KIRILGAN – 2
KIRILGAN
Yazarlar: Damla ENGİN & Gürhan ÖZTÜRK
2. Bölüm
(15 dk önce)
Siyah renkli otomobil karlı yolda ilerlemesini sürdürüyordu. Önünde ağır ilerleyen bir otobüs vardı, otobüsün önünde de bir yük kamyonu vardı ki otobüsün ağır ilerlemesinin nedeni de kamyondu aslında. Telefonu çekmiyordu, en son kız kardeşi ile görüşmüştü ve telefon görüşmesi sinyalin gitmesinden dolayı yarıda kesilmişti. Kız kardeşi hemen endişelenen biriydi, bu yüzden şu dağ yolundan hemen çıkınca kız kardeşine iyi olduğunu bildirmesi gerekecekti.
Arkadan gelen ani bir ambulans sesi bu sessiz gecede kulağa hiç haber vermeden gelen bir sineğin çıkarttığı o sinir bozucu gürültüyü andırıyordu. Ama ambulansın arabaların yanından geçme çabası beklenmedik bir kaza zincirini başlamasına yol açtı. Ambulans otomobilleri ve otobüsü rahatlıkla geçmişti ama uyuşuk kamyon şoförünün ambulansa yol vermemesi kazaya davetiye çıkartmıştı, ambulans tam kamyonu sağdan geçmeye yeltenmişti ki kamyon ambulansa çarpıvermişti.
Siyah renkli otomobil de kaza zincirinin bir parçası olmuştu, ama otomobilin sahibi diğerleri kadar ağır yara almamıştı, aslında bu bir lanet mi şans mı bilemiyordu çünkü sürücü bir doktordu.
(Şimdi)
Genç bir adamın yarasıyla ilgileniyordu. Genç başından yaralanmıştı. Yarası yüzünden korkmuş gibiydi: “Çok mu kötü, yoksa kan kaybından ölecek miyim?”
“Merak etme, yaşayacaksın.” dedi doktor cesaret vermeye çalışarak.
“Peki onlar neydi, cesetlere musallat olanlar, vampir miydiler yoksa?”
“Saçmalama, bir Alacakaranlık belgeseli çekildiğini sanan bir grup aptal olmalılar.”
Güneş daha da yükselmişti. Güneşin yükselmesiyle kazanın neticesi daha da belli olmuştu. 23 araba, buna ambulans, üç otobüs ve kazanın başlamasına neden olan yük kamyonu da dahildi, çarpışmıştı ve ölüler etrafa saçılmıştı.
Doktor küçük kızın peşine düşmeye karar vermişti, ondan başka kimse kızın kaybolduğunu görmemişti. Genç arkasından bağırdı: “Hey, daha ismini bilmiyorum.”
“Adım Kerem.”
“Benim adım da Baran.”
Ama doktor çoktan uzaklaşmıştı ve sisin içerisinde kaybolmuştu, ismini duyduğunu sanmıyordu.
Bu sırada aynı zamanda, çok uzakta bir odada, yaşlı bir kadın televizyonun ekranına bakıyordu. Gözleri kör gibi sütlü bir maviydi. Elinde rengarenk iplikler olan bir çift şişle düz bir örgü işliyordu.
Kadının arkasında duran bir karaltı diğerine fısıldadı: “Sence başardı mı dersin?”
Diğer karaltı tıslayarak cevapladı: “Oyun başladı. Önde gidiyoruz.”
Tags: Kırılgan
6 comments so far
Leave a reply