1
Şub

Büyücü Savaşları – 2

   Posted by: catboy   in Hikaye

“Büyücü Savaşları”nın geçen bölümünde…

Elf kralı Gulthar, iç savaşın çıkmasına engel olması için büyücülerden yardım istemişti, ancak büyücülerin Reven’e gelmesi asi elfleri iyice kızdırmıştı…

“İç savaşın çıkması an meselesi.”

Büyücü heyetinin başında deneyimli büyücü Caster vardı…

“Belki de onlara istediklerini vermelisiniz.”

“Nasıl yani, onların kızıl elflerin yanına mı gitmelerine izin vereyim? Elflerin tarihlerini unuttunuz sanırım. Onlar hain elflerdir, damarlarında hırs ve öfkeden başka bir şey akmaz.”

Elflerin eyleminin uzaması üzerine Caster, artık bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyordu…

“En azından bizim olaya müdahale etmemize izin verin.”

“Ne yapmayı düşünüyorsunuz ki?”

“Büyücü Savaşları” devam ediyor…

2. bölüm “Efla”

Caster eylemci elflerin karşısına çıktığında elfler şaşkınlıklarını gizleyemediler. Elf kralı Gulthar yerine bir insan büyücü mü onlarla ilgilenmeye gelmişti?

“Sanırım yirmi yılda inşa ettiğiniz şu güzelim sarayı taşlamanız pek mantıklı değil.” diye söze başladı Caster.

Asi elflerin lideri öne çıktı: “Sen kim oluyorsun da elf kralı ile halkının arasına giriyorsun?”

Caster, konuşan elfi süzdüğünde onda garip bir şey fark etti. Bir büyü kalkanı ile çeviriydi, Caster ona yoğunlaştığında zihnini okuyamadığını anladı. Karşısındaki elf sıradan bir elften daha fazla büyüye hakimdi, pek de siyasete yönelmiş bir elften beklenmeyecek kadar fazla hem de.

Yüksek elflerde büyücüler, kralın danışmanları olarak atanan bir kaç seçkin elften oluşurdu. Bir de rahip ve rahibelerin bir kısmı lanet kırma ve iyileştirme büyülerinde uzmanlaşmışlardı. Ama karşısında dikilen elf zihin üzerine odaklı büyülerde uzmanlaşmış gibiydi, daha çok karşısındakinin algısıyla oynayan büyülerdi bunlar.

“Elfleri kışkırtan sen misin?” diye sordu Caster.

“Ben sadece gerçekleri dile getirdim, bana inananlar da peşimden geldiler. Siz büyücüler, biz elfleri köle yapmak istiyorsunuz.” diye karşılık verdi elf.

“Bunu burada yaşayan bir elfin demiş olmasını anlarım, ama sen buraya ait değilsin. Doğru tahmin ettim değil mi?”

“Bu ne cüret? Ben bir yüksek elfim, bu topraklarda doğdum.”

Caster gülmeye başladı. Her şey anlaşılmıştı. Elfe bakarak: “Siz kızıl elfleri tanımak çok kolaylaştı iyice, bu öfke ve kibriniz sizi ele veriyor.” dedi.

Etrafındaki elfler bunun üzerine geri çekildi. Ama eylemcilere liderlik eden elf, büyücünün ona “kızıl elf” yakıştırması yapmasından çok rahatsız olmuştu, hatta bunu bir aşağılama olarak gördüğü yüzünden okunuyordu. Caster ise elfin diyeceği lafı bekliyordu.

“Kızıl elf olsam bile, dediklerimin doğrululuğunu etkilemezdi. Ama beni herkes tanır. Benim adım Efla, burada doğdum ve gerekirse burada da öleceğim.” diye karşılık verdi Efla.

“Burada Efla diye biri yaşamış olabilir, ama bu onu öldürüp yerine geçtiğin gerçeğini değiştirmiyor.” dedi sakince Caster.

Efla bu sefer öfkeyle büyücüye baktı ve: “Bu kadarı yeter, buraya niçin geldiğinizi biliyorum.” dedi. Sonra etrafına: “Elf kralına suikast yapmayı planlıyorlar.” diye kışkırttı.

Caster bu söz üzerine kralı yalnız bırakmaması gerektiğini anladı ve saraya girdi. Gulthar, toplantı odasında Caster’ın eylemcileri sakinleştirmesini bekliyordu. Büyücünün aniden geri dönmesine şaşırmıştı.

“Diğer büyücüler nereye kayboldular?” diye sordu Caster, krala.

“Bilmiyorum, peşinizden gittiler bir süre sonra.” diye yanıt verdi Gulthar.

Caster, etrafa baktı ama büyücüler yoktu ortada. Sonra arkasını döndüğünde Gulthar’ın elinde bir bıçakla ona yaklaştığını döndü. Caster: “Napıyorsunuz?” diye bağırsa da geç kalmıştı, kral ilk saldırısını gerçekleştirdi ama Caster son anda geri kaçabildi.

Caster, kralın elindeki bıçağa yoğunlaştı ve bıçak kralın elinden düştü. Caster: “Size ne oldu böyle?” diye bağırdı ve o anda yerdeki kanları fark etti. Büyücü arkadaşlarının öldürüldüğü gerçeğini acı bir şekilde anladı.

O esnada Efla odaya girdi ve: “Bakınız, büyücü bizim kralımıza saldırıyor.” diye bağırdı arkasından saraya giren asi elflere.

Caster, Efla’yı ve odaya giren diğer asi elfleri tek bir bakışıyla geriye savurdu ve kapıyı kapattı. O sırada kral başını tutarak: “Bana ne oldu böyle?” diye sordu Caster’a.

“Keşke ben de yanıtını bilseydim.” diye karşılık verdi Caster. Krala biri bir büyü yapmıştı belli ki, hatta büyücü arkadaşlarını kralın kendisi bile öldürmüş olabilirdi.

Aklında bir sürü soru vardı. Kralın öyle davranmasına nasıl bir büyü neden olmuştu? Bunun eylemci elfler ve onların lideri Efla ile bir ilgisi var mıydı? Peki, diğer büyücü arkadaşları nasıl olmuştu da kendilerini koruyamamışlar ve ölmüşlerdi?

“Reven’den kaçmamız gerekiyor. Yoksa başımız büyük bir belaya girecek. Sizin büyücü dostlarımla benim de elflerle…” dedi kesin bir dille Caster.

2. Bölümün Sonu


Gelecek bölümde…

Efla bir kızıl elf mi?

“Onun peşine düşmem gerekebilir.”

“Bunu yapamazsın, o benim halkımdan biri.”

Büyücüleri, elf kralı mı öldürdü?

“Ben böyle bir şey yapmam.”

“Belki de sizin iradeniz dışında bir şey oldu.”

“Büyücü Savaşları” üçüncü bölümüyle çok yakında…

Tags: ,

This entry was posted on Pazartesi, Şubat 1st, 2010 at 1:05 am and is filed under Hikaye. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

7 comments so far

Efla
 1 

Önce teşekkür etmek lazım tabi benim ismimi kullanmış catboy =)
Doğrusunu söylemek gerekirse insanların ilgisini toplamak için ne yapması gerektiğini iyi biliyor sanırım. İsimleri seçmesi de bu yöntemlerden biri.

Hikaye yeni şekillenmeye başladı. Gayet sürükleyici görünüyor. Daha önce catboy’un öykülerini okuduğum kadarıyla işler hiçbir zaman ilk bakışta göründüğü gibi olmaz. Caster’la ilgili ilk görünüşünün dışında bir süprizle karşılaşmayacağımızı düşünmüyorum yani en azından niyeti bence ilk izlenimimizden çok farklı olamaz ama Efla için aynı şeyi söyleyemem. Bir şeyler çıkacak gibi.

Şubat 1st, 2010 at 1:28 am
Moonwhisper
 2 

Zevkle takip ediyorum(adımın geçeceği bölümü de heyecanla bekliyorum=)).

Şubat 1st, 2010 at 3:54 am
Lydronk
 3 

Hmm… Efla’yı cidden hep böyle hileci, aşağılık, pis karakterler yapıyor Catboy :P Ama hikaye iyi gidiyor. Bölümlerin uzunluğu çok güzel özellikle; hem olay anlatacak kadar uzun, hem de sıkmayacak kadar kısa. Bekleiyoruz bakalım :D

Şubat 1st, 2010 at 2:41 pm
Illyra
 4 

Neirre dünyasını özellikle çok seviyorum, bu yüzden bu hikaye de çok ilgimi çekti. Caster karakterini Son Hazine hikayesinden hatırlıyorum, Safiel’in içindeki büyü gücünü gördüğü bir karkater di, ayrıca rahibe ile abla-kardeş gibiler di. Aradaki yıllarda Caster neler yapmış onu da öğreniriz umarım.

Hikayenin kısa kısa ve hızlı ilerlemesi hoşuma gitti. Ayrıca Lydronk’un yorumuna katılıyorum, Efla’dan ne istiyorsun bilmiyorum artık :-P

Devamını sabırsızlıkla bekliyorum…

Şubat 1st, 2010 at 9:55 pm
Efla
 5 

Gördün mü catboy, beni karalama kampanyan işe yaramıyor insanlar benim hakkımı savunuyor ona göre :D

Şubat 2nd, 2010 at 1:08 pm
Possessed
 6 

Aa, milletin avatarı görünüyor, napıyorsunuz URI’ye mi yazıyorsunuz?

Neyse, ben de yorumumu yapayım;
Öncelikle şu cnbc-e dizilerivari anlatımın çok hoşuma gidiyor, önceden özet vermen ve sonraki bölümden iki üç cümle yazman çok iyi oluyor.
Öykü güzel başladı; yalnız nasıl bir evrendeyiz, öykü nerede geçiyor hiç anlamadım. Betimlemen ve arka plan açıklaman pek yok, bilmeyen kafasında canlandıramıyor (ya da en azından ben canlandıramıyorum). Sadece bir yıl var 1785 diye, sanırım bildiğimiz bir yıl değil…

Şubat 2nd, 2010 at 4:54 pm
Aegron
 7 

Gerçekten çok hoş olmuş kedioğlan.. Devamını bekliyoruz hadi..

Kızıl elf Efla :D Bu hosuma gitti nedense..

Şubat 2nd, 2010 at 9:08 pm

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment