşünün. Bazen uğraşıp, tasvir ettiğiniz tipler hikayeye yön verebilir hatta, bir ölçütte değiştirebilir. Hatta ve hatta Hikayenin okunmasını bile sağlayabilir. Örneğin bu roman karakterlerim, çok ilgi çekmiştir.
Bir diyolog olarak düşünürsek.
“Ben hikaye anlatmaktan falan anlatmam.” Dedi Braiyn kendisine öyle ters ters bakılmasından bozulmuştu. “Şu soysuz otçu bilir hikaye anlatmasını, kızları öyle tavlar pezevenk.”
“Hikaye anlatmak da, kız tavlamak da bir sanattır. İkisi birlikte olursa işte bu şaheserdir ” dedi March gülümseyerek, barikedosundan çıkan dumanı havaya savururdu. “Bunu senin anlamanı beklemiyorum zaten, Bence sen ağaçlar arasında yaşamalısın hani odunsun ya o bakımdan.”
Braiyn kıpkırmızı bir halde ayağa fırladı. “Seni küçük sarı saman balyası, seni doğduğuna piş-”
Bu eğlenceli bir diyalogtur, tipleri sadece öyküdeki gidişat ya da kurgu yönünde değilde, hayatlarındaki günlük konuşmalarda yazıya aktarılırsa, yukarıdaki gibi hem içten hemde eğlenceli, yani karton değil gerçek karakter yaratmış oluruz…
devam edebilir….