29
Haz

KIRILGAN – 7

   Posted by: catboy   in Frpworld


KIRILGAN

Yazarlar: Damla ENGİN & Gürhan ÖZTÜRK

8. Bölüm

(15 dakika önce)

İki iri yarı adam kadını zorla içeri götürüyorlardı. Kadın artık direnmiyordu, durumu kabullenmiş gibiydi. Patronları ise odasında onları bekliyordu. Kadının cebinden telefonunu çıkartıp patronuna verdi iri yarı adamlardan biri.

“Gören oldu mu?” diye sordu patronu.

“Hayır, efendim.”

“Pekala, şimdi sessiz durun çünkü bir arama yapmam gerekiyor.” dedi patron, özellikle kadına sus işareti yaparak.

Kadın çaresizce bekliyordu. Kadının telefonundan ise iri yarı adamların patronu bir arama yapıyordu.

“Kerem Çoban ile mi görüşüyorum?”

“Siz kimsiniz, neler oluyor?”

“Kız kardeşiniz elimde, Bay Çoban. Eğer dediklerimi yapmazsanız onu öldürürüm. Sizi on beş dakika sonra talimatlar için arayacağız, eğer telefonu açmazsanız…”

Konuşma beklediğinden daha kısa sürmüştü. Kadını getiren adamlarını odadan çıkarttıktan sonra kadına yaklaştı. Kadının sarı saçına nazikçe dokunarak: “Seni incitmediler değil mi?” diye sordu.

“Hayır. Yine de bu gerekli miydi?”

“Gerekliydi, seni kaçırdıklarını sanmalarını bilerek istedim. Kimse gerçekte senin benim sevgilim olduğunu bilmemeli, en azından ağabeyin istediklerimizi yapana kadar Meltem.”

“Sen nasıl istersen, aşkım.” dedi Meltem ve adamın dudağına bir öpücük kondurdu.

“Şimdi umalım da ağabeyin talimatlara uymayı kabul etsin…”

“Merak etme, ağabeyimi tanırım Gürhan. Gereği neyse yapacaktır.”

(Şimdi)

“Arıyorlar.” dedi Kerem.

Damla hafifçe gülümsemeye çalıştı, Kerem’i rahatlatmak için.

“Açsan iyi olur, evlat.” diye belirtti Cem de.

Kerem telefonu açtı ve karşı taraf konuşmaya başlamadan: “Kız kardeşime zarar verirseniz sizi öldürürüm.” diye bağırdı.

“Lütfen şiddetten yana bir tavra hiç gerek yok, Bay Çoban.”

“Sadece ne istediğinizi belirtin.”

Kaza yerine geri dönüyorlardı o sırada. Cem, kamyonetinin arka kapağını açmaya çalışan bir adamı görünce Kerem’in telefon görüşmesini unutmuş bir halde öfkeyle kamyonetinin yanına gitti.

“Kamyonetimden uzaklaş, seni serseri.” diye bağırdı Cem adama.

Adamın gömleğinde bir hastanenin adı yazılıydı, belli ki ambulans şoförüydü. Nazik bir sesle: “Hayvanat bahçesine gecenin bir vaktinde bir yük götürmeniz istendi, değil mi Bay Erken?” diye sordu.

“Evet de bundan sana ne ve bunu nereden biliyorsun?” diye sordu Cem kafası karışmış bir halde.

“Sizinle telefonda konuşan bendim, taşıdığınız yük de bana aitti. Ona ulaşmam için sizi kandırmam gerekiyordu.”

Cem adamın üzerine yürüyerek: “Yani kazayı bilerek mi yaptın?” diye sordu.

“Sizden nazikçe istedim bunu Bay Erken eğer taşıdığınız şeyin bir bomba olduğunu bilseydiniz buraya kadar getirmezdiniz.”

O sırada kız kardeşini kaçıran adam Kerem’e yeni talimatları söylüyordu: “Aranızda bana çalışan bir adam var, Bay Çoban. Çok ciddiyim, eğer dediklerimi yapmazsanız patlatacağı bir bombayı da yanında taşıyor.”

“Ne yapmamı istiyorsunuz?”

“Listeyi okuyun, anlayacaksınız.” dedi adam ve telefonu kapattı.


Alex, telefonu kapattıktan sonra avcunda öyle bir sıkmıştı ki, plastik kabı çıtırdamaya başlamıştı. O sırada ofiste yanında oturan sarışın arkadaşı Iuan, merakla ona baktı.

“Sorun nedir Alex, yine kaçaklar mı?”

Alex dişlerini sıkarak cevap verdi.

“Hayır, eşim…”

“Ne olmuş ona?”

“Bindiği otobüs kaza yapmış. Bir yerlerde mahsur kalmışlar…”

Alex aniden masasından ok gibi fırlayarak, büyük bilgisayarların bulunduğu odaya koştu. Bilgisayarlardan birisine Damla’nın cep telefonu numarasını yazdı. Uydu harekete geçerken sabırsızlıkla masayı yumrukluyordu. Arkasından gelen Iuan biraz da korkuyla Alex’e bakıyordu. Alex söylendi.

“Nerede olduğunu bir öğrensem… Gerisi çok kolay…”

Ama tam sinyaller güneye inerken kaybolmuştu. Bunu anlamayan Alex bir daha denedi, ama sinyal yoktu. Titreyen parmaklarla Damla’nın cebini çevirdi ama kapalıydı.

Masayı öyle bir yumrukladı ki, arkasındaki Iuan, havaya fırladı.

“LANET OLSUUN!” diye kükredi. Ardından montunu alarak ofisten dışarıya fırladı. En erken kalkan uçağa binecekti…

Alex’in çıldırdığını düşünen iş arkadaşlarına neler olup bittiğini anlatan Iuan, hemen peşinden Alex’i takip etmek için yola koyuldu…

Tags:

This entry was posted on Salı, Haziran 29th, 2010 at 11:18 pm and is filed under Frpworld. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

5 comments so far

catboy
 1 

umarım bu bölümü de seversiniz… :)

Haziran 29th, 2010 at 11:20 pm
Illyra
 2 

bence çok güzel bir bölüm :)

Haziran 29th, 2010 at 11:41 pm
Aegron
 3 

Bence de öylede hani süpriz? :D

Haziran 30th, 2010 at 8:15 am
catboy
 4 

şarkıyı dinlemedin mi? :D

Haziran 30th, 2010 at 9:23 am
Lydronk
 5 

Öea… Çok dumur bir bölüm olmuş. Fazlsıyla merak uyandırıcı. Bekliyoruz devamını.

(Böümedik easter eggimsi şeyi bulumuş olabilirim, hiç emin değilim ama… Hm…)

Haziran 30th, 2010 at 11:31 am

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment